Şehitlerimizin mekanı bayram olsun

Mevlüt Uğur

Bazı yerlerde arefe günleri ikindi namazından sonra bazı yerlerde ise bayram namazı sonrası öncelikle rahmetle andığımız ölülerimizle ve ölü demediğimiz şehitlerimizle bayramlaşırız. Kültürel olarak önceliği kabirle bayramlaşmak olan milletin bu inceliği muhteşem bir davranış. Bir fatiha ile bir yasin ile … bir dua ile varsa kabir azaplarını bir nebze azaltmak için ve onlarında kabirlerini bayram yerine dönüştürmek için yapılan bu kültürel mirası devam ettirmek gerekiyor. Bu mirası elbette Akif’in güzel dizeleriyle de manaya kavuşturmak ve derinlik katmakta temel gayemiz olmalı.

İnmemiştir Kur’an şunu hakkıyla bilin.

Ne mezarlıkta okunmak ne de fal bakmak için… Akif’’in sözlerinden benim anladığım bizler Kur’anı yalnızca mezarlıkta okuyan ve mana derinliğinden uzak yaşayan bir toplum haline dönüştüğümüzün bir sitemidir. Aksi halde bir duayla ya da dua niyetiyle okunan ayetlere karşı olmak değildir. Yani Kur’an dan ölülerden ziyade dirilerin ders alması, ibret alması, istifade etmesi gerekiyor. Kur’anla tefekkür eden bir mümin olduktan sonra kuranı da dua niyetiyle okumakta problem olmasa gerek…

Bu düşüncelerle birlikte bayram duygularımı paylaşmak istiyorum

Beni bu bayram da en çok etkileyen kabir ziyaretiydi. Özellikle 15 Temmuz da öncesinde ve sonrasında verdiğimiz şehitlerimizdi. Köyümüzden verdiğimiz şehitlerimizdi.

Şehit Emekli Tümgeneral Kazım Öndül, Şehit Er Muharrem Samur ve köyümüzün damadı olan Mardin Derik Kaymakamı Şehit Muhammet Fatih Safitürk’ü ve bu vesileyle dini ve milli bayramlarımızı bizlerin hür ve özgür bir şekilde geçirmesi için yaşamlarını feda eden tüm fedakar şehitlerimizi rahmetle, minnetle anıyoruz. Allah onlardan razı olsun. Mekanları bayram olsun.

Her bayram ellerini öpmeye alıştıkları, harçlık aldıkları, sevgileriyle kucaklandıkları, hürmetle, hasretle, özlemle kavuşmak için bekledikleri kiminin annesi-babası, kimini dayısı-amcası ya da teyzesi-halası, belkide kardeşi-evladı toprağın kara bağrında yatıyordu.

Özlemlerini, duygularına hakim olamayıp kabirlerine sarılarak gidermeye çalışan anne-baba ya da evlatların yürek burkan acılarını görmekti beni en çok etkileyen…

Bu acıları bizlere yaşatan her türlü terörizmin doğrudan destekleyicisi olmasa da direk kurşun sıkmasada …dolaylı olarak darbe ve terör zihniyetini destekleyen pişmanlıkları nedeniyle iç dünyasında yaşadıkları enkazı ortadan kaldırmaya çalışan kişileri hoşgörülü ve olgun tavırlarıyla karşılayan muhteşem ve muhterem milletin ve ümmetin tavrıydı beni en çok etkileyen…

Hatalarından dolayı pişman olanları kucaklayan, hala hata yaptıklarını düşünmeyen insanlar içinse Allah onlara hidayet versin diye dua eden ve tavır alan milletin duruşuydu beni en çok etkileyen…

Destekledikleri zihniyetten pişmanlık duymayan, aklı, kalbi, ruhu sanki mühürlenmiş insanların nasıl bayram yapabildiğine şaşmamaksa mümkün değil. Gerçi hala bazı kavramlar adına (kirlettikleri kavramlar) içerden ve dışardan desteklenerek kimi zaman vurarak, kırarak, kimi zamansa yürüyerek, koşarak yaptıkları eylemlerin sonunda bayram yapacaklarını düşünüyor olmaları da bir o kadar acı… yaptıkları sanki bir cihat da sonunda bayram edeceklerini düşünüyorlar. Kirlenmiş kavramlarla yapılan ancak savaş olur… ve savaşlar her zaman bayramlara gölge düşürür. Rabbim bu insanlara hidayet eyle ve sapkınlıklarından kurtar. Amin.

Azılı insanların, azılı düşünceleri yüzünden acılı bayramlar yaşanıyor.

Bir insan yaşarsa insanlık yaşar.

Bir insan ölürse insanlık ölür.

Bir insan bayram ederse insanlık bayram eder.

Biz yaşayanların dünyasının ve rahmetli olanların ahiretinin bayram yeri gibi olması dileğiyle El Fatiha.