Sosyal medyada her şey kayıt altında!
Kirli bilginin kaynağı sosyal medyada her şey kayıt altına alınıyor. Paylaşım silinse bile kayıtlardan silinmiyor. Bu kapsamda sosyal medyayı doğru kullanmanın önemli olduğu söyleniyor. Kontrolsüz paylaşımlar, birçok sorunu da beraberinde getiriyor.
İnsanlar sosyal medyayı sınırsız bir özgürlük alanı olarak görüyor. Bunun sonucunda ise neredeyse akla gelen her şey paylaşılıyor. Devlet dairelerinde bile birçok paylaşımlar yapıldığı görülüyor. Bilgiler bir denetim süzgecinden geçirilmeden kontrolsüzce paylaşılıyor. Hatta terör örgütlerinin bu mecrayı bir izleme ve değerlendirme alanı olarak kullandığı bile söyleniyor. Bu çerçevede vatandaşların sosyal medyayı kullanmasının önemli olduğu vurgulanıyor. Konu hakkında Yeni Haber’e bilgiler aktaran Konya Bilişim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öztürk, sosyal medyada kontrolsüzce paylaşılan bilgilerin zararlı olduğunu söyledi.
TELEFON VE MAİL ADRESİNE DİKKAT
Öztürk, “Vatandaşların, sosyal medya ortamında paylaşılması gerekilen bilgilerin dışında fazla bilgi paylaşmaması yararlarına olur. Ad-soyad-öğrenim durumu gibi bilgiler paylaşılmasında sorun yok. Fakat telefon, mail adresi, kimlik numarası kesinlikle paylaşılmamalıdır. Sosyal medya ortamı insanlar tarafından sınırsız bir özgürlük alanı olarak görülüyor. Yüz yüze ifade edilemeyen birçok konu, sosyal medyada rahatlıkla yazılabileceği düşünülüyor. Sosyal medyada paylaşılan her şey kayıt altındadır. Yani bir paylaşım silinse bile kayıt altında olma durumu devam eder. Kontrolsüz şekilde paylaşım yapmak yanlıştır. Artık firmalar bile tanıtımlarını sosyal medya üzerinden yapıyor. Sosyal medya doğru kullanıldığı sürece bir sorun yaşanmaz. Özele giren paylaşımların sosyal medyada paylaşılması doğru değildir.” dedi.
KİRLİ BİLGİNİN ÖNÜNE NASIL GEÇİLİR?
Sosyal medyada üretilen kirli bilgilerin nasıl durdurulacağını da anlatan Ahmet Öztürk, “Sosyal medyada kirli bilginin önüne geçilmesi zor. Çok farklı kaynaklardan bilgiler üretildiği sürece, bilgi kirlenmesi mutlaka olacaktır. Fakat o bilgilerin belli bir süzgeçten geçirilerek değerlendirilmesi önemlidir. Paylaşım yapacağımız zaman, tartmamız ve ölçmemiz gerekiyor. Ayrıca paylaşılan bilgi tüm ağa dağılmaya hazır vaziyettedir. Bilgi paylaşımından vazgeçilmiş olunsa bile artık bir başkaları onu görmüş ve paylaşmış olabilir. Sosyal medya paylaşımları sürekli kayıt altında ve devletlere de açıktır. Herkesle paylaşmayacağınız bilgiyi sosyal medyada da paylaşmayın. Paylaştığınız bilgiyi sadece arkadaşlarınızla sınırlamış olsanız bile, arkadaşlarınızın bu bilgiyi başkalarıyla paylaşmayacağını garanti edemezsiniz. Özel bilginizi paylaşmadan bir kaç kere düşünün. Sosyal medya da gizliliğe yer yok, şeffaflığa yer vardır.” diye konuştu.
DOLANDIRILMAYA KARŞI ÇÖZÜM VAR
Sanal ortamda dolandırılan vatandaşlara da sanal kart tavsiyesinde bulunan Öztürk, “Günümüzde internet ortamı yaygın kullanılan bir mecra haline geldi. İş, eğlence ve alışveriş gibi etkinlikler artık internet üzerinden gerçekleşebiliyor. Vatandaşlar internet alışverişlerinde ödemeleri çoğunlukla kredi kartı ile yapıyor. Alışverişlerde kredi kartı değil, sanal kart kullanılması gerekiliyor. Kredi kartı hesabınızdan banka üzerinden bunu tanımlayabiliyorsunuz. Limitini kendiniz belirliyorsunuz. Alışveriş tutarı kadar limit tanımlayıp, istenildiği zaman da limit değiştiriliyor. Bir dolandırılma durumunda riske giren para sadece, alıveriş tutarı oluyor. Yani kredi kartı limiti korumaya alınmış olunuyor. Ayrıca alışveriş yapılan sitenin bir takım sertifikalarının olup olmadığının kontrol edilmesi de gerekiliyor. Sitenin alt tarafında Master ve Visa Kart logolarının olması gerekiyor. Bu linklere tıklanıldığında ise bu kart sayfalarına doğrudan ulaşabilmeniz sağlanıyor. Yani sitenin akredite olduğundan emin olunması önemlidir. Vatandaşlarımız sanal kart kullandıkları sürece ciddi boyutta sorunlarla karşılaşacaklarını da zannetmiyorum.” şeklinde konuştu.
Salih KÖPRÜLÜ / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme