Yeni tefrikamız; Kosovacılar, Bosnacılar…

Hayrettin Atak

Aslında yok böyle bir şey elbet. Sadece yazacak bir şeyler bulamayınca ateşe körükle gitmeyi seviyorum.

Yoksa her iki tarafta fikren de, zikren de, kalben de tepeden tırnağa aynılar. O yüzden hemen hemen aynı tarihte, hemen hemen aynı mekanda, hemen hemen aynı konseptte birer toplantı yaptıklarını düşünüyorum zaten.  Görüntülerden anladığımız kadarıyla da tek farkları yaşları;  bir tarafta yaşlılar ağırlıktaydı, diğer tarafta gençler…

Bahsetmek istediğim de bundan çok farklı konular.

Her iki grubun toplantıları icra edileli ve biteli neredeyse birer hafta oldu. Toplantıların içeriği hakkında hiçbir ses, soluk, bilgi, belge yok. Konya, Türkiye ve Balkanlar için çok önemli olduğunu düşündüğümüz bu toplantılardan elimizde şu an için herkesin tahmin ettiği gibi sadece sosyal medya paylaşımları var.

Bir sayfalık bir basın açıklaması için hazırlanıyorlardır her iki tarafta muhakkak. Kolay değil elbet bir A4’ü doldurmak.

O koca sayfa dolduktan sonra yapılacak açıklamayı da üç aşağı beş yukarı tahmin ediyoruz. “Çok faydalı birer toplantı oldu. Kardeşlerimizi yakından gördük. Onlar bizi biz onları dinledik. Hala bizi bekliyorlar. Bizi görünce duygulandılar. Gözyaşı dökenler oldu. Neredesiniz diye soranlar oldu. Birlik, Beraberlik, Kardeşlik. Evlad-ı Fatihan. Fatihan-ı Evlat. ” vs. vs…

İşte bu yazıyı da tam bunun için yazıyorum.

Keşke o anları ve o duyguları Konya Kamuoyuyla paylaşabilecek gazeteciler de görebilmiş olsaydı. Bire bir gözlemleyebilseler ve anlatabilseydiler Konya’ya. Bir cemiyetten bir konseyden matematiğinin dışına çıkıp, “Bu toplantıların her bir cümlesinden Konya Kamuoyunun haberdar olması gerekir” diye düşünüp basın camiasından olabildiğince gazeteci götürmek yerine ailecek çoluk çocuk toparlanıp gitmek ne denli mantıklı ve insaflı anlamakta güç. Bir de devletin parasıyla ve imkanlarıyla.

Hadi olmaz ya bunu bir şekilde izah ettiniz, hatta bazı STK’lardan birkaç kişi, bazılarından ‘Hiç’ kişi götürmeyi de izah ettiniz, ama devletin imkanlarıyla gerçekleştirilen bu programda Cumhurbaşkanına her gün hakaret eden bir görüşün temsilcisinin yanı başınızdaki sırada oturmasını nasıl izah edeceksiniz merakla bekliyoruz… Onun yerine en azından oradan basın metni yazıp gönderebilecek bir İletişim öğrencisi olaydı daha hayırlı olurdu diye düşünüyoruz…

                Şunu da bilmekte fayda var; Bu ve diğer gezilere davet ettiğiniz  ‘Gazete Patronları’ o ziyaretlerinizin büyük çoğunluğunu ‘tarihe hiçbir şekilde not olarak da düşemeyeceklerdir’  Bunu da öğrenin artık. 

Konya'da ki tüm gazeteler sizin manşetinizle çıksa fenada olmazdı hani… Konya için de, sizin içinde…

Sadece Konya için değil belki de bütün Türkiye için ilk sayılabilecek bu müthiş ve çok önemli iki organizasyon hakkında ne yazık ki ne Konya’nın, ne Türkiye’nin, ne bizim, ne başkasının, hiçbir fikri yok şu ana kadar…

Balkanlarda birkaç gün geçirmiş insanlar olarak hatırlar mısınız bilmem ama biz buralarda bu tür eylemlere; ‘Kendileri çaldılar, kendileri oynadılar’ diyoruz… Ama demeyeceğim!  

Neyse, nasılsa gerekli açıklamalar en kısa zamanda yapılacak. Sonuç bildirgeleriyle birlikte… Oysa sonuç belli biz içeriği merak ediyoruz. Facebook yadainstagramda gördüklerimiz mekanlar, yeşillikler ve nehirler dışında yeterince bilgilendirmedi çünkü. 

Görüntülerden etkilendik elbet; Uzun bir süre daha gidemem belki ama bir gün pasaportum olursa ilk gideceğim yerlerden biri de oralar olacak artık, o kadar paylaşımdan sonra…

YERLİ OTO’NUN İÇİN KİM KARAR VERECEK?

Bunu tamamen bilmediğimden soruyorum;

Yerli otomobil için kim ve nasıl karar verecek?

Memiş Kütükçü ve Sanayi Odasının büyük çabaları ile bu çabalar sonucu yerel gazetelerin attığı ‘Konya Yerli Otomobil için Hazır’ manşetleri etkili midir mesela bu kararda?

Eğer böyleyse sorun yok. Konya’nın da şansı var? Ama değilse yerli oto’yu şehre kazandırması için uğraşması gereken şehrin diğer dinamikleri nerede? 

Böyle bir dinamik var mıdır? Sorusu daha doğru olacak sanırım.

Yerli Oto’nun Konya’da yapılacağına inanan MemişKütükçü’dün başka biri var mı bu şehirde? Varlarsa nerededirler? Yoklarsa neden yoklar?

Bu fabrikanın Konya’da yapılma ihtimali varsa neden sahada başka hiç kimse yok? Yoksa bu kadar enerji niye boşa harcanıyor?

Bazen bilmemek en iyisi…

Biz de üzerimize düşeni yapalım.

Haberini yapıp, bekleyelim… Umutlanalım…