- Haberler
- Teknoloji Bilim
- Sosyal medyada 'lisanslı yazılım' tuzağı: Uzmanlar dijital dolandırıcılığa karşı uyardı
Sosyal medyada 'lisanslı yazılım' tuzağı: Uzmanlar dijital dolandırıcılığa karşı uyardı
Uygun fiyatlı online eğitim ve lisanslı yazılım adı altında vatandaşları hedef alan dijital dolandırıcılar, tanınmış markaların isimlerini kullanarak güven aşılıyor. Avukat Esra Betül Türkalp, bu yöntemin nitelikli dolandırıcılık suçuna girdiğini ve 10 yıla kadar hapis cezası olduğunu vurguladı.
Haberin Özeti
- • Dijital dolandırıcılar, sosyal medyada "uygun fiyatlı eğitim" ve "lisanslı yazılım" vaadiyle tanınmış markaları kullanarak vatandaşları hedef alıyor.
- • Avukat Esra Betül Türkalp, bu eylemlerin nitelikli dolandırıcılık suçu olduğunu ve faillerin 10 yıla kadar hapis cezası alabileceğini belirtti.
- • Uzmanlar, piyasa değerinin altındaki tekliflere ve "son fırsat" gibi ifadelere karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.
Sosyal medya üzerinden "uygun fiyatlı online eğitim" ya da "lisanslı yazılım" adı altında dijital ortama uyarlanmış dolandırıcılık tuzaklarına dikkat çeken uzmanlar, son dönemde artış gösteren bu tür girişimlere karşı vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.
Dolandırıcıların, güven oluşturmak amacıyla tanınmış eğitim platformları ve yazılım firmalarının isimlerini kullandığı ifade ediliyor. Profesyonel görseller, kampanya dili ve sahte müşteri yorumlarıyla desteklenen paylaşımlar sayesinde kullanıcıların güveni kazanılmaya çalışılıyor. Uzmanlar, vatandaşların şüphe duymasının dolandırıcılara karşı durma noktasında önemli rol aldığına değiniyor.
“Güven oluşturmak amacıyla tanınmış platformların isimlerini kullanıyor”
Konya'da son dönemlerde sosyal medya üzerinden dolandırıcılık olaylarındaki farklı yöntemlerin başında eğitim alanlarının geldiğine değinen Avukat Esra Betül Türkalp, "Uygun fiyatlı online eğitim ya da lisanslı yazılım adı altında yapılan satışlar klasik dolandırıcılık yöntemlerinin dijital ortama uyarlanmış hali olarak karşımıza çıkıyor. Bu yöntemlerde fail, güven oluşturmak amacıyla tanınmış platformların isimlerini kullanıyor. Profesyonel görseller, kampanya dili ve özellikle müşteri yorumu gibi paylaşılan sahte değerlendirmelerle karşı tarafın güvenini kazanmaya çalışıyor. Bu sayede vatandaşların şüphe duyması engelleniyor. Özellikle ‘son fırsat, kaçırılmayacak indirim' gibi ifadeler vatandaşların hızlı karar vermeleri için kurgulanıyor. Oysa burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus piyasa değerinin çok altında olan bu tür tekliflerin çoğu zaman gerçeği yansıtmadığının apaçık ortada olması. Dolandırıcılar bilinçli olarak fırsat kaçırma korkusu oluşturuyor ve kişilerin detaylı araştırma yapmasının önüne geçiyor" dedi.
“Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan birisi ödemelerin IBAN üzerinden yapılması”
Hukuki aşamasını değerlendiren Türkalp, "Bu tür eylemler basit bir aldatma olarak görülmemeli. Türk Ceza Kanunu kapsamında bu tür eylemler bilişim sisteminin kullanılması aracılığıyla dolandırıcılık suçunu oluşturuyor. Dolandırıcılık suçunun nitelikli hali. Bu sebeple normal bir basit dolandırıcılık suçuna göre daha ağır bir ceza öngörülmüş. Failler bu eylem nedeniyle 10 yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya kalmakta. Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan birisi ödemelerin IBAN üzerinden yapılması. Bu tür durumlarda mağdurların hukuki yollara başvurarak haklarını aramaları mümkün ancak süreç teknik bir değerlendirme gerektiriyor. Bu değerlendirmeler, incelemeler de zaman alabileceğinden en etkili korunma yöntemi esasında işlem yapılmadan önce dikkat edilmesi. Eğer bir kişi bu şekilde dolandırıcılığa maruz kaldığını fark ederse vakit kaybetmeden Cumhuriyet Başsavcılığına veya en yakın kolluk birimine başvurmalı. Ödeme dekontlarını, yazışmaları, ilan görüntülerini ve ilgili sosyal medya hesaplarını delil olarak sunmalı. Bunun yanı sıra ilgili sosyal medya platformlarına yapılacak şikayetler son derece önem arz ediyor. Bu tür hesapların kapatılması ve benzer mağduriyetlerin önlenmesi açısından etkisi son derece büyük. Unutulmamalıdır ki bu tür suçlarda erken hareket etmek hem maddi zararın azaltılması hem de faillerin tespiti açısından kritik rol oynuyor. Aynı zamanda yapılan her başvuru ve şikayet başka vatandaşların da aynı yöntemlerle mağdur edilmesini engelleyen önemli bir adımdır" diye konuştu.
Bakmadan Geçme
