Tehlike geçti mi?

Murat Güçlü

Gelecekte Türk siyasi tarihini inceleyenler için 15 Temmuz, Türkiye’nin yeniden tarih sahnesine dönüşünde önemli bir kırılma anı olarak tarihe geçecektir. Ülke olarak irademize ipotek konulmasının, devletimize pranga takılmasının önüne dimdik dikilerek engel olduk. 15 Temmuz yükselen bir milletin önünde durulmasının mümkün olmadığının görüldüğü anlardan biri olarak kabul edilmektedir.

15 Temmuz kalkışmasını kim planladı, kim uyguladı, kimler destek verdi? Bunu planlayanların asıl hedefi neydi? Türkiye’yi darbe ile yönetilemez bir ülke halinde getirmek miydi? Yoksa idareye el koyup bir süre dünya paylaşımlarına ses çıkaramaz hale mi getirmekti?

Darbenin “bir numarası” kimdi? Henüz bilmiyoruz. İşin ilginç ve garip olan yanı “bir numara”nın kim olduğu hakkında kamuoyunda bir ciddi bir merak, araştırma, tahmin yapılmamakta. Bu bilinçli bir tercih mi yoksa yönlendirme neticesi mi bilmiyorum..

FETÖ ve örgüt başı Fetullah Gülen bir numara olarak kabul edilmekte. Belki bu sebeple kamuoyu darbenin başını arama ve öğrenme ihtiyacı hissetmiyor ancak devletin ve güvenlik/istihbarat birimlerinin bu konuları öğrenmesi elzemdir.

Devletin ve siyasi iktidarın, güvenlikten sorumlu kurumların, darbeyi planlayanları, katılanları, destekleyenleri, haberi olanları, bir numarayı, cunta yapılanmasını, dış destekleri en ince ayrıntısına kadar öğrenmemesi halinde aynı ekibin başka hamlelerine hazır olmak gerekir. Aynı delikten ikinci kez ısırılmak mukadder olmaktadır.

Moody’s tarafından kredi notumuzun düşürülmesi darbe teşebbüsünün veya Türkiye’ye karşı yapılan mücadelenin halen tüm sıcaklığı ve şiddeti ile devam ettiğini göstermektedir. Yakın zaman önce Türkiye ekonomisinin 15 Temmuz etkisini kısa zamanda atlatarak yoluna devam ettiği hususunda övgüler düzülürken, Sayın Cumhurbaşkanı’nın New York’ta yaptığı görüşmelerden hemen sonra kredi notunun düşürülmesi de dikkate değer. Buradan benim anladığım öncelikle görüşmeden karşı tarafın istediği veya beklediği neticeyi alamadığı ve açıkça buna karşı savaş açmaktan çekinmedikleri…

Demek ki tehlike hala geçmemiş. Siyasi darbe başarılı olmazsa ekonomik darbe yaparız deniliyor. Su uyur düşman uyumazmış... Türkiye direnmeye, mücadele etmeye, büyümeye devam edecek. Etmezse sonumuz bugünleri mumla aratır. Ya büyüyeceğiz ya da parçalanıp yok olacağız.