• Haberler
  • Türkiye
  • 'Sivil Toplum Diyaloğu Hibe Programları' bilgilendirme toplantısı

'Sivil Toplum Diyaloğu Hibe Programları' bilgilendirme toplantısı

'Sivil Toplum Diyaloğu Hibe Programları' bilgilendirme toplantısı

'Sivil Toplum Diyaloğu Hibe Programları' bilgilendirme toplantısı
TAKİP ET Google News ile Takip Et

AB Bakanı ve Başmüzakereci Bozkır:
- "İnşallah iki sene içinde tüm fasılları sadece açmak değil, kapatmış da olacağız. Belki AB bazılarını hiç açmamış olabilir ama önemli olan fasıl açmak değil. Fasıllar neticede hükümetler arası konferansla açılır. Bu bir seremoniden ibarettir ama onun gereğini yerine getirmek önemlidir. Türkiye de bunu 8 senedir yapmıştır"
- "Eğer bu 8 senenin çalışmasını yapmamış olsaydık, belki 5 sene bu fasılları açmak için çalışmamız gerekecekti ama bugün öyle bir noktadayız ki her faslı 2 ay için açabilecek konumdayız"

İSTANBUL (AA) - Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, "İnşallah iki sene içinde tüm fasılları sadece açmak değil, kapatmış da olacağız. Belki AB bazılarını hiç açmamış olabilir ama önemli olan fasıl açmak değil. Fasıllar neticede hükümetler arası konferansla açılır. Bu bir seremoniden ibarettir ama onun gereğini yerine getirmek önemlidir. Türkiye de bunu 8 senedir yapmıştır" dedi.

AB Bakanlığı tarafından Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları ile AB üyesi ülkelerdeki muadilleri arasında işbirliği ve diyaloğun güçlendirilmesi amacıyla yürütülen "Sivil Toplum Diyaloğu Programı"nın 2015 yılı teklif çağrılarına ilişkin bilgilendirme toplantısı İstanbul Point Barbaros Otel'de gerçekleştirildi.

Bakan Bozkır, toplantıda, AB sürecinin en önemli boyutlarından birinin sivil toplum diyaloğu olduğunu söyledi.

AB ile ilgili 2023 yılına kadar neler yapılacağına dair stratejiyi belirlediklerini ve bunun en önemli ayaklarından birini sivil toplum ve sivil toplum diyaloğunun teşkil ettiğini belirten Bozkır, Türkiye'de cumhuriyet tarihinin en büyük sivil toplum kuruluşu sayısına ulaşıldığını vurguladı.

Türkiye'de, 104 bin sivil toplum kuruluşu bulunduğunu hatırlatan Bozkır, demokrasinin gelişmesiyle, sivil toplumun mevcudiyetinin, birbiriyle bağlantılı olduğunu ifade etti.

AB Bakanlığı olarak Sivil Toplum Diyaloğu Toplantıları'na önem verdiklerini dile getiren Bozkır, bu çerçevede bir çok ilde "sivil toplum buluşmaları" gerçekleştirdiklerini belirtti.

 

- "AB konusunda Türkiye'deki imaj da oldukça zedelenmiş"

 

Bozkır, sivil toplum diyaloğu çerçevesinde iki hususun önem arz ettiğini söyledi. Bozkır, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Birincisi, Türkiye'nin batı dünyasında ve AB'deki imajının, bazı haksız algı operasyonları sonucu bozulmuş olduğunu hepiniz biliyorsunuz. Tabiatıyla algılarla olguları bir araya getirmek için her Türk vatandaşının çaba sarf etmesi gerekiyor. Esas sonuç verecek olan, Türk toplumunun Türkiye Cumhuriyeti'nin her yerinde bir şekilde ülkesine hizmet etmek için projeler üreten, Türkiye'yi gerçekten yaşayan sivil toplum kuruluşlarının Avrupalı karşıtlarıyla gördüklerini gerçek olarak paylaşmaları ve yanlış algıların bir şekilde yerini olgulara terk etmesini sağlamalarıdır."

Bozkır, AB konusunda Türkiye'deki imajın da oldukça zedelendiğini vurguladı.

"AB'ye sanki Türkiye'nin hiç ihtiyacı yokmuş, AB batıyor Türkiye çok büyük emeklerle elde ettiği kazanımlarını AB'yi kurtarmak için mi harcayacak" gibi zaman zaman duyulan yanlış algılar bulunduğunu aktaran Bozkır, şöyle devam etti:

"Oysa ki resim hiç o şekilde değil. Tamamen karşılıklı çıkarlara dayanan ve bu çıkarlar devam ettiği sürece yürüyecek olan bir ilişkidir. Türkiye'nin AB sürecinde, AB üyeliğinde çok büyük yararları vardır. Bugün eğer Türkiye Cumhuriyeti demokratik, ekonomik alanlarda ve sosyal yaşamın her alanında önemli mesafe kaydedebildiyse bunda AB sürecinin çok büyük etkisi olmuştur. "

Türkiye'de son 10 yılda yaklaşık 2 bin yasanın çıkarıldığını belirten Bakan Bozkır, bu yasaların yaşamı değiştiren nitelikte olduğunu söyledi.

 

- "Türkiye'nin standartları yükseldi"

 

Bakan Bozkır, 33 faslın hepsinin kapsadığı alanlar itibarıyla Türkiye'nin standartlarının yükseldiğini, insanların hak ettikleri seviyeye ulaştığını, ekonomik büyümeyle yaşam standardının artmasının, eğitim kalitesinin artmasına, Türk insanının sağlığına daha çok önem vermesine de yol açtığını dile getirdi.

Türkiye'de AB süreciyle aslında belki "fasıl açılmıyor, süreç tıkandı" gibi bir kanaatin de olabileceğini ifade eden Bozkır, şöyle konuştu:

"8 senedir siyasi nedenlerle süreç daha ilk tıkandığı günden itibaren, bu süreci Türkiye'de kendi kararımızla yürütüyoruz. Bu 8 yıllık çalışmalarımız sayesinde biz bugün 28 fasıl açmış ve 14 faslı da kapatmış vaziyetteyiz. İnşallah iki sene içinde tüm fasılları sadece açmak değil, kapatmış da olacağız. Belki AB bazılarını hiç açmamış olabilir ama önemli olan fasıl açmak değil. Fasıllar neticede hükümetler arası konferansla açılır. Bu bir seremoniden ibarettir ama onun gereğini yerine getirmek önemlidir. Türkiye de bunu 8 senedir yapmıştır. Bu ne anlama gelmiştir? Bir defa bize belki de kaybettirilmek istenen zamanı biz kaybetmedik.  Bugün siyasi eğer nedenler ortadan kalkarsa ki aşağı yukarı 15 fasıl Kıbrıs sorunu nedeniyle bloke edilmiş vaziyettedir. Kıbrıs'ta da çok önemli olumlu gelişmeler cereyan etmektedir. 'Kıbrıs sorunu çözülürse, belki de 10 faslı açabiliriz' diye AB karşımıza çıkacaktır. Eğer bu 8 senenin çalışmasını yapmamış olsaydık, belki 5 sene bu fasılları açmak için çalışmamız gerekecekti ama bugün öyle bir noktadayız ki her faslı 2 ay için açabilecek konumdayız. Hatta torbaya açılmayan fasılların numaralarını koyup, tombala gidip çekip, sadece numarasını söyleyin, açıp açamayacağımızı da o zaman ispat etmek mümkündür. "

Bakan Bozkır, sürecin devamı ve sonunda üyeliğin çok önemli olduğunu, bu sürecin Türkiye'ye kazanımlar sağladığını belirterek, AB'den 4,7 milyar avroluk hibe alındığını, 4,5 milyar avroluk yeni bir paketin daha 2020 yılına kadar kullanılacağını söyledi. 

Erasmus Projesi kapsamında bugüne kadar 600 milyon avro kaynağın kullanıldığını, 400 bin kişinin bu projeden yararlandığını ve bu katılımcıların 300 bininin yurt dışında çeşitli şekillerde eğitim gördüğünü anlatan Bozkır, 2020 yılına kadar 800 milyon avro yeni bir kaynağın daha olduğunu 500 bin kişinin de bu kaynaktan yararlanacağını kaydetti. 

Bozkır, ayrıca 2020 yılına kadar da sadece sivil toplum için harcanacak 180 milyon avroluk kaynağın bulunduğunu, bu kaynağın insan hakları, engelli hakları, kadın hakları gibi alanlarda üretilecek projelerde kullanılacağını belirtti.

 

- Hibe programlarına ilişkin bilgi verildi

 

Sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler, üniversiteler ve meslek kuruluşlarının temsilcilerinin katıldığı toplantıda daha sonra hibe programları ve proje hazırlık süreçleriyle ilgili bilgi verildi. 

AB Bakanlığı 2015 yılı başında yayımladığı 9 farklı hibe programıyla sivil toplum kuruluşlarının projelerine 11 milyon avro destek sağlayacak. AB müzakere sürecinin önemli öncelik alanları arasında olan çevre, enerji, tüketicinin ve sağlığın korunması, adalet, özgürlük ve güvenlik, iş kurma hakkı ve hizmet sunumu serbestisi, bölgesel politika ve yapısal araçların koordinasyonu, işletme ve sanayi politikası, tarım ve balıkçılık, eğitim başlıklarında geliştirilecek projelere sağlanacak destekle Türkiye ve AB üyesi ülkelerdeki sivil toplum kuruluşları arasında kalıcı diyalog ve işbirliği temin edilmesi hedefleniyor. 

Katılım öncesi AB Mali Yardım Aracı kapsamında finanse edilen Sivil Toplum Diyaloğu hibe programları kapsamında sivil toplum kuruluşlarına proje başına en fazla 150 bin avro destek sağlanacak. 

Projeler için başvurular, program konusuna göre mayıs ayı sonunda ve haziran ayı başında sona erecek.

Bakmadan Geçme