Vaduz kalesinde sanki görünmeyen naylon vardı!

İbrahim Doğan

Cikalleshi’nin cezalı duruma düşmesinin ardından, hocanın sezonun hemen başı olması nedeniyle Muhammet’in değil Rahmanovic’in forvette başlamasını bekliyordum. Cikalleshi’ye benzer oyun yapısı, önde baskısı, fiziği nedeniyle Amar’ın o mevkide oynayabileceğini düşünmüştüm. Muhammet’in baskı kuran değil bekleyen yapısı, Vaduz’un zaman zaman rahat çıkmasına neden oldu.

Zymer’in maç başlamadan hastalanması Konyaspor’un şansızlığı oldu. Amilton’u tren istasyonunda hareket edip duran ve ne yaptığını kimsenin bilmediği boş tren mantığı ile oynaması, Konyaspor’a hiç bir fayda sağlamadı. Muhammet gol haricinde takım oyununa destek veremedi. Forvet transfer edildiği takdirde, 3. forveti olması gereken bir oyun sergiledi. Takımını ileriye taşıyabilecek pasları yapamaması, Konyaspor’un oyun anlamında da soğumasına neden oldu.

Adil’in maç boyunca varını yoğunu ortaya koyması, bir hatasıyla gol yenilmesine mani olamadı. Vaduz, oyunu soğutarak kendi istediği gibi maçın sürmesini istedi. Hakem de oyun boyunca maçı soğutarak Vaduz’un ekmeğine yağ sürdü. Kararları ile Mete Kalkavan ile Suat Arslanboğa’yı mumla aratan Litvanyalı hakem, kararları ile adil olmadı. Benzer pozisyonlarda istikrarsız kararlar veren hakem, skorun 1-1 bitmesini sağladı. Konyaspor’un mevcut oyun yapısına önlem almak isteyen Vaduz, kaleye kaleciden başka Dobras diye başka bir oyuncu koyarak 2 kaleci ile oynadı. Bu durum futbolun kuralları gereği el ile temas edilmediği sürece normaldi. Bir ara o kadar çok çizgiden dönen top vardı ki, bir ara görünmeyen naylon çektiklerini falan düşündüm… Muhtemelen Muhammet’in attığı golde de o naylon vardı. Top naylonu esneterek çizgiyi geçti ve geri geldi. Çünkü çizgiden çıkan topların haddi hesabı yoktu…


Gelelim eksiklere…

Konyaspor’un bu takımı kurmuşken bir stoper ve bir forvet almaması hala anlaşılabilir bir durum değil… Artık lig de başlıyor… Ve bu eksiklikler göze çarpıyor… İlhan hocanın “Alınmazsa da sorun olmaz” cümlelerine katılmıyorum. Yönetimin de bu cümleler karşısında rahatlamış bir tavır sergilememesi gerektiğini düşünüyorum…