Şifa doğada! Hayat kurtaran tavsiyeler
Konya'da aktarlık yapan Fizyonomi Uzmanı Hatice Keskin, şifanın doğada olduğunu belirtti. Bitkisel ürünlerin birçok hastalığın tedavisinde kullanıldığını belirten Keskin, bireylerin sağlıklı bir yaşantı sürmeleri konusunda da çeşitli uyarılarda ve tavsiyelerde bulundu.
Fizyonomi Uzmanı Hatice Keskin, birçok hastalığın şifasının doğada olduğunu hatırlattı. Hastalıkların başında karaciğerin fonksiyonlarını yerine getirememesinin olduğunu söyleyen Hatice Keskin, "Karaciğer yağlanması; strese bağlı olabilir. Ayrıca yediğine, içtiğine ya da suyu az içmeye bağlı olabilir. Karaciğer yağlanması birçok hastalığa sebebiyet verebiliyor. Egzema , sedef, mantar,kolesterol, kalp ,tansiyon, özellikle siyah nokta ve sivilceler,akneler bunların hepsi karaciğer fonksiyonların zayıflığından dolayı ortaya çıkan hastalıklardır. O yüzden karaciğer fonksiyonlarını hızlandırmak gerekir. Bunun için dengeli su tüketmeliyiz. Yani her 30 kg için 1 litre su gerekir. Örneğin kişi 60 kilogramsa günde 2 litre su tüketmelidir." ifadelerini kullandı.
ALKALİ SU TAVSİYESİ
Tüketilecek suyun alkali olması gerektiğine dikkat çeken Hatice Keskin, "Suyu da alkali tarzında olması lazım. İçeceğiniz suyun içine bir parça kaya tuzu atarak bunu alkali suya çevirebilirsiniz. 80'den fazla minerale sahip olan kaya tuzu bu işi görür. Bu su da vücudu alkalik hale getirir ve aynı zamanda da bu şekilde içtiğimiz zaman su hücrelere kadar ulaşır. Pet şişelerdeki hazır sular hareketli su değildir. Onlar hücrelere ulaşmaz ve durgun sudur. O yüzden hareketli su öneriyorum. Oksijeni fazla olan suları tüketebilirsiniz. " ifadelerini kullandı.

TEMPOLU YÜRÜYÜŞ ÖNEMLİ
Tempolu şekilde yürümenin de karaciğer fonksiyonlarına iyi geleceğini belirten Hatice Keskin, "Tempolu yürüyüş yapamazsak göbek yağlanmasını ve karaciğer yağlanmasını çözemeyiz . Mekik, şınav, koşma gibi hareketler karaciğer yağlanmasını çözmez. Bunu çözen tek hareket tempolu yürümektir. Ayrıca beslenmeye de dikkat edilmesi gerekiyor. Acı , ekşi, turşu, hazır gıda, facefood tazı beslenme ,soğuk yiyip içme , üşütme ,çiğ domates yeme ,alkol ,sigara, gibi ürünler buna sebep olabiliyor." dedi.
OSMANLI TIBBIYLA TEDAVİ
Hatice Keskin, "Bizler Osmanlı tıbbıyla tedaviye başlarız ve bunu tavsiye ederiz. Çünkü batı tıbbında teşhis çok güzel olsa da tedaviler yarım kalabiliyor. O yüzden tedaviyi tamamlayabilmek adına zaten Getat bölümleri açıldı ve bütün hastanelerimizde mevcut. Herkese bu bölümleri tavsiye ederim. Oradaki uzmanlaşmış batı tıppı dalında da destek veren doktorlarla beraber bu işi götürürlerse çok iyi olurlar. Teşhislerini getirenlere tedavi konusunda destek sunuyoruz." şeklinde konuştu.
'BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ NERESİ ZAYIFSA ORADAN VURUR'
Bağışıklık sistemi nerede zayıfsa insanların oradan hastalandığını da kaydeden Hatice Keskin, "Egzema, sedef, mantar, kolestrol, kalp, tansiyon gibi hastalıklara en bariz olarak; enginar, deve dikeni, şahdere bitkisi, karahindiba gibi karaciğer fonksiyonlarına iyi gelen bitkilerin çayları, hapları, suları bulunuyor. Bunlardan birini en az bir yıl tüketmeyi tavsiye ederiz. Çünkü karaciğer gizli gizli 5 senede hastalanan bir organdır. Burası bağışıklık çökmeden vurmuyor. Bu sebeple de tek seferde düzeltemeyiz. En az bir sene istiyoruz. Danışanlarımız da istikrarlı şekilde ilerlerlerse çok faydasını görüyorlar. Bağışıklık sistemi, neresi zayıfsa oradan vurur. O yüzden kişiye göre analiz yapmamızın sebebi de budur." dedi.

'KALP KRİZİNİ ÖNLEMEK İÇİN KAN AKIŞI HIZLANDIRILMALI'
Hatice Keskin, "Kalp damar hastalıkları yine yoğunlukla özellikle şu sıralar korona aşısının yan etkilerinden dolayı kan akışı yavaşladığı için insanlar kalp krizinden dolayı vefat ediyorlar. O yüzden biz korona aşısı olan kişilere önerdiğimiz ürünler bulunuyor. Başta alıç sirkesi, karabaş otu çayı ve sinirli ot çayı bunların başında gelir. Kalp krizini önleyebilmek için kan akışını hızlandırmak lazım. Çünkü kan akışı hızlanmayan insanların damarlarında plaklaşmalar oluşuyor. Bu olunca da damarlar tıkanıyor ve kalbe güçlü bir kan akışı gelmediği için insanlar kriz geçirerek vefat edebiliyor. O yüzden dolayı tavsiyem bu ürünleri kullanmak. " ifadelerini kullandı.
'SAÇ DÖKÜLMESİNİN SEBEBİ DE KARACİĞER'
Saç dökülmesi şikayeti olanlara da tavsiyelerde bulunan Hatice Keskin, "Saç dökülmesinin ana nedenlerinden bir tanesi yine karaciğer fonksiyonlarının zayıflaması kaynaklıdır. İkincisi kan değerleridir. Özellikle B vitamini, demir, magnezyum ve çinko eksikliğinden dolayı saç dökülmeleri olabiliyor. Saç dökülmelerinde hormonlar önemlidir. Örneğin erkeksi hormonlar arttığı için bazı bayanlarda erkek tipi saç dökülmesi olabiliyor. Onu tedavi edebilmek adına önce hormonları hizaya getirmek lazım ki ondan sonra tedaviye cevap verebilsin. Çünkü hormonları düzeltmeden tedaviye başlarsak çıkar ve dökülür. Kişi bunu fark etmez bile. Benim saçlarım çıkmıyor diyebiliriz. Minik minik çıkıp dökülür. Çünkü hormonları düzelmedi." dedi.

BİTKİSEL ÇÖZÜMLER MÜMKÜN
Hatice Keskin, "Genel bitkisel çözüm olarak şu sıralar gençlerin çok yaptığı tarif verebilirim. Bir ölçü biberiye, bir ölçü lavanta, yarım ölçü de karanfili bir litre suda 15 dakika kısık ateşte kaynatıyorlar. Ilımaya bırakıyorlar ve ardından onu saç diplerine yediriyorlar. Bu bitkisel bir çözüm olarak kullanılıyor. Yağ olarak da Hint yağı, Badem yağı gibi 20'den fazla saça iyi gelen yağlar var. Bunu kombin yapıp kirli saça haftada 3 gün uygularlarsa eğer kök hücre ölmediyse saç tekrar çıkar. Düzenli ve istikrarlı olursanız ve kök hücre ölmediyse saçlarınıza yeniden kavuşursunuz." diyerek sözlerini noktaladı.
Bakmadan Geçme