• Haberler
  • Gündem
  • 'Sevgilimin yüzündeki örtüyü kaldırmak için İmam Hatip'e gittim'

'Sevgilimin yüzündeki örtüyü kaldırmak için İmam Hatip'e gittim'

Bursa'da gerçekleştirilen İmam Hatip buluşmasında bu toprakların mayasını muhafaza eden okulların 28 Şubat ve 12 Mart gibi müdahalelere rağmen ayakta kalışı ve bugünlere bıraktığı miras konuşuldu.

'Sevgilimin yüzündeki örtüyü kaldırmak için İmam Hatip'e gittim'
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle 1951 yılında açılan İmam Hatip okullarının ilk mezunlarından Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Süleyman Uludağ; ikinci kuşaktan Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz ve Prof. Dr. Mustafa Kara günümüz İmam Hatip gençleri ile buluştu.

Bursa İpekçilik Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde gerçekleştirilen İmam Hatip buluşmasında bu toprakların mayasını muhafaza eden okulların 28 Şubat ve 12 Mart gibi müdahalelere rağmen ayakta kalışı ve bugünlere bıraktığı miras konuşuldu.

Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Süleyman Uludağ, Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz ve Prof. Dr. Mustafa Kara'nın katılımıyla gerçekleştirilen buluşmada hocalarımız, kendi tecrübelerini genç nesile aktardı.

hayrettinkaraman.jpgİmam Hatip varoluş sebebimin okulu

Prof. Dr. Hayrettin Karaman, İmam Hatip liselerinden önce, ülkenin geri kalmışlığına çare olarak batılılaşmanın dayatılması ile süreli olarak tatil edilen Kur'an kurslarından bahsederken bu durumun İmam Hatip liselerinin açılmasıyla son bulduğunu söylüyor.

Sevgilimin yüzündeki örtüyü kaldırmak için İmam Hatip'e gittim
Prof. Dr. Hayrettin Karaman o günleri şöyle anlattı: Ablalarım kadın hocaya giderken, annem evde yaramazlık yapmayayım diye beni onlara gönderdi, Orada ben dolaşırken hiç bir şey bilmiyordum. İlkokulu bitirdim. Bu beş yıl içinde bir öğretmenden bir defa müspet manada Allah, peygamber lafzınhiç duymadığımı söylemeliyim. Sonrasında bir yıl ortaokula gittim, Orası da öyleydi. Babam demirci olduğu için demirciliği denedim, beğenmedim terzilik yaptım. 16 yaşlarıma geldiğimde bazı yönlendirmelerle bu tarafa döndüm. O dönem Demokrat Parti iktidara gelmişti ya da gelmek üzereydi. Kur'an kursuna gittim. Benim dersimi hocam dinliyor. Dinlerken de bazı ayetleri tercüme ediyor. Bende Kur'an aşkı başlamıştı. Baktım ki sevgilimin yüzünde bir örtü var. Bu hoca ara sıra o örtüyü kaldırıyor. "A benim asıl sevgilim buymuş. Ben de bu nikahı kaldırsam" diyorum. O da "Bu öyle Kur'an okumaya benzemez. Uzun boylu ders okumak lazım" diyor. Yasak olduğu için bana öğretmedi. Ahıska'dan kaçıp gelmiş bir hocaya yolladı. O hocada 1 yıl okudum. Hocamda okurken İmam Hatip açıldığını duydum ve İmam Hatip2e girme macerası başladı. İmam Hatip'e en fazla en fazla 16 yaşında olanlar kaydolabiliyordu. Bizim neslin önemli bir kısmı zaten ortaokul çağı geçtikten sonra İmam Hatip'e girmiştir. Birçoğumuz mahkemeye müracaat edip yaşlarını küçültmüştür. İmam Hatip 1. sınıfta evli çok arkadaş vardı. Ben de lise 1'de evlendim.

imamhatipbulusmasi.jpg

“Türkiye'de din eğitiminde istikrar yok"

Prof. Dr. Süleyman Uludağ, İmam Hatip liselerinin iki kez kırılma dönemi geçirdiğini söylüyor. 12 Mart ve 28 Şubat darbeleri ile yaşanan kırılmanın atlatıldığını söyleyen Uludağ, Türkiye'de din eğitiminde istikrar olmadığına değiniyor. İktidarı ele geçirenlerin eğitimi kendilerine göre ayarladığını vurgularken İmam Hatiplileri toplumdan dışlamaya çalışanların bunu başaramadığını belirtiyor. Bunun sebebini ise İmam hatiplilerin ideal sahibi, fedakâr, feragatkar olmalarına ve bu davaya gönülden bağlanmış olmalarına bağlıyor.

Uludağ, İmam Hatiplerin en itibarlı, en güvenilir, en iyi hizmet adamı yetiştiren müesseseler olma gayreti içinde olması gerektiğini söylüyor. Durup dinlenmeden çalışmanın sonucunda İmam Hatipli başbakan, cumhurbaşkanı, bakan olunduğunu dile getiriyor.

Uludağ'ın açıklamaları şöyle:
"Konya olmadı, Çorum'a gittim

Köy hocasında, 7 yaşında Kur'anı hatmettim. Daha sonra Karabaş tecvidini okudum. Konya'da İmam Hatip açıldığını duydum ama o yıllarda gidip okuyamadım. Çünkü ekonomik maliyetini karşılamayacaktım. Gel zaman git zaman Çorum'da da İmam Hatip açıldığını duydum. Ben 19 yaşıma gelmişim. 16 yaşındaki kardeşim de çobanlık yapıyordu ve askere gitmek istiyordu. Nüfus cüzdanımızı değiştirdik. Böylece 19 yıl Osman olan adımı Süleyman olarak dğeiştirmiş oldum. Geldim Çorum'da kaydımı yaptırdım. 5 sene vakıf yurdunda kaldım. Şimdi hâlâ Amasya'ya gittiğimde akrabalarım bana Osman der.

3-kusak-imam-hatipliler-bulustu.jpg


“Türkiye'ye sosyal bilimci lazım"

Prof. Dr. Mustafa Kara, babasının hocası ve ilçenin müftüsü olan Memiş Efendi'nin dersleri sorması üzerine Kur'an-ı Kerim cevabını verdiğinde ağladığını söylüyor. Türkiye'nin ve dünyanın bir numaralı sosyal bilimcilere ihtiyacı olduğunu ve bu kişilerin imam hatiplilerden çıkması gerektiği söyleyen Kara, asıl hedefe bu şekilde ulaşılabileceğinin altını çiziyor.

“İmam Hatip okullarını halk yapmıştır"

Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz ise, bugüne kadar yapılan imam hatip okullarının yüzde doksanını haklın yaptığını ifade ediyor. Okul­ların idarecileri ve okulu hocalarının inancıyla, te­fekkürüyle, davranışla­rıyla ve ahlakıyla hatta medeniyete ve estetiğe ba­kışıyla yeniden şekil­lendirilmesi gerektiğini söylüyor.

Hocalar seçmece olmamalı diyen Kılavuz, “Hoca­sıyla, öğrencisiyle, sürek­li Allah'ın denetimi ve hıfzı altında olduğunun bilin­cinde olan, bu düşüncey­le hareket eden, bu ahlaki gönül titrekliğinde bir birliktelik arz edebilirsek, bir milyon öğrencinin gerçek İmam Hatipli olacağı kana­atine sahibim ve bu ümit içerisindeyim" diye ekliyor.

Buluşmaya katılan hala İmam Hatip Lisesi'nde okuyan öğrencilerin dile getirdikleri sorun ise, İmam Hatipliliğin sadece isimde kalmış olması. Neslihan Demirci okullarda genel bir ahlak bozulması olduğundan bahsederken bunun sebebini İslam'ın yeterince önemsenmemesi ve yaşanmaması olarak açıklıyor.

Gerçek Hayat

 

Bakmadan Geçme