Takip edeni takip edelim

Gülşen Yılmaz

Son dönemde yaşanan magazinsel olaylarla birlikte çocuklarımızın da ilgisinin nelere kaydığını daha fazla görmüş olduk. Anne babanın haberinin bile olmadığı çoğu konu hakkında çocuklar ellerindeki telefonlar ve tabletler sayesinde fikir sahibi…

Çocuk görmek istemese bile reklamlar ve çok izlenenler sayesinde gözüne bu haberler sokuluyor.

Aslında amaç yeni neslin gözünde bir şeyleri normalleştirmek…

Bu durum tabi ki kaygı verici…

Ama kim için?

Şimdi anne baba bilmediği bir konu hakkında nasıl kaygılanabilir. Çocuğunun nelerle uğraştığını nelere özenip neleri hedeflediğini görmüyor ki? Çocuk ona ne kadar anlatırsa o kadar farkında sosyal medya ve internetin.

Bunu anne babaya anlatınca verdikleri tepki hep aynı aslında; “Biz eskiden kendi oyuncağımızı kendimiz yapar. Onunla oynardık. Yeni nesil gömülmüş telefona etrafını görmüyor?”

Peki, siz görüyor musunuz?

Siz de çocukların etrafını bile görmedikleri telefonlarda neler yaptığını görmüyorsunuz.

Evet, eskiden size göre her şey çok güzeldi. İnsanlar daha samimi ve içtendi. Kabul ediyorum. Ama ebeveynin de artık bu psikolojiden kurtulup kendisini yeni döneme adapte etmesi gerekiyor. Çünkü siz eskiden şöyleydi eskiden böyleydi derken çocuklarınız için tehlike çanları çalıyor olabilir.

Çocuğunuz en son neyi ‘fav’ladı. Hangi habere hangi eleştiriyi yaptı. Hangi olayı gözünde normalleştirmiş vaziyette bilin!...

İnternet kullanmayı az çok öğrenin. Sosyal medya kullanımına hâkim olun. Hayatı yakalamak için, 21. yüzyılda maalesef istemeseniz de bunları yapabilmeniz gerekiyor.

Çünkü çocuğunuz sizin dilinizden konuşmak istemiyorsa sizin onun dilini çözmeniz gerekiyor.

Onunla ortak noktada buluşup ona eleştiri getirebilmeniz için, onun hayatına dahil olmanız için çocuğunuzun ‘retwetler’ini görmeniz gerekiyor.

Sosyal medya aslında bir köpektir.

Tasmayı tutmayı bilirseniz sizi korur.

Yok, tasmayı tutmayı bilmez, ipi gevşetirseniz döner sizi ısırır.