Sumak Metal ihracatta hedef büyüttü
Sumak Metal, bünyesinde geliştirdiği geniş ürün yelpazesiyle hem üretime hem de istihdama katkı sağlıyor. Aynı zamanda fabrikanın çatısına kurdukları güneş enerjisi sistemleriyle ve kendi azot üretimleriyle çevreci bir politika izliyor.
Sumak Metal, bünyesinde geliştirdiği geniş ürün yelpazesiyle hem üretime hem de istihdama katkı sağlıyor. Aynı zamanda fabrikanın çatısına kurdukları güneş enerjisi sistemleriyle ve kendi azot üretimleriyle çevreci bir politika izliyor. Makine bölümünde 20’nin üzerinde ülkeye ihracat yaptıklarının bilgisini veren Bekir Doğan Tektaş, Pandemi döneminin zor şartlarına rağmen üretimi ve ihracatı artırarak devam ettiklerinin altını çizdi.
Sumak Metal, kullandıkları modern teknolojiyle güçlü yapısını koruyarak lazer, kesim, büküm sektöründe dünya çapında bir marka haline gelmek için ara vermeden üretim yapıyor. Yaklaşık 35 yıldır hizmet verdiklerini dile getiren Sumak Metal Genel Müdürü Bekir Doğan Tektaş, “Sumak Metal olarak 1986 yılında ilk adımlarımızı attık. Metal lazer fason kesim, metal lazer büküm sektörüne hizmet ediyoruz. Halı yıkama makineleri üretiyoruz. Aynı zamanda Sumak Paydars adı altında mobilya fabrikamız var. Metal sandalye, metal puf, sehpa üreterek mobilya sektörüne de hitap ediyoruz. Geniş bir ürün portföyüyle hizmet veriyoruz” ifadelerini kullandı.
‘PANDEMİ DÖNEMİNDE İSTİHDAM ARTTI’
Pandemi döneminin tüm dünyayı etkilediği gibi üretim, imalat ve hizmet sektörünü de etkilediğini vurgulayan Bekir Doğan Tektaş, “Pandemi döneminin bizi en çok etkilediği nokta ise ham madde fiyatlarıdır. Bu süreçte ham madde fiyatlarına ciddi oranda zam geldi. Metal ürünlerinin ham maddesinde yüzde 260 oranında bir zamlanma oldu. Makine bölümünün ham maddeleri ise yüzde 150 oranında arttı. Bunun yanında 2020 yılının başında grup firması olarak 30-35 kişiydik şu anda pandemi hala devam ediyor ama hiç durmadan üretmeye devam ettik. Fabrikamız Pazar günü de dahil 7-24 saat çalışıyor. Ham madde fiyatlarının artması bizi durdurmadı. Pandemi sürecinde üretimimiz arttı. Şu anda fabrikamızda 80 kişi istihdam etmektedir. Pandeminin başında 35 kişiyken şu anda 80 kişiyiz” şeklinde konuştu. Tektaş sözlerine şöyle devam etti: “ 2020 yılında yaptığımız bir yatırımla kendi elektriğimizi kendimiz üretiyoruz. Lazer makinelerimiz yüzde 70 azot ve oksijenle çalışıyor. Azot üretim makinesi de kurduk. Havadan kendi azotumuzu da kendimiz üretiyoruz. 2019 yılında azot tüketimim yıllık 400 bin lirayken bunu 2020 yılında 180 bin liralara indi. Azot maliyetini yarı yarıya düşürdük.”
‘GERİ DÖNÜŞÜM YAPAN HALI YIKAMA MAKİNESİ ÜRETTİK’
Atık suyu arıtıp tekrar kullanımını sağlayan bir halı yıkama makinesi ürettiklerinin bilgisini veren Tektaş, şöyle konuştu: “2020 yılında çok güzel işler yapacaktık ancak bazı müşterilerimiz makineyi ve fabrikayı yerinde görmek istediler. Maalesef pandemi şartları buna engel oldu. Salgın sürecinin ilk başlarında yurt dışı ziyaretlerde 14 gün karantina uygulaması vardı. Bu nedenle bazı müşterilerimiz gelemedi. Buna rağmen 2020-2021 döneminde 20 ülkeye ihracat yaptık. Kendi ARGE çalışmamıza binaen patenti yüzde 100 bize ait bir halı yıkama makinemiz var. Makinemiz kendi kullandığı suyu yeniden arıtıp tekrar kullanabilen bir makinedir. Makinenin fiyatı biraz yüksek olduğu için bunu iç piyasada satamıyoruz ancak dış piyasada tercih ediliyor. Polonya’ya sattık. Şimdi Polonya’nın üçüncü makinesini üretiyoruz. Polonya’nın tercih etmesinin nedeni Avrupa ülkelerinde yüksek oranda atık su bedeli ödeniyormuş. Ürettiğimiz makine kendi kullandığı suyu arka kısmından arıtıyor sonra ön tarafa gönderiyor. Aynı zamanda kullandığı şampuanı ne arıtıp tekrar kullanılmasını sağlıyor. O nedenle Avrupa ülkelerinde ve özellikle de Polonya’da çok talep görüyor. Aynı zamanda değirmen makineleri imalatımız da vardır. Bu da daha çok dış piyasada tercih edilmektedir.”
‘ÖNCELİĞİMİZ HER ZAMAN KALİTE OLDU’
Sumak Metal olarak her zaman kaliteye önem verdiklerinin altını çizen Tektaş, “Ürettiğimiz ürünlerin yanında özellikle Almanya’ya kesilmiş otomotiv yedek parçaları gönderiyoruz. Önceliğimiz her zaman kaliteli olmuştur. Türkiye’de daha uygun bir makine alabilecekken 550 bin Euro’ya yeni lazer makinesi aldık. Diğer makinelerden çok fazla farkı var. Kesim kalitesi ve kesim hızı farkı var. Sumak Metal olarak, halı yıkama makineleri üretiminde Türkiye’de ilk üçte yer alıyoruz. Sumak Metal, Sumak Değirmen, Sumak Halı Yıkma Makinesi ve Sumak Paydars şeklinde üretime hizmet veriyoruz. Mobilya firmamızda metal sandalye, metal puf, metal sehpa, salıncak ve tablolar üretiyoruz. Genelde yüzde 70 e-ticaret ağırlıklı çalışıyoruz. Pandemi döneminde e-ticaretin önemi daha çok arttı. Bu süreçte iç piyasa ya da dış piyasada günlük 40-50 kargo çıkarıyoruz. Ham maddeye ulaşma anlamında çok sıkıntımız olmadı. Çünkü genelde puflar saç grubundan yapılıyor. Salıncak ve sehpalar boru profil grubundan yapılıyor. Boru profil grubundan çok sıkıntı yaşamadık ancak pandemi döneminde saç grubundan sıkıntı yaşadık” ifadelerine yer verdi.
‘KÂR MARJIMIZ DÜŞTÜ’
Ham maddeye zam geldiği için kâr marjlarının düştüğünü ifade eden Tektaş, “ Geçen sene sattığımız ürünlerin fiyatıyla bu sene sattığımız ürünlerin fiyatları aynı değil. Geçen sene müşteriye makine bölümünde 100 bin lira fiyat veriyorken bu sene 200 bin lira fiyat veriyoruz. Yurt dışı müşterilerimiz de genellikle kaliteyi tercih ediyorlar. Kaliteyi bilen bizden şaşmıyor. Halı sıkma makinesinde bir ton sac kullanıyoruz. Bugün bir ton saç 10 bin lira. Bunun hidroliği yok, işçiliği yok, boyası yok. Adana’daki, Bursa’daki ve İzmir’deki firma aynı makineye 300 kilo sac kullanıyor. Yani olması gerekenin 3’te 1’ni kullanıyorlar. İç piyasa bunu tercih ediyor ama bir sene sonra makine çalışırken patlayabiliyor. O nedenle müşteriler ilk başta kaliteye değil fiyata bakıyorlar. Sumak Metal olarak sürekli inovasyon düşüncesiyle hareket ediyoruz. Yeni yatırımlara önem veriyoruz. 6-7 kişilik ARGE mühendislerimizle çalışıyoruz. Bunun içerisinde makine mühendisimiz, endüstri mühendisimiz, mekatronik mühendisimiz, bilgisayar mühendisimiz var. Yani ciddi bir ARGE ekibiyle çalışıyoruz. ‘ Bir makineyi nasıl daha kaliteli üretebiliriz, kalitenin yanında müşteriye ürünü nasıl daha ucuz verebiliriz. Ürün çeşitliliğimizi nasıl arttırabiliriz?’ bunun düşüncesi içerisindeyiz” diye aktardı.
‘YATIRIM NOKTASINDA DURMADAN DEVAM EDECEĞİZ’
Kısa sürede büyük işler başardıklarını vurgulayan Tektaş, şunları belirtti: “Bugün Organize Sanayi Bölgesindeki büyük firmalarla iş yapıyoruz. Müşterilerimiz bizi tercih etmelerinin nedeni kesim kalitesidir. 2020 yılının cirosunu 2021 yılının ilk 6 ayında yakaladık. Yani bir yıllık ciroyu 6 aylık gibi bir süreçte tamamladık. Bu yeni bir iş, yeni bir yatırım yeni bir istihdam demektir. Haliyle ekonomiye ciddi kazanım demektir. Yatırım noktasında durmadan devam edeceğiz. Her yatırıma gitmemiz yeni bir iş yeni bir makine yeni bir ARGE demek. Sumak Metal’in bulunduğu alan 6 bin metre karedir. 5 bin metre karesi kapalıdır. İçerde ciddi anlamda daraldık. Çünkü makine bölümü, mobilya bölümü, metal bölümü var. Organize Sanayi 6. Bölgesi açıldığında oraya gitmeyi hedefliyoruz. Sabit bir pazarda kalmayıp sürekli yeni pazarlara da yönelmek istiyoruz. Yeni bir pazar işveren için bir risktir. Riskin ne kadar çok üzerine giderseniz o kadar kazanabiliyorsunuz. Eğitim sektörüne girerek bir kolej açmayı hedefliyoruz. Şu anda fizibilite çalışmaları yapılıyor. Daha sonra tarım sektörüne girmeyi düşünüyoruz. Tarım aletleri üretiminde özellikle römork grubuna girmeyi düşünüyoruz. 3 grubumuzda da yurt dışı potansiyel varken bunu neden değerlendirmeyelim.”
‘ÜRETİMİMİZ TÜKETİMİMİZİ KARŞILIYOR’
Çevreci bir yaklaşımla fabrikanın çatısına GES sistemi kurduklarını ifade eden Tektaş, “ Aylık 60 bin lira gibi bir üretimi var. Biz de bu kadar bir tüketim sağlıyoruz. Yani üretimimiz tüketimimizi karşılıyor. Azotumuzu kendimiz üreterek azot maliyetimizi aylık 400-500 bin lira civarında düşürüyoruz. Mevcut döküm makinelerimiz var. Dış Ticaret ekibimiz var. ARGE ekimiz var. Dış Ticaret pazarımız var. Şimdi tarımda çok düşük maliyetlerle makine üretebiliriz. Pazara çok rahatlıkla girebiliriz. Bu düşünceden yola çıktık. Şu anda ekibimiz sağlam. Bize yeni bir yatırım maliyeti getirecek bir sektör değil. Alt yapımız hazır, pazarımız hazır. Tarım bütün dünyada olduğu için o nedenle tarım sektörüne de girmeye karar verdik. 2020’nin altıncı ayında yeni bir kurumsal yapı oluşturduk. Yönetim Kurulu Başkanlarımız ve yönetim kurulu üyelerimiz ‘herkes kendi bildiği işi yapsın’ düşüncesindeler. Herkesin bir görev dağılımı olsun istediler. Biz alanında iyi olan kişilerle grup kurduk. Herkesin her işe karışması gibi bir durum söz konusu değildir. Kurumsal bir firma olarak ilerliyoruz” diye konuştu.
SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme