Sivil vesayetçi zihinler

Ömer İnal

45 günlük hükümet kurma sürecinde koalisyon hükümeti ortaya çıkmadığı takdirde Cumhurbaşkanı anayasa gereği seçim kararı alacak… CHP, yaptığı son açıklamayla, böyle bir seçim hükümetinde yer almayacağını açıkladı…

MHP zaten daha önceden seçim hükümeti içinde yer almayacağını açıklamıştı… Geriye Ak Parti ve HDP kalıyor… Bu durum, CHP ve MHP’nin Ak Parti’yi HDP’yle yan yana ve iş birlik içinde gösterme algısı için uğraştıklarını aşikâr ediyor…

Peki, böyle bir durumda Ak Parti de seçim hükümetinde yer almayacağını ilan ederse, hükümet HDP’ye mi kalacak? Bu işler çocuk oyuncağı değil ki, beğenmedim, küstüm oynamıyorum denilsin…

Bahçeli’ye seçim hükümetinde HDP’nin yer alacak olması konusu sorulduğunda cevap olarak ‘’Bu Erdoğan’ın sorunu’’ cevabını veriyor… Kesinlikle Hayır Devlet Bahçeli, bu Erdoğan’ın sorunu değil Türkiye’nin sorunudur…

7 Haziran akşamında erken seçimi telaffuz ettiniz, Ak Parti’yle koalisyona kapılarını kapatıp kendinize ana muhalefet görevi verildiğini söylediniz, ülkedeki kutuplaşmanın giderilmesi için Ak Parti – CHP koalisyonu kurulmalı deyip iki zıt kutubun koalisyonuyla bu terör ortamında ülkenin uzlaşıyla idare edilebileceğine halkı ikna etmek istediniz…

Sizin partiniz, iddia ettiğiniz kutuplaşma ortamının giderilmesinde faydası olmuyorsa bu aynı zamanda partinizin kutuplaşma ortamını devam ettirdiği ve artırdığı anlamına geldiği şeklinde yorumlanabilir… Madem Türkiye’nin kutuplaşma ortamından kurtulması gerekiyor, neden bu amaca hizmet etmeyen partiniz aktif siyaset ile Meclis’te yer alıyor? Ya da neden kutuplaşmayı gidermeyen politikanızda ısrar ediyorsunuz?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın koalisyonun kurulmasını engellediğini iddia ediyorsunuz, Lakin aynı zamanda Ak Parti’ye koalisyon kurmak için, kiminiz 4 kiminiz de 14 şart ileri sürüyor; siz bu yaptıklarınızla koalisyonun kurulmasını zorlaştırıp Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekmeğine yağ sürmüş olmuyor musunuz?

Madem koalisyonun kurulmasını bu kadar çok istiyorsunuz, ‘’Hiçbir şart ileri sürmeden koalisyonun kurulmasını istiyoruz’’ diye açıklama yapın, eğer Ak Parti bu öneriye yanaşmaz ise o zaman hep birlikte Erdoğan ve Ak parti koalisyon istemiyor diyelim…

Lakin Ak Partiye göre kabul edilemeyecek şartlar öne sürüp, sonrada Cumhurbaşkanı koalisyon istemiyor diyerek zekâmızı test etmeyin…

Seçimden birinci çıkmış partiyi, kendinizin bütün şartlarını kabul etmeye zorlamak, koalisyon için bu şartların ‘’Kur’an’a el basarak, göz göze bakarak’’ kabul etmesini dayatmak, demokratik düşünceden ziyade vesayetçi bir düşünceye tekabül etmektedir…

Koalisyonun kapılarını kapattınız, azınlık hükümetine destek vermeyiz dediniz, seçim hükümetine destek vermeyiz dediniz, Erken seçimi de istemeyiz dediniz…

Sıkıyönetim ilan edilsin diye nutuklar attığınız bir ortamda Türkiye’yi çözümsüzlüğe mahkûm etmek ve HDP’nin içinde olduğu bir hükümete zemin hazırlamak siyaset yapmaktan daha çok siyaset mühendisliği yapmaktır…

Tarih, oy hesabı yapanları da, ülkesine hizmet için canla başla çalışanları da kaydedecektir…

Rabbim, devletimize ve milletimize zeval vermesin…

Selametle…