Stresli iş kilo aldırıyor!
Öğle yemeği saatinden önce açlık krizi ya da yemekten sonra abur cubur ve tatlı yeme isteğinin sebebi iş stresi olarak nitelendiriliyor. Diyetisyen Melis Ece Boran öğle yemeğinde doğru beslenerek kilo almanın önüne geçilebileceğini söyledi.
İnsanlar öğlen iş yerinde yedikleri yemekle doğru seçimler yaparak iş stresinin kilo aldırmasının önüne geçebilir. Stresin ruhsal gerilim anlamına geldiğini söyleyen Diyetisyen Melis Ece Boran, son zamanlarda çağın hastalığı olarak karşımıza çıktığını ifade etti.
Stresin başlı başına bir hastalık nedeni olduğunu kaydeden Diyetisyen Melis Boran, “Bazı insanlar stres karşısında çok ve yanlış yeme davranışı sergilerken bazı insanlar ise yemek yememe davranışında bulunabilir. Bu iki durum da organizma için yanlış birer davranıştır. Her iki durumda da vücutta hastalık oluşum riski artmaktadır. Stres karşısında aşırı ve yanlış yeme davranışı sergileyen bireylerde vücut ağırlığı artışı kaçınılmazdır.” dedi.

‘ÇALIŞANLAR SABAH MUTLAKA KAHVALTI YAPMALIDIR’
Sağlıklı bir vücut için yeterli ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çeken Diyetisyen Boran, “ Çalışanlar sabah mutlaka kahvaltı yaparak işe başlamalıdır. Atıştırmalarla ya da geçiştirmelerle yapılan kahvaltıları yanlış beslenme alışkanlığı olarak değerlendirebiliriz. Sabah kahvaltı öğününü düzenli ve yeterli yapan bir birey sabah ve öğle yemeği arasına konulan bir ara öğünle aslında aşırı bir açlık duygusu hissinin önüne geçmiş olur. Böylece uzun süreli açlık sonucu değil düzenli bir öğün sonrası öğle yemeği yemiş olur” ifadelerini kullandı.
‘UZUN SÜRE AÇ KALMAYIN!’
Boran, yapılan araştırmalara göre uzun süreli açlık çeken bireylere verilen çeşitli besin seçeneklerinde genellikle karbonhidrat ağırlıklı besinlerin tercih edildiğinin görüldüğünü söyledi. Uzun süreli açlığın kişide aşırı yemek yemeği isteği oluşturduğunu belirten Boran, bunun yanlış olduğunu ifade etti. Bireylerin dengeli ve düzenli olarak beslenebilmesi için kuşluk ve kahvaltı denilen ara öğünü kesinlikle atlamamaları gerektiğinin altını çizdi. Hazır ürünleri tüketmeyi tavsiye etmediğini söyleyen Boran, “Fast-Food tüketiminin arttığı bir çağda yaşadığımız için hazır gıdalara ulaşım oldukça kolay. Hazır ve paketli gıdaları tavsiye etmiyoruz” ifadelerine yer verdi.

‘TEPSİNİZDE RENKLER GÖRMELİSİNİZ’
Öğle yemeğinde tercih edilmesi gereken yemeklere değinen Boran, “Gelelim öğle yemeği seçeneklerine. Her zaman ilk söylediğim söz, tabağınıza ya da tepsinize baktığınızda renkler görmelisiniz. Renkli bir menü olmalıdır. Örneğin; yayla çorbası, sade pirinç pilavı, yoğurt, sütlaç, beyaz ekmek bulunan bir menüde ben renkten bahsedemem. Tek renk vardır, o da beyaz. Böyle bir menü sağlıklı değildir, yeterli olabilir ama dengeli bir beslenme sağlayamaz. Örneğin; mercimek çorbası, haşlama tavuk, mevsim salata, trileçe, tam buğday ekmeği. Bu menü besin çeşitliliği ve denge açısından daha sağlıklıdır. Bireyler böyle durumlarda kıyaslama yoluyla daha sağlıklı olan besinleri bir araya getirerek yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlamalıdır” şeklinde konuştu.

‘DUYGUSAL AÇLIK SADECE İŞ STRESİYLE OLUŞMAZ’
Duygusal açlığın sadece iş stresiyle oluşmadığının birçok psikolojik nedenlerinin de olabildiğinin bilgisini veren Boran şunları kaydetti: “Bazen birey duygusal açlık çektiğinin bile farkında olmayabilir. Benim okuyucularımızdan ricam, kendi yaşamlarına, yeme davranışlarına uzaktan bakmalarıdır. Kendilerine “Ben istemediğim bir durumla karşı karşıya kaldığımda, kendimi stres altında hissettiğimde, çıkış yolu aradığımda ne yapıyorum? Bu yaptığım davranışım bana ve çevremde olanlara ne ölçüde zarar veriyor?” sorularını sormalarını istiyorum. Eğer ilk soruya verilen cevap “İstediğim ne varsa onu yerim, rahatlarım” şeklindeyse en kısa zamanda bir Beslenme Uzmanı-Diyetisyene başvurmaları gerekmektedir.”
•SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme