Ve Konyalı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun Konuşması

Hamdi Bağcı

Birlikte Konya’yız, etkinlikleri çerçevesinde, MÜSİAD Konya, Ticaret Odası, Sanayi Odası, Ticaret Borsası’nın ortaklaşa organize ettikleri, geleneksel, Konyalıların Ankara’daki buluşması, iftar programının bu sene 9.su geçtiğimiz Pazar gün yapılmıştı.

Biz de o gece ile ilgili iki ayrı yazı yazdık ve üçüncü yazımızda da Konyamızın Ağabeyi Dışişleri Bakanımız Ahmet Davutoğlu’nun bu gecede yapmış olduğu konuşmayı yazacağımızı ifade etmiştik.

İnşa Allah bugün o konuşma ile ilgili yazımızı sizinle paylaşacağız.

Tabi burada şunu da ifade etmek istiyorum, bir zamanlar ülkemizde ne yazık ki gazetecilik deyince akla, var olan kötülükleri, yanlışlıkları gündeme taşımak gelirdi.

Öyle değil, öyle olamazda. Avrupa’da nasıl, Amerika’da nasıl bilmiyorum, Uğur Dündar nasıl yaptı, Mehmet Ali Birant nasıl yaptı, Reha Muhtar ne şekilde gazeteci oldu, Ali Kırca nasıl gazetecidir bilmiyorum.

Benim bildiğim şudur, Müslüman’ın hayattaki her şeye, her mesleğe, her var oluşa, her yaratılmışa karşı kendi bakış açısı vardır.

Kuran ve Sünnet ışığında bir bakış açısı oluşturur, kendine güvenir, yanlışa yanlış demeyi bilir ama doğruyu da herif gibi yazar.

Toplumsal faydayı önemser.

Bugün mesela bir Müslüman işadamı ile bir gayrimüslim işadamı bir olabilir mi? Müslüman işadamı kârlılığı düşünür ama insan sömüremez. Zekât vermekle mükelleftir, ne kadar kazanırsa kazansın bilir ki israf haramdır.

Bir Müslüman gazeteci ile gayrimüslim gazeteci de bir olmaz. O sadece haberin izlenmesine, okunmasına bakar, satılmasına bakar, çektiği fotoğrafta Pulitzer alıp almayacağına bakar.

Ama Müslüman bir gazeteci zalimin karşısında durmayı bir kere hayat düsturu yapmıştır. Kötülüğün karşısında olur. Kötülüğü, kötüyü topluma yansıtmaz, insanlığı, iyiliği öne çıkarır.

Bir Müslüman avukat, mesela sadece para kazanmak için, hangi davayı alırsa alsın yalan söyleyemez. Yalan söylediğinde alacağı paranın haram olacağını bilir ve haram paradan yılandan kaçar gibi kaçar.

Onun için de Ankara’daki bu iftar programında da biz güzellikleri gördük, güzellikleri görmeye devam edeceğiz. Eleştirecek alan çok çıkar elbette ama işin özü mesele eleştirmekte değil de adam olabilmekte, eksikleri süzerek Konyamızı iyi şekilde ileriye taşıyabilmektedir.

Neticede bu iftar programı buna hizmet etmiştir. Güzel olmuştur, yemek güzeldi, zaten fazla lükste değildi, ayrıca çok önemli bir otelde kola servisi yapılmadı, bu da önemliydi. Ve gece görkemli olmalıydı ve şatafattan uzak, israftan uzak bu görkem vardı.

O gece Konyamızı ve Konyalıları temsil etti o salon ve en iyi bir şekilde bu başarıldı.  

MÜSİAD Konya Şubemiz, KTO, KSO, KTB Konyamızı birlikte ileri taşıyorlar, bu anlamda böyle prestijli bir gece tertip etmeleri de önemliydi. Konyamızı en iyi şekilde temsil ettiler.

Hepsine teşekkür ediyoruz.

Sayın Ahmet Davutoğlu’nun konuşması da buna mukabil aynı düzeyde önemliydi.

Konuşmalardan önce, Dışişleri Bakanımız Ahmet Davutoğlu ile ilgili kısa bir film gösterildi. Ahmet Davutoğlu’nun mücadelesi, siyaset yolculuğu anlatıldı bu filmde.

Ahmet Davutoğlu aramızdan birisidir, bizim kıymetlimizdir, ağabeyimizdir, hocamızdır. Hakikaten bize bilmediğimiz çok şeyler öğretti. Büyük mücadelemizin dünya çapında nasıl dava haline getirilebileceğini öğretti. Bütün zalimlere ve onların içerideki işbirlikçilerine rağmen nasıl dik durulabileceğini, nasıl yiğit olunabileceğini gösterdi.

Eğilmeden, bükülmeden, yiğitçe helal lokmanın hakkı nasıl verilir bize gösterdi.

Ben bunları önemsiyorum ve diyorum ki; Konyalılar aramızdan birisinin Türkiye’yi yönetmesine hazır mısınız?

Konyalılar olarak Yeni Türkiye’nin omurgasını oluşturuyoruz, bunun hakkını vermemiz gerekiyor, bunun için yapmamız gerekenler var, bunlara hazır mıyız?

Kadim Şehrin Asil İnsanları, Allah’ınızı severseniz şu dönemde aramıza fitneyi almadan, fesatlığı almadan hareket edelim.

Türkiye’nin lideri Recep Tayyip Erdoğan son mitingini Konya’da yapacak, sizce bunun bir anlamı yok mu?

Ahmet Davutoğlu o gecedeki konuşmasında Mogadişu’dan bahsetti, Halep’ten bahsetti, Myanmar’dan bahsetti, Buhara’dan bahsetti.

Sizce bunların bir anlamı yok mu?

"İsrail’in karşısında olmayı sürdüreceğiz, artık Gazze bizimdir ve Gazze’ye yapılan saldırılar bize yapılmış bir saldırıdır” dedi.

Bunun sizce bir anlamı yok mu?

Var ve ben Asil Konyalıların bu geceyi de, bu gecede Ahmet Davutoğlu’nun konuşmasının ne anlama geldiğini de anlayacağını, hatta anladığını biliyorum.  

Türkiye büyük geleceğe yürüyor, Allah’ın izni ile bu millet artık uyandı, artık bu millet dünyayı kurgulayacak, Yeniden Büyük Türkiye kurulacak, Müslümanların birlik beraberlik içinde yeniden dünyayı yapılandıracağı günlere gidiyoruz.

Bunu anlamak en fazla Konyalının görevidir… Zira bu davanın Konya 150 yıldır kesintisiz sancaktarlığını yapmıştır. Asil Konyalılar Allah’ın zaferi yakındır…

Ve Konyalı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, Türkiye’nin Lideri Recep Tayyip Erdoğan’la Türkiye’yi geleceğe hazırlayacak ekibin liderliğini yapacaktır.

İşte o gecenin de, gecedeki konuşmanın da özeti ve özü budur.

Gün bugündür ve Rabbim bu milletin yar ve yardımcısı olsun.

Bu konuya elbette devam edeceğiz.