Seçimin Asıl Kaybedeni…

Büşra Aksakbağı Ay

Bir seçimin daha sonuna geldik…

Her yarışta olduğu gibi bu yarışında bir kazananı bir kaybedeni oldu elbet.

Fakat sanılanın aksine bu yarışın kaybedeni kesinlikle Binali Yıldırım değil.

Bu yarışın kaybedeni inanılmaz bir mutasyona uğrayan Ak Parti’dir.

Hatta şunu iddia ediyorum;

Binali Yıldırım kazansaydı, bunu Ak Parti değil; Ak Parti’ye rağmen Binali Yıldırım kazanmış olacaktı.

Durum bu kadar içler acısı…

*

Düşene akıl veren çok olur.

Fakat son dönemlerde her platformda dile getirdiğim için yine gönül rahatlığı ile konuşacağım.

*

MEDYA

Defalarca söyledik tetikçi medyadan kurtulmadan bu iş yürümez. Bunlar dönem gazetecileri bugün sana ağam paşam, yarın öbürüne...

Dinlemediniz, vatandaş ile aranızda ki mesafeyi uçurumlaştırdılar.

SOSYAL MEDYA

Sosyal medya trolleri kudurmuşçasına saldırdı.

Ne idüğü belirsiz kişiler kameralarını açtı halka üst perdeden bağıra çağıra konuşarak yaftaladı, birisi de çıkıp haddini bildirmedi.

Seçimleri ve iç siyaseti Kudüs’le Mekke’nin Fethi ile Uhud ile bir tutup, Ak Parti’ye destek vermeyenlere Mekkeli Müşrikler denildi, milleti kutuplaştırabildikleri kadar kutuplaştırdılar, dokunulmadı.

TERÖR

Karşı tarafı mütemadiyen teröristlerle birlik olmaktan vururken, Teröristbaşı Apo propagandasından medet umuldu. Bunun üzerine söyleyecek bir şey yok.

EKONOMİ

Çarşı Pazar fiyatları tavan yaptı, ülkenin bakanı çıktı dalga geçer gibi mevsiminde tüketin dedi, sen ne işe yarıyorsun denilmedi.Muhalifi, seçmeni tüm vatandaş eski bakanlığından memnun olmadıklarını bas bas bağırırken, damat alındı hazinenin başına geçirildi.

TEŞKİLATLAR

İçlerinde menfaat beklemeden koşturan çok insan var, şahsen tanıdıklarım da var. Sadece kendi menfaati için orada bulunanlar da var. Böyle bir manzara her partinin teşkilatında var. Buraya kadar sorun yok.

Sorun şurada başladı; teşkilatlarda ne kadar menfaatçi var ise baş tacı edildi, menfaatsiz gönül ile koşturanlar göz ardı edildi ve bu giderek arttı işte orada bir şeyler değişti.

Gönülden bağlı olanlar küstürülürken, teşkilatlar tabiri caizse kurtlar sofrasına döndü.

MİLLETVEKİLLERİ

Gerçekten hakkını veren milletvekillerini tenzih ederek büyük bir çoğunluğunu sadece katıldıkları düğünler ile gördük. Yine ayrıcalıklı sınıfın çocuklarının düğünü tabi..

LİYAKAT

Evet, her iktidar kendi yandaşını bir yerlere getiriyor. Bu sadece Ak Parti’nin yaptığı bir şey değildi.

Fakat teşkilatlar İŞKUR misyonunu yüklendi.

İnsanlar işe alınırken liyakat bir kenara itildi, kimin adının verildiğine bakıldı.

Üstlerde bir yakını olmayan gariban halk isyan etmesinden ne etsin?

FETÖ

FETÖ ile mücadele dediniz dershane çaycısını hapse atarken mecliste, bürokraside yer alan FETÖ’cülerin esamesi okunmadı.

Muhalif bir yana kendi seçmeninizden bile en ufak bir eleştiri geldiğinde FETÖ’cü denilerek susturuldu, buna engel olmadınız.

Bu şu sonucu da doğurdu; her ağzını açana FETÖ’cü denildiği için gerçekten FETÖ’cü olanlara FETÖ’cü demenizde bir anlam ifade etmemeye başladı. İçi boşaltıldı..

SURİYELİLER

Suriyelilere yardım etmeliydik. Ettik de.

Fakat bu süreci iyi yönetemediniz.

Suriyelilerin plansız şekilde dağılması ve gittikçe çoğalması ile en ılımlı olanlar bile yükselen ev kiraları, azalan iş imkânları yüzünden isyan etti, oralı olmadınız, bununla nasıl düzeltileceğine dair bir proje ortaya koymadınız.

*

Velhasıl kelam;

Millete rağmen siyaset gözetmenin bedeli İstanbul ve Ankara oldu.

Ak Parti bunlardan bir ders çıkarıp vatandaşın mesajını iyi okursa 2023’ü görebilir.

Yok, bu yozlaşma devam ederse yakın tarihin tozlu sayfalarına mahkûm olur.

*

Turgut Cansever’den bir alıntı yaparak sonlandırıyorum; “Şehri imar ederken nesli ihya etmeyi ihmal ederseniz, ihmal ettiğiniz nesil imar ettiğiniz şehri tahrip eder.”