Tarihi tekerrür

Ömer İnal

Ak Parti, Türk siyasi tarihinde yepyeni bir dönemin sayfasını açmış bulunuyor. Muhalefet partilerinde olan kavgalı gürültülü kongreler yerine kardeşçe, birlik beraberlik içinde gerçekleşen Genel Başkan değişimi, diğer partilerle olan farkını ortaya koyması bakımından büyük bir önem taşıyor.

Aylardır MHP’nin kurultay bilmecesi konuşulurken, CHP’de Kılıçdaroğlu’na karşı devamlı kaynayan bir kazan söz konusu iken, Ak Parti çok kısa bir sürede sancısız bir şekilde Genel Başkan ve Başbakan değişimini gerçekleştirdi. Yani 7 Haziran sonrası Ak Parti’nin en çok kullandığı slogan olan ‘’Onlar konuşur Ak Parti yapar’’ sözü burada da kendini göstermiş oldu.

***

ABD’li Özel Kuvvet Askerlerinin YPG üniformasıyla çekilen görüntüleri, bazı kesimleri şaşırtmış olsa da aslında malumun ilanından başka bir şey değildir yaşanan bu durum. Zira ısrarla PYD’nin terör örgütü olduğunu kabullenmeyip, kendi kurdukları DAEŞ’le mücadele ediyor palavralarıyla dünya kamuoyunda PYD’yi meşrulaştırmak için çabalayan ABD, Suriye’nin kuzeyine PYD eliyle bir terör devleti kurmak için tüm gücünü seferber etmiş durumdadır.

Bu duruma itiraz eden Türkiye’nin bu dik duruşunu kırmak içinde işbirlikçisi PKK ile Güneydoğu’da hendekler kazıp kalkışma başlatmış, Türkiye’yi bu şekilde meşgul ederek Suriye’deki planlarını bir oldu bittiye getirmek istemiştir.

Lakin Türk Silahlı Kuvvetleri, planlanan oyunu bozmuş, teröristleri hendekleri gömmüştür. Askeri anlamda kazanılması en güç olan bir savaşı kazanmış, görünürde PKK’yı, gerçekte ise ABD, Rusya ve İsrail başta olmak üzere bir çok devletle mücadele etmiştir.

Bölgemizin sınırlarını dizayn etmek isteyen bu güçlerin şimdiki hedefleri ise, PYD’yi Fırat’ın batısına geçirerek, Akdeniz’den başlayıp Kuzey Irak’a uzanan bir koridorla Türkiye’nin güneyi kuşatılmak istenmektedir. Bu planlarıyla Türkiye’yi olduğu yere hapsetmek, Güneydeki diğer ülkelerle işbirliği yapmasının önünü kesmek istemektedirler.

Tarih tekerrürden ibarettir. Anadolu’nun işgali sırasında Ermenilere Fransız askeri üniforması giydirerek, insanımızı katlettiren zihniyet şimdide aynı şekilde başka üniformalar giyerek-giydirerek

insanları katledip bölgenin kendi istedikleri gibi şekillenmesini istiyorlar. Lakin şunu bilmeleri gerekir ki, nasıl ki Anadolu’yu istedikleri gibi şekillendiremediler ise, şimdide lanladıkları oyunları tutmayacak, bu topraklardan birer birer kaçıp gideceklerdir.

***

ABD’de açılan Rıza sarraf davasına Türkiye’deki siyasilerin dâhil edilerek, baskı unsuru oluşturulmaya çalışılması, Suriye’de YPG üniformalı ABD askerlerinin görüntülerinin medyaya servis edilmesi tamamen bilinçli yapılan işlemlerdir. Çünkü Türkiye, son günlerde ‘’kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz’’ diyerek Suriye olaylarına daha fazla seyirci kalmayacağını deklare etmiştir.

Avrupa ise, PYD’nin temsilcilik açmasına müsaade ederek, Türkiye’nin karşısında tavır almıştır. Son olarak Almanya’da PYD temsilcilik açmıştır. Bunun yanında 2 Haziran’da Almanya’da Ermeni soykırım yasası görüşülmesi gündemdedir.

Tüm bunlar bize gösteriyor ki, bu yaşananlar Haç ile Hilalin savaşıdır. Yazımızı Cemil Meriç’in sözleriyle son verelim: ‘’Kıyasıya bir savaştı bu, Haç’la Hilal’in, Batı’yla Doğu’nun, İman’la inkar’ın savaşı..’’ Rabbim devletimize zeval vermesin, Milletimizin birlik ve beraberliğini daim eylesin Ordumuzu muzaffer kılsın,

Selametle…