Tahrir ve İslam Âleminin Görüntüsü

Hamdi Bağcı

Dün Mısır’dan gelen haberler hala kaygı vericiydi. Gösterilerde bu yazıyı yazdığım saatlerce ulaşabildiğim bağımsız kaynaklara göre 6 ölü, 400 yakın yaralı vardı.

Olaylar devam edeceğe benziyor. Hatta ne yazık ki olaylar şu halinden çok daha sıkıntılı bir sürece gidecek gibi görünüyor.

Zira Mursi yanlıları da sokağa inmiş durumda. Meydanlarda kontrol edilmeyecek oranda kalabalık var. Ne yazık ki çok daha fazla kan akacak, Mısırın huzuru daha uzun süre sağlanamayacak sizin anlayacağınız.

200 yıldan daha uzun bir süredir bu topraklar ne yazık ki huzurunu kaybetti ve kolay kolay da bulacak gibi görünmüyor.

Evet, hala görünmüyor. “Arap Baharı” diye sevinenler şimdi yaşananlara bakınca herhalde baharın bu bölgeye kolay kolay gelmeyeceğini görmüş oldular.  

Bu süreç ilk başladığı günlerde ben “Arap Baharı”na inanmıyordum, İHH’dan bölgeyi bilen bir dostum beni ikna etmek için saatlerce uğraşmıştı.

İkna olmamıştım ama susmayı tercih etmiştim, zira o kadar keskin bir şekilde Libya merkezinden bakarak “Arap Baharı”na inanıyordu ki ona inanmamam anlıyordum ki benim hakkımda bu arkadaşımızın yanlış yargıya varmasına neden olacaktı.

Şimdi Kaddafi’yi öldürdüler, Hüsnü Mübarek’i zindanlara attılar peki huzur geldi mi? O dönem mi iyiydi, yoksa şimdi mi daha iyi?

Eğer İslam Âleminde bir değişim isteniyorsa öncelikle Suudi Arabistan’ın yönetiminin göbeğini ABD’den kesmekle bu işe başlanmak gerekir… Mümkün mü?

Bugün Türkiye açısından en güvenilir ülke Suudi Arabistan...

Mursiye’de güveniyor Türkiye ama Türkiye’nin güvendiği, yanında gördüğü bir lidere bu topraklarda huzur verirler mi?

Ben bazen Dışişleri Bakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu’nun gerçek ile ideali karıştırdığını düşünüyorum.

Tabiî ki cesaretle bunu ifade etmeliyim; şu bir gerçek ki eğer Sayın Ahmet Davutoğlu bu toprakların gerçeklerini anlıyor ise ve değiştirmeye gücü yetiyorsa Fransa’nın Kaddafiye saldırısını önlemeliydi.

Önleyebildi mi? Bir baktık, biz de Kaddafi düşmanı oluvermişiz.

Şimdi Mursiye yardım etmeye çalışıyoruz, Mısır’da demokrasinin hâkim olacağına inanıyoruz… Şaka gibi…

Demokrasi eğitimli toplumların kavrayabileceği bir yönetim şeklidir. Kendi ülkesinde hiçbir kuralın olmadığı, her an ciddi sızmaların olabileceği, eğitim düzeyi düşük toplumlarda ne yazık ki diktatörlük daha iyi bir yönetim şeklidir.

Bugün Mursi demir yumrukla ya Mısırda huzuru sağlayacak, ya da çok daha fazla kan akacak… Bunun başka bir alternatifi var mı?

Mursi önce ABD ve Avrupa birliğinin jandarması ülkeler ile siyonistlerle, anlaşacak… Onlara gerekli taahhütleri verecek ve sonra da iç dinamiklerini kullanarak kanlı bir şekilde bu ayaklanmaları bastıracak ve Mısır’a huzur gelecek…

Ya da kendi gidecek...

Ve Mısır, Soros gibi ABD’nin uzak ülke kontrolörlerince finanse edilen yıllarca sürecek iç kargaşa yaşayacak… Bütün dinamiklerini bu şekilde yok edip gidecek…

Şunu da ifade edelim, isterseniz bizi anlayın isterseniz anlamayın, Türkiye hala büyük riskler barındırıyor içinde ve hala Türkiye’nin huzurunu istemeyenler aynı Mısır’da olduğu gibi ülkemizi de karıştırmaya çalışıyorlar.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi çok tehlikeli bir şekilde dönüşü olmayan bir noktaya doğru yol alıyor. Türkiye teröristleri öldürmedi, yılanların başları hepsi rahat rahat dolaşıyor. Belki Türkiye’de, belki Diyarbakır’da, belki Konya’da…

E bu şeytanın karayılanları canlı, nasıl olacakta Türkiye barış sürecini neticeye ulaşacak.

Ezcümle, Müslümanlar ne yazık ki hala birlik ve dirliklerini sağlayabilecek güce kuvvete sahip değiller. Müslümanlar hala kendi göbeklerini kendi kesemiyor.

Şunu da ifade edelim, Müslümanlar bu süreçten kurtaracak ülke yinede Türkiye’dir.

Türkiye bugün Orta Asya, Orta Doğu, Afrika, İran, İsrail, ABD, Fransa, Almanya, Rusya, Çin, Hindistan uzmanları yetiştirmelidir.

Bu işler hamasetle olmaz, yıllarca bizim topraklarımızda adamlar arkeolog ayağından binlerce Lavrens’ler ile oyun alanları oluşturdular.

Şimdi ABD, Almanya, Fransa, Hollanda, İtalya, İsrail, Rusya uzmanlarımız ile bu ülkelerde kargaşa çıkarabilirsek Müslümanlar huzura erer ya da büyük bir savaş çıkana kadar Müslümanlar ölür ha ölür, ölümlerde yaşamlar, umutlar kaybolur gider…

Batılıların daha iyi sömürmek için yaptıkları yönetim değişikliklerinden baharlar umarız fakat bilmeyiz ki düşmanın eli tokat olur yüzümüze iner, hiçbir zaman merhametle okşamaz bu toprakların çocuklarını…