Sigorta poliçesi mağdur ediyor
Teknoloji marketlerinde satılan ürünle birlikte tercihe bağlı olarak sunulan cihaz koruma sigortası poliçeleri, kapsamıyla ilgili yetersiz ve eksik bilgilendirme yapılması nedeniyle tüketicileri mağdur ediyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Başkan Mustafa Dinç, 'Bu tarz ürünlerde sigorta poliçelerinin neredeyse tamamı bir tuzaktır, vatandaşlar bu konuda ön yargılı olmalıdır' dedi.
Türkiye, teknolojiye olan ilginin yüksek olduğu ülkelerden biri konumunda. Birçok tüketici yeni çıkan ürünlerin takibini yaparken, bu ürünlere sahip olmak için de belirli bir bütçe ayırmak zorunda kalıyor. Ancak çoğu zaman satın alma maliyetinin yanına bir de satın alınan ürünü her türlü kaza ve olumsuz duruma karşı güvence altına almak için sigorta masrafı ekleniyor.
Tüketicilerin satın aldıkları hizmet ve ürünler hakkındaki şikayetlerini çevrimiçi olarak ücretsiz bir şekilde kurum ve markalara iletebilmek için kullandığı bir platformda, bu konuyla ilgili neredeyse tüm markalarla ilgili binden fazla şikayet bulunuyor.
‘VATANDAŞ MAĞDUR OLUYOR’
Sigorta poliçelerinden vatandaşın mağdur olduklarını belirten Konya Tüketiciler Birliği Başkanı Mustafa Dinç, “Yüksek meblağda teknolojik ürünleri alırken kasada cihaz bozulursa ya da herhangi bir şey olursa özel bir sigorta poliçesi düzenliyorlar. Yani vatandaş 10-15 bin liralık bir ürün aldıklarında yanında 500 ya da bin liralık sigorta poliçesi alabiliyorlar. Ancak bunların çoğu cihazdan bağımsız olan özel sigorta şirketlerinin sattığı sigortalardır. Sigorta poliçelerinin neredeyse tamamı aslında bir tuzaktır. Size verdikleri taahhüdü geçersiz kılacak birçok madde vardır. Örneğin ürün kırıldığında yenisini vereceklerini söylüyorlar. Ancak daha sonraki maddeleri okuduğunuz zaman bunu geçersiz kılacak bir sürü husus gündeme getiriyorlar. Kişi de aldığı teknolojik ürün kırıldığında ya da suya falan düştüğünde yenisini alacağını düşünüyor. Bu şekilde vatandaşı mağdur etmiş oluyorlar. Çünkü aldıkları fazladan bir para olduğu için vatandaş da o parayı çöpe atmış gibi oluyor. Cihazın normal iade süresi iki yısa bunu beş yıla çıkardıklarını söylüyorlar ama bu garanti süresini de şunlar şunlar hariç diyerek hiç meydana gelmeyecek riskleri sigorta kapsamına alıyorlar. Dolayısıyla bunlardan uzak durmalarını tavsiye ediyoruz. Daha önce de birçok vatandaş şikayette bulundu. Fazladan verdikleri paranın hepsi uçup gitmiş oluyor” diye aktardı.
‘POLİÇEYİ OKUMA ŞANSLARI OLMUYOR’
Sigorta poliçelerinin çok uzun ve çok kafa karıştırıcı olduğunu vurgulayan Dinç, “Vatandaşların zaten poliçeyi okuma şansları olmuyor. Tam kasadayken bir sigorta poliçesinin varlığından bahsediyorlar ve sizin de o anda poliçeyi okumaya şansınız olmuyor. Sigorta poliçileri tek sayfa olmadığı için ve sayfalarca sürdüğü için de okuyamıyorsunuz. Siz kasada ödeme yaparken dur ben bunu okuyum değerlendireyim diyemiyorsunuz.

Oradaki satıcının açıkladığı beyanlara güvenip o poliçeyi de satın alıyorsunuz. 15 bin lira vermişken 500 lira ver cihazı garantiye al şeklinde yaklaşıyorlar. Orada o sigortayı okusanız dahi onu anlamsız bulursunuz. Örneğin siz bununla ilgili bir sene iki sene sonra mağduriyet yaşadınız, hakem heyetine gittiniz. Falan satıcı bunu dedi dediğiniz zaman nasıl ikna edeceksiniz. Bir de sezonluk çalışan bir tezgahtarda birkaç yıl sonra o tezgahtarı orada bulma şansınız yok. Zaten firmayla görüştüğünüz zaman bizim böyle bir şeyimiz yok, poliçede yazanlar geçerlidir deyip başlarından def ediyorlar. Vatandaşın burada tecrübe edilmişi tecrübe etmesine gerek yok. Bu kasada yapılan sigortaların tamamı vatandaşı mağdur eden, sadece vatandaşın parasını almaya yönelik sigortalardır. Bunlardan dolayı gidip telefonunu değiştiren ya da ekranının çatlaklarını gideren biriyle şimdiye kadar tanışmadık”
‘DOLANDIRILACAKLARI APAÇIK BELLİDİR’
Sigorta poliçeleri konusunda vatandaşın ön yargılı davranmaları gerektiğinin altını çizen Dinç sözlerine şöyle devam etti: ”Çünkü vatandaşların sigorta poliçelerini o süreçte değerlendirme imkanları yok. Yüzde 99 burada dolandırılma ve zarar görme ihtimaliniz var. Ön yargılı olun ve kesin reddedin, kasa başında yapılan bir sigortanın size hiçbir faydası yoktur. Burada dolandırılacağı apaçık bellidir. Çünkü kişi belgeyle dolandırıyor. Vatandaş da tüketici hakem heyetine geldiği zaman bizim yapacak çok bir şeyimiz kalmıyor. Vatandaşlar bu tür şeylere karşı ön yargılı olsunlar. Stok fazlası, ihraç fazlası ürün yoktur. Vatandaşlar bu tür şikayetlerle tüketici hakem heyetlerine gittikleri zaman genellikle olumsuz bir sonuç alıyorlar. Ürünler muhafiyet kapsamına alındığı zaman satıcı bunu söylemiyor. Vatandaşların internetten alışveriş yapmaları bile bazen daha güvenilir olabiliyor. Çünkü orada görmeden alışveriş yaptıkları için koşulsuz cayma hakları bulunuyor. Ancak siz bir mağazaya gittiğinizde ürünü görerek satın aldığınız için, geri iade edemiyorsunuz ve bir hak talep edemiyorsunuz. Ancak bir hak ortaya çıkarsa ve bu kusurda satıcı firmadan kaynaklanıyorsa o zaman bir hak iddia edebiliyorsunuz. O nedenle bu tür hususlarda genelde mağdur oluyorlar.”
‘İSPAT ETMELERİ ÇOK ZOR’
Sigorta poliçesi aldıklarında taahhüt ettikleri şeyi ispat edebilmelerinin çok zor olduğunu ifade eden Dinç, “Vatandaşın bir hak iddia edebilmesi için tezgahtarın evet ben böyle bir şey söyledim demesi gerekiyor. Ancak o süreçte tezgahtarı bulmak da kolay olmuyor. İşten de ayrılmış olabiliyor. Bunu ispat etmemiz çok zor olduğu için hiç riske girmeden ön yargılı davranıp kasa başında satılmaya çalışılan bu tip ürünlerden vazgeçilmesi lazım” diyerek sözlerini tamamladı.
• SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ