YETİMİN ÜRKEKLİĞİNİ GÖREMEYENLER!

Salih Köprülü

“Yetim hakkı yiyen yılan zehri içmiş gibidir.”

Atasözü ile başlayalım.

Çünkü atasözleri, anlayan içindeneyim ve tecrübe, anlamayana ise bir kulağından girip beynine varamadan diğer kulaktan çıkan sivrisinek vızıltısı edasındadır.

Selçuklular zamanında da yetim hakkı önemliydi, Osmanlılar zamanında da…

Günümüzde de önemli, bundan sonra da önemli olacak.

Yetim hakkı konusu ince bir konudur. Dikkat etmek gerek.

2014 yılında sokaklarda yaşamını sürdüren bir vatandaşımızla haber yapmıştım.

Elinde bir battaniyesi ve eski küçükyatağıyla parklarda, trafo kenarlarında geceyi geçiriyordu.

Bazı restoranlarda bulaşık yıkayarak da o günkü yemeğini kazanıyordu.

Sokakları, evi kabul etmişti.

Haber yaptıktan sonra, “Yardım ister misin? Kamu kurumlarına yardım için başvurdun mu?” diye sormuştum. Bir anda sinirlenerek, “Ben yetim hakkı yemem.” demişti.

Dediği tartışılabilinir fakat asıl dikkat çekici konu; sokaklarda yaşayan birinin yetim hakkına nasıl önem verdiğini görmek.

Yetim hakkına dikkat ettiği için yardım kabul etmemek…

Şimdi gelelim günümüze, Gazeteci olarak birçok kamu kurumundaki çalışmaları biliyoruz, görüyoruz, duyuyoruz.

Yetim hakkı konusunda, ince eleyip sık dokuyan, memur, amir, müdür var.

Doğru olanı yapıp, yetim hakkına dikkat ediyorlar.

Fakat bu konu bazı müdürün, amirin, memurun umurunda bile olmayabiliyor.

Değil yetim hakkı, koltuğumu kaybetmeyeyim de “dünya yanarsa yansın” mantığını şiar edinenler var. Dışarıdan bakıldığında kendileri çok iyi bir insan. Fakat yaptıklarına baktığımızda tam tersi…

Kimi de olmadık işlere girdiği ve yetim hakkını kepçeyle yuttuğu için koltuğundan olmuştur. Ve yine o koltuğun sahibi olabilmek ve bu uğurda yetim hakkını, devlet hakkını, millet hakkını ve kul hakkını beyinlerinin en ücra köşesinde bile taşımayacak kadar da yaşadıklarından, gördüklerinden ders çıkarma zahmetine girmeyenleri de vardır.

Bu kişilerin sadece ve sadece, “Maaşım zamlanmış mı?” “Devlet bize neden zam vermiyor?”mantığında devlet kurumlarında çalışıyor görünmeleri, hem devlete hem de millete zarardır.

“Devlete sırtımı dayarım, istediğimi yaparım” mantığına hiç girmiyorum bile… Zaten bizim kültürümüzde böyle bir zihniyet tarzı yok.

Devlet kurumlarını koruyalım ve içerisinde yanlış yapanlar varsa da gerekli kurumlara bildirelim.

Çünkü devlet, hepimizin devleti. Aynı milli duygular ile ülkemizde yaşıyoruz.

Allah’ım iyilerin yardımcısı olsun ve kötülere imkân vermesin.

Yetimin ürkekliğini görelim ve yetim hakkını kendi hakkından üstün görerek hayat sürenleri de destekleyelim.