YOKLAMA YAPIYORUZ

Hakan Bahçeci

            Herkes biliyor artık, şunun şurasında iki ay sonra sandık başına gideceğiz milletçe. Gitmeyenler de olacak. Sahi gitmeyenler hangi karara destek vermiş olacak bu durumda? Bu bahsi diğer, kalsın öylece. Sandık, demokratik sistemlerin olmazsa olmazı, seçimler kamuoyu yoklamaları çarkın dönmesini sağlıyor.

            Bir tercih daha yapacak halkımız. Büyük bir kamp oluştu bile, “evetciler, hayırcılar”. Aslında bu seçim değil ne genel seçim ne yerel seçim. Buna rağmen yoğun bir propaganda kampanyası ile karşı karşıya kalacağımız söylenebilir.

            Meydanlar ısınacak, ekranlar şenlenirken kavga gürültü eksik olmayacak, yoğun kulis faaliyetleri, polemikler, atışmalar, sataşmalar derken velhasıl tam bir seçim öncesi sinema filmi…

            Peki, oylanan ya da sunulan ya da sorulan şey ne ola ki? Neye evet, neye hayır diyeceğiz? Neden evet, neden hayır? O kadar çok iddia o kadar çok laf dolaşıyor ki, kendi tercihimizden çok inanıp güvendiğimiz insanların, önderlerin, fikir babalarının işaretine bakmaktan başka çare bulamıyor gibiyiz.

            Sahi, bize sunulan değişiklik teklifi nedir ya da değişecek olan nedir? Değişecek olan bir anayasa metni, ayrıca metnin tamamı değil bir kısmı hatta küçük bir kısmı. Bununla birlikte bu küçük kısım büyük bir sistem değişikliğine yol açacağa benziyor. Yine, değişen anayasa en son asıl metin itibari ile bundan otuz küsur yıl önce askeri bir darbe sonrası yazılmış. Hayır diyenler o anayasaya evet mi demiş olacaklar?

            Bize teklif edilen şeyin öncesini yani hali hazırda olan şeyi biliyor ya da en azından tanıdığımızı sanıyoruz. Sanıyoruz diyorum çünkü aslında sistemin ne olduğu ile ilgili kamuoyunda doğru bir bilgi ve tanıma yok düşüncesindeyim. Bu nereden çıktı derseniz; bir bakın çevrenize, kim neden neye evet dediğini ya da neden neye karşı olduğunu layığı ile izah edebiliyor mu?

            Devletin işleyiş şekli, mekanizmaları, refleksleri ile ilgili sarih ve net bilgilere sahip değiliz anlaşılan. Hoş, buna gerek de var mı? Nitekim ben halkım, halk olarak detaylar yerine, huzuruma, milletin birlik beraberliğine, ülkemin refah ve gelişmişlik seviyesine bakarım. Tarihime, değerlerime, inancıma saygı isterim. Bununla birlikte bu küçük değişikliğin neye tekabül ettiğini bilmek kadar bile bilincim ve gayretim olmamalı mı?

            Dedikoduyu ve lafın güzergahını takip etmeyi çok sevdiğimiz için midir bilmem ama öğrenip araştırmayı sevmediğimiz de gün yüzünde. Şu an ki sistemi kamuoyundan biri yani halktan biri, bu milletin bir ferdi olarak bilip tanımaya çalışsak ve bize sunulan şeyi de akıl ve tarih süzgecinden geçirebilsek çok daha isabetli olmaz mı?