'Soma faciasında gerçek nedenin bulunmasını istiyoruz'
Soma'daki maden faciasına ilişkin 8'i tutuklu 45 sanığın yargılandığı davanın sanıklarından şirketin genel müdürü Doğru, 'Ülkemizde bir daha böyle büyük facianın yaşanmaması için gerçek nedenin bulunmasını istiyoruz' dedi.
Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde, Soma'daki maden faciasına ilişkin 8'i tutuklu 45 sanığın yargılandığı davanın üçüncü oturumunun öğleden sonraki bölümünde sanık ifadelerinin alınmasına devam edildi.
Davanın 2 numaralı sanığı şirketin genel müdürü Ramazan Doğru, duruşmadaki savunmasında, SomaKömürleri AŞ'nin 6 maden ocağından sorumlu olduğunu belirterek, faciadan duyduğu üzüntüyü dile getirdi.
Doğru'nun, kazada ölenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dilemesi üzerine, madenci yakınlarından "Dileme, taş basıyoruz taş" sesi yükseldi.
Görevinin, ocaklarla ilgili problemleri işletme müdürlerinden öğrenip yönetim kuruluna ilettiğini anlatan Doğru, iş veren vekilliği görevinin ise protokol düzeyinde olduğunu ileri sürdü.
Doğru, 13 Mayıs'ta Işıklar Ocağı'nda bulunduğu sırada, bir çalışanın, Eynez ocağından yoğun duman çıktığı, tahlisiye ekiplerinin içeri girdiğini bildirdiğini dile getirerek, bunun üzerine, 10-15 dakika içinde ocağa ulaştığını, çevre işletmelerden tahliye ekipleri göndermeleri çağrısında bulunduğunu anlattı.
Yangının kontrol edilemeyeceğinin anlaşılmasının ardından, havalandırmayı ters çevirip içeri temiz hava bastıklarını ifade eden Doğru, "Gaz maskesi takıp sivil kıyafetlerimle ocağa girdim. 45 dakika gittikten sonra çalışan madencileri bulabileceğimizi düşündüğüm yerde, sadece 5 madenci bulduk. 2 kişi daha varmış ama uyarılara rağmen ocak çıkışına doğru gidip 20-25 metre sonra düşmüşler" diye konuştu.
Ramazan Doğru, tutuklandıktan sonra yangının ilk çıktığı yerde çalışan 35-40 kişinin ifadelerini işletme müdürü Akın Çelik ile defalarca okuduğuna değinerek, şöyle devam etti:
"Sürekli tartışıp kafa yorduk ama yangının nasıl olduğunu hala bilmiyoruz. 11 aydır kazanın nasıl olduğuna dair fikrimiz yok, araştırılmasını istiyoruz. Ülkemizde bir daha böyle büyük facianın yaşanmaması için gerçek nedenin bulunmasını istiyoruz. Duayen kişiler bir araya gelip gerçek nedeni bulmalı. Soma havzasında, hala 500 milyon ton kömür var. Bunların mutlaka ülke ekonomisi için çıkartılması gerekiyor."
Bilirkişi, TBMM Meclis Araştırma Komisyonu ve çalışma müfettişlerinin raporlarını okuduklarını belirten Doğru, üç raporun birbiriyle çelişen kısımları bulunduğunu savundu.
"Kaybettiğimiz arkadaşlarımız şehit, dışarıda kalanlar sanık oldu"
Soma'da, 25 yıllık meslek hayatının 24'ünün geçtiğine dikkati çeken Doğru'nun, "Çalışanların çoğunun babasıyla birlikte çalıştık. Hepsi, çalışma arkadaşımdır. 13 Mayıs'a kadar madencilik konusunda Soma'da kariyerim olduğunu düşünüyordum ama bu yerle bir oldu" ifadeleri, salondakilerin yoğun tepkisini çekti.
Mahkeme başkanı Aytaç Ballı'nın salondakileri uyarıp sakinleştirmesinin ardından Doğru, sözlerine şöyle devam etti:
"Tepkide haklılar. Biz de üzgünüz. Bu işi yaparız. 50'le yakın mühendis çalışıyordu, bir kısmını kaybettik. Bunlar arasında iş güvenliği baş mühendisi Mehmet Efe, suçladığınız insan, arkadaşlarını kurtarmak uğruna kendini feda etti. Kaybettiğimiz arkadaşlarımız şehit, dışarıda kalanlar sanık oldu. Bu, madenmühendisliğinin kaderinde olan bir olay.
Sanıklar hakkında istenilen cezalar
Davada, tutuklu 8 sanık "olası kastla öldürme" suçundan 301 kez 20 yıldan 25 yıla, "neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama" suçundan da 162 kez 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istemiyle yargılanıyor.
Tutuksuz 37 sanıktan 12'sinin "taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmalarının istendiği davada, 25 tutuksuz sanık ise bu suçları "bilinçli taksirle" işledikleri gerekçesiyle aynı aralıktaki ceza süresinin, üçte birden yarısına kadar artırılarak uygulanması talep ediliyor.
Bakmadan Geçme