TEMEL HASSASİYETLER

Prof. Dr. Önder Kutlu

Yeni hükümetin en fazla önem verdiği meselelerin başında topluma dönük temel mesajlar verme ve toplumsal değerlerinde ortaya çıkan yozlaşmanın çözülmesi gelecek. Dış politika, ekonomideki sorunlar, göç ve diğer meseleler de tabii ki önemli.

Lakin kanaatimce bütün bu meseleler zaten var olan politika ve anlayış doğrultusunda ele alınacak. Fakat kültür, gençlik, milli eğitim ve aile konularına uzunca süredir başta Cumhurbaşkanı olmak üzere iktidar partisi özel önem atfediyor.

Haksız da sayılmazlar doğrusu. Maddi kalkınma ve adalet kaygılarından sonra sırada artık toplumsal değer ve politikalarımız geliyor. Onlar aslında en temel meselemiz. Aileyi, gençliği, kültürü ve eğitimi daha sağlıklı ve kuşatıcı bir şekilde ele alma zorunluğumuz bulunuyor.

Medyaya yansıyan haberlerden ve olumsuz duyumlardan yola çıkarak söyleyeceğimiz ve ortaya koyacağımız en değerli katkı temellerimiz konusunda olacaktır.

Gençlik maalesef pop kültürünün esiri hale geliyor. Gençler, çocuklarımız ve kardeşlerimiz ellerinde internet ve oyunlar etrafında olup, bitenlerden bihaberler. Sokakta kendi kendine konuşan gençleri görünce, aslında kulaklık vasıtasıyla telefon görüşmesi yaptığını fark ediyorsunuz. Bu sağlıklı bir durum değil.

Eğitim sistemimizde atılmaya çalışılan adımları takdirle karşılamakla birlikte hala çok ciddi eksiklikler bulunduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Eğitim kurumlarında uyuşturucu kullanımı, temel değerlerimizin benimsenememesi ve hibrit bir topluma doğru giden gençlerimiz gene sınıfta kalıyor. Bu manada 4+4+4’ü önemseyenlerdenim.

Okullarımızın eğitim yuvası haline gelmesi için sadece okul yöneticilerine değil, biz velilere de çok büyük sorumluluklar düşüyor. Bunları yıllarca ihmal ettik.

Aile gene çok farklı değil. Her gün medyaya yansıyan olumsuz haberleri, aile facialarını ve aile bölünmelerini gördükçe çok rahatsız oluyoruz. Aile gibi kutsal bir kurumun yıpratılmasının toplumun temellerine dinamit koyma anlamına geldiğini biliyoruz aslında.

Öte yandan, dördüncü bileşen olarak kültürü ele almazsak olmaz. Kültür Bakanımız Yalçın Topçu’yu gene takdirle izliyorum. İyi niyetinden ve iyi politikalarından hiçbir kuşkum yok. Bundan sonraki dönemde Bakanımızın politika ve ilkelerinin uygulanmaya devam etmesi gerektiğini düşünüyorum.

Kültürü muhafazakar partiler çok ihmal ettiler. Kültür denilince hep opera, caz, pop ve tiyatro akla geldi. Sanatçı hep olumsuz manada kullanıldı.

Bütün bu dört başlık Ak Parti hükümetinin belki de en fazla dikkat edeceği, eğileceği alanlar olmak durumunda. Terör, aşırılıklar, hoşgörüsüzlük gibi yozlaşma işaretlerinin ortadan kaldırılmasında bu alanların katkısı aslan payına sahip.

O nedenle bundan sonraki dönemlerde bu alanlarda daha çok proje, daha çok iyi örnek, daha planlı projeler gündeme gelecek.

İhmal ettiğimiz bu alanlar aslında toplum olarak en güçlü olduğumuzu düşündüğümüz alanlar. Bir paradoks yaşıyoruz bugün. En güçlü gördüğümüz için de yıllarca bu alanlara eğilmedik. Artık vaktinin geldiğini düşünüyorum.

Hükümet bu konuda çok ciddi ve netice alıcı adımlar atacak…