Yeni nesil LE GE SE

Gülşen Yılmaz
Sınavlar, sınavlar ve yine sınavlar…
 
Şöyle bir geriye bakın. Eğitim hayatına başladığımız andan itibaren hiç soluksuz sınavlarla geldik bugünlere… “Bu sınavda geçsin rahat bir nefes alacağım” dedik durduk…
 
Ama nafile, kandırdık kendimizi…
 
Bu aralar sınav girdabını sorgulamamın sebebi kardeşimin LGS’ye hazırlanıyor olması… Sınav stresinin o soğuk havası evin içinde kol geziyor. Her an kardeşimin motivasyonunu diri tutması için, gardını düşürmemesi için görevli askerler gibi dolaşıyoruz ortalarda…
 
İdealleri olan her LGS çalışan öğrencinin evinde de eminim aynı durum söz konusudur.
 
Tabi biliyorsunuz LGS soruları artık yeni nesil…
 
Nedir bu yeni nesil? MEB diyor ki; “Yeni nesil sorularla artık sadece bilmen yetmez. Soruda geçen konuya hakim olacaksın. Konu hakkında mantık yürüteceksin. Muhakeme yeteneğini de kullanmayı unutmayacaksın.”
 
Geçen sene başlayan bu yeni sisteme dair sorulara ne yalan söyleyeyim hiç bakmamıştım. Ama bu sene kardeşimden dolayı artık tüm derslerin içerikleri ile haşır neşir olduk.
 
Olduk olmasına da çok büyük bir yardımımız dokunamıyor maalesef! Çünkü sorular çok ama çok zor… Sadece sorular değil şıklar bile 3 satıra ulaşacak uzunlukta. Çocuğun bir soruyu kısa sürede çözmesi olanaksız gibi bir şey…
 
Bir sayfayı dolduracak sorular…
 
İyi hoş mantık diyorsunuz, muhakeme diyorsunuz da hangi altyapı ile yapacak bunu bu çocuklar düşündük mü?
 
İnanın kardeşimin bazı denemelerde netleri düşüyor ve ben neden yapamadın diye sormaya utanıyorum. Çünkü soruların zorluğu ile süre doğru orantılı değil. Ve İngilizce sorularına zaman kalmıyor. Bu yeni nesil sorulara öğretmenler bile zor adapte olmuştur diye düşünüyorum.
 
Tamam, bu sistem MEB için büyük bir devrimdir. 3-4 yıla da bu soru sistemi oturur. Yani bu sistemi görerek ortaokula başlayan bir çocuk son sınıfta hazır bir şekilde sınava çalışır. Ama orta birden itibaren eski sistemle gelen bir çocuk bu sene yoğun bir stres altına giriyor. Bu yaşta sınav kaygısı yüzünden antidepresan kullanmaya başlayan çocuklar var.
 
Felaket tellallığı yapmak değil amacım…
 
Sadece en iyiye odaklı bu sınavı direkt empoze etmek yerine yavaş yavaş soruların arasına yedirerek yapmak daha mantıklı olmaz mıydı onu düşünüyorum.
 
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, her fırsatta, sınavlı eğitim sistemine karşı olduğunu ve sınavsız bir eğitim hayal ettiğini söylüyor.
 
Bunun bir ayağı olarak, adrese dayalı okul sistemi hayata geçti. Ama; “Sınavsız girilen okul niteliksizdir” mantığından hareketle herkesin önceliği tabi ki sınav oluyor.
 
Anlayacağınız geçen yıl olduğu gibi bu yıl da meşakkatli bir yıl… Hem velilere hem öğrencilere bu sancılı dönem de sabır diliyorum.
 
Veliler sizi çok iyi anlıyorum. Her ne kadar bu sistem zor olsa da çocuklarınızın en iyi yerlere gelmesini istiyorsunuz. Ama ne olur boğazlarına çökmeyin. Hayatı bu yıl çocuklara yaşanmaz hale getirmeyin. Dönem dönem onlar adına girdiğiniz karamsarlık çukuruna çocuklarınızı da çekmeyin. Bırakın kapasiteleri kadar çalışsınlar. İnanın çocuğunuz iyi bir öğrenciyse her türlü, her şartta başarılı olacaktır zaten. 
 
Ve çocuklar, siz de hayal ederken kaygılarınızı bir kenara koyup özgür olun. Kendinize sınırlar koymayın. Hayal ettiğiniz şeyleri odanızın duvarlarına asın. O hayaller odanızın içinde dans ederken çalışın sınava… Unutmayın, bu evren bir big bang ile yaratıldı. Sizin şu aralar sıkıntılandığınız gibi evrende sıkışıp patladı. Ve harikulade bir yaratılış ortaya çıktı. Siz de ömrünüzün her döneminde sıkıntıya düştüğünüzde sonunun iyiye varacağına inanın.