Şiddetin ilacı öfke kontrolü

Pandemi döneminde insanların manevi terapiye olan ihtiyaçlarının arttığını söyleyen NLP Uzmanı Filiz Akman, 'Hayatın her alanında öfke kontrolü sağlamak hayati önem taşıyor. Bu konuda Peygamber Efendimizin öğüdünü dinlemek lazım. Oturuyorsak kalkmak, ayaktaysak oturmak önemlidir. Öfkemiz bütün bunlarla geçmiyorsa abdest alıp namaz kılabiliriz. Kendimize telkinler verebilir bir kaçış alanı oluşturabiliriz' ifadelerini kullandı.

Şiddetin ilacı öfke kontrolü
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Hayatın her alanında öfke kontrolü sağlamak hayati önem taşıyor. Öfke kontrol sağlama yöntemlerinden bahseden Sosyolog, Psikolog, NLP Uzmanı Filiz Akman, “Pozisyon değişikliği her zaman iyidir. Oturuyorsak kalkmak, ayaktaysak oturmak önemlidir. Öfkemiz bütün bunlarla geçmiyorsa abdest alıp namaz kılabiliriz. Kendimize telkinler verebilir bir kaçış alanı oluşturabiliriz” ifadelerini kullandı.

PANDEMİ DÖNEMİNDEN KİMLER ETKİLENDİ?

Pandemi döneminde insanların manevi terapiye olan ihtiyaçlarının arttığını söyleyen Filiz Akman, “Pandemi dönemi ergenleri ve 50 yaşın üzerindekileri daha çok etkiledi. En çok karşılaştığımız şeylerin başında kaygı geliyordu. Ergen yaş grubu sosyalleşmeden uzaklaştıklarından dolayı sosyal medyanın etkisinde çok fazla kaldılar ve bu çocuklar hem asosyalleştiler hem de aileleriyle çok büyük çatışma içerisine girdiler. Bu arada yanlış yerlere yanlış şekilde kanalize olmaları çocukları psikolojik olarak etkiledi. Sosyal medya doğru kullanılmadığı için özellikle çocukların çok çabuk para kazanmak, medyatik olmak, popüler olmak, çok fazla reyting almak üzerine bir hayat yaşamaya çalıştıklarından dolayı sıkıntılar oluştu. Pandemi döneminde eşlerin birbirleriyle çok fazla zaman geçirmesi evde çatışmaların artmasına sebep oldu. Boşanmalar pandemiyle birlikte çok fazla arttı. Aile içinde en fazla yaşanılan çatışma ilgisizlik, sevgisizlik, anlayışsızlıktır” şeklinde konuştu.

‘KENDİNİZE BAHŞEDİLEN GÜZELLİKLERİ FARK EDİN’

İnsanın doğduğu andan öleceği ana kadar gelişmeye açık bir varlık olduğunu vurgulayan Filiz Akman sözlerine şöyle devam etti: “Allah-u Teâla bize o kadar mükemmel bir şaheser vermiş ki biz onun farkına varamıyoruz. Bize verilen bu sistemi gereği kadar tanımıyor ve gereği gibi kullanmıyoruz. Örneğin son model akıllı telefonu olan biri, o telefonu tuşlu telefon gibi kullanıyor ve anlamakta güçlük çekiyor. Çünkü kullanmasını bilmiyor. Kullanma kılavuzunu okumamış. Bizler de böyleyiz aslında. Allah bizi o kadar güzel yaratmış ki çok güzel bir sistem vermiş. Bu sistemi nasıl kullanmamız gerektiğini hem Kur’an’ı Kerim’de hem de efendimiz s.a.v’in hayatında bize bildirilmiştir. Ama biz kullanma kılavuzunu okumuyoruz. Hal böyle olunca da sistem hata veriyor. İnsan kendisine bahşedilen bütün güzellikleri fark ettiği zaman onun hiçbir kimsenin hunharca ve hoyratça kullanmasına izin vermez.”

siddetin-ilaci-ofke-kontrolu-1.jpg

‘GÜZEL BAKMAMIZ GEREKEN YERİ NEREDE KAYBEDİYORUZ?’

“Güzel bakmamız gereken yeri nerede kaybediyoruz?” diyen Akman sözlerine şöyle devam etti: “Bakmak ve görmek arasındaki çizgi, duymak ve işitmek arasındaki çizgiyi görmek lazım. Biz gözümüzle Koranavirüs’ü göremiyoruz ama böyle bir mikrobun varlığını kabul ediyoruz. Belli desibeldeki sesleri duyabiliyoruz ama kalabalık, gürültülü ortamlarda sesin nereden geldiğini duyamıyoruz. Ama her şeyi duyan gören ve bilen bir yaratıcımız var. Genelde boşa akan suya ve boşa yanan ışığa israf deriz. Aslında aile israf oluyor, çocuklarımız israf oluyor, eşlerin birbirini görememesinden dolayı yuvalar yıkılıyor. Bir şeyi yapmak her zaman zordur ama yıkmak çok kolaydır.Yapımına bu kadar çok emek verdiğimiz bir aile sistemini neden bu kadar kolay yıkmayı seçiyoruz? Bir inşaat yapılırken malzemeden çalınmazsa eğer olası bir depremde o ev yıkılmaz. İşte biz de sevgiyi, şefkati, merhameti, saygıyı bu aile binasının malzemelerinden çalmazsak aile bağları da o kadar sağlam olur. Tabi ki evlilikte yağmur yağacak, kar yağacak, fırtına olacak, bazentusunami bile olacak ama bina sağlamsa bir şekilde hep ayakta kalacak.”

siddetin-ilaci-ofke-kontrolu-2.jpg

‘BEDEN ARACINIZI KONTROL EDİN’

Hayatın birçok alanında insanların birçok şeye tahammül edemediğini belirten Akman, “Geçtiğimiz günlerde bir kişi trafikte öfkesini kontrol edemiyor. ‘Yol verdin vermedin’ kavgasıyla adamı dövüyor. Adam beyin kanaması geçirip ölüyor. Tutuklanan kişiye de 13 yıl hapis cezası veriliyor. ‘İki dakika geç gideceğim’ sinirinden dolayı 13 yılı gidiyor. Yani hayatın bir bölümü yok oldu. Değer mi? İnsanın kendi kontrol mekanizmasını çok iyi oluşturması gerekiyor. Beden aracının neylerde hararet yaptığını, nelerde kızdığını çok iyi tespit etmesi gerekiyor. Eğer trafikte biri bizi sıkıştırdıysa, yol vermediyse bağırmak sinir olmak yerine, bugünün bize hediyeleri nelerdir? Bundan daha iyi nasıl olur? Soru bizi geliştiriyor cevap bizi sınırlandırıyor. İki dakika daha geç gidelim ne olacak ki? Hiçbir şey bizden önemli değil. Hiç gidememektense iki dakika geç gitmeyi seçer miyiz? Efendimiz, ‘Asıl pehlivan güreşte herkesi yenen değildir. Öfkelendiğinde öfkesini yenebilendir.’ diyor.  Dolayısıyla öfkemize nasıl hakim olabileceğimizi keşfetmemiz gerekir” diye konuştu.

SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme