SİYASETİN KONUŞMA VAKTİ

Sedat Dönmez

Önümüzde seçimler var. Uzun süredir Türkiye gündeminde belediye başkan adayları konuşuluyor. Tabii ki Konya gündeminde de. Acaba kim oldu kim olacak derken partiler adaylarını açıkladı. Beklenen adayların yanında sürpriz adaylar da çıkmadı değil. Özellikle Meram için bayan bir adayın açıklanması Konya’da düşünceleri ters yüz etmedi değil. Fatma Toru, Konya’nın siyasi arenasına, siyasal iletişimine farklılık getireceği kesin. Bu anlamda AK Parti farklı bir atılım yaptı diyebiliriz.

Bu süreçten sonra ise projeler, ikna çabaları başlayacak. Siyaset iletişimi seçimlere kadar gündemimizi oluşturacak. Seçmenler adayların reklam mesajlarına bol bol maruz kalacak. Bakalım adaylarımız nasıl iletişim kuracak, vaat verirken ne vaatler verecek ve bunu nasıl söyleyecek. Adaylarımız sanırım seçim kozlarını çoktan oluşturmuş iletişime dökmeye bekliyordur. Ajanslarımız adayları nasıl tanıtacak nasıl iletişim kurduracak ve bu süreci nasıl yönetecek hepimiz izleyip göreceğiz. Yol, alt geçit, park yapma vaatleriyle geçen sönük bir seçim süreci mi olacak yoksa seçmene dokunan, onları harekete geçirebilecek vaatlerin yer aldığı yaratıcı seçim kampanyaları mı göreceğiz bakalım.

Siyaset ürünü rasyonel bir ürün görünse de tamamen duygusal süreçler sonucunda oluşuyor. Siyasetin seçmeni ise artık eski vaatlere kanmayacak kadar bilinçli. Araştırıyor, irdeliyor, eleştiriyor kısacası boş vaatlere karnım tok diyor. Eskiden yol yapma, köprü yapma vaadiyle seçmenlerin ilgisi çekilebiliyordu. Ya da seçmen takım tutar gibi adaya dikkat etmeksizin partiye oy veriyordu. Fakat artık siyasetin ürünleri arasında da diğer ürünlerde olduğu gibi çok fazla fark kalmadı. Ürünler birbirine benzer oldu. Yani artık seçmenler biliyor ki kim seçilirse seçilsin zaten yol yapacak, köprü yapacak, park yapacak. Seçmenler artık bunun üstünde projeler bekliyor, adayın kendisine fayda ve faydalar sunmasını istiyor. Katma değer görmek istiyor. Yani adaylarımızın aday oldukları belediyelere katma değer katacak projeler sunması, seçmeni ikna etmesi gerekiyor. Seçmeni ikna etmek artık daha da zor anlayacağınız. Çünkü seçmen artık rakipleri de değerlendiriyor, adayın kendisini birebir ele alıyor, değerlendiriyor. Rekabetin farkında ve bu rekabetten en kârlı kendisinin çıkması için çabalıyor.

Seçmen kendisiyle ilgilenilmesini isteyen bir kitle. Adaylardan birebir ilgi, birebir iletişim istiyor, geri dönüşler bekliyor. Yani artık her üründe olduğu gibi siyasette de birebir iletişime önem veren, seçmeni seçim sürecine katmayı başaran, etkili bir sinerji oluşturabilen kazanıyor. Sadece kitle iletişimi kurmanız artık sadece sizi ünlü yapar. O da seçim geçene kadar. Seçim geçtikten sonra kimse sizi hatırlamaz bile. Bu nedenle seçmenle daha sıcak iletişim kurmaya, birebir temaslarda bulunmaya önem verilmeli. Çünkü artık seçmeniniz çok nazlı ve ilgi delisi. Benle ilgilenmezsen başkasına giderim diyor. Birebir iletişimde en büyük güç tabi ki sosyal medya. Sosyal medyada var olan, orayı etkin şekilde kullanabilen adaylar çok daha önde. Tabi ki sadece sosyal medya hesabı açmakla kalmamalısınız. Sosyal medyayı genetiğine uygun olarak seçim kampanyanıza adapte ederek kullanmalısınız. Emin olun seçmenleriniz sizi orada görmekten mutlu olacak, size birebir sorular sorarak cevaplar almayı bekleyecektir. Onlarla sürekli etkileşim halinde olmanız için, seçim süreçlerinizi daha etkin yönetebilmek için sosyal medya adaylara biçilmiş kaftan.

Umarız ki Konya’da bol yaratıcılıklarla dolu siyasi kampanyalar, tatlı bir iletişim rekabeti ve bol bol yenilik görürüz. İyi iletişimli bir seçim süreci görmek dileğiyle.