• Haberler
  • Dünya
  • Suriye'nin Dostları Çekirdek Grubu Toplantısı sona erdi

Suriye'nin Dostları Çekirdek Grubu Toplantısı sona erdi

Suriye'nin Dostları Çekirdek Grubu toplantısında, uluslararası toplumdan gelecek ay Suriye'de yapılması planlanan devlet başkanlığı seçimini reddetmesi istendi.

Suriye'nin Dostları Çekirdek Grubu toplantısında, uluslararası toplumdan gelecek ay Suriye'de yapılması planlanan devlet başkanlığı seçimini reddetmesi istendi ve ılımlı muhalefete daha fazla destek verme kararı alındı. 

İngiltere'nin başkenti Londra'da yapılan ve Türkiye'nin yanı sıra ABD, Fransa, Mısır, Almanya, İtalya, Ürdün, Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve İngiltere dışişleri bakanları ile Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu'ndan (SMDK) yetkililerin de katıldığı toplantı sonrası sonuç bildirisi yayımlandı. 

Bildiride, "Suriye'nin Dostları Çekirdek Grubu ülkeleri olarak, Esed rejiminin 3 Haziran'da hukuka aykırı olarak devlet başkanlığı seçimlerini yapma planını geçersiz kabul ediyoruz. Bu, krizde hayatını kaybeden masum insanlarla alay etmek anlamına gelmektedir ve Cenevre bildirisiyle çelişmektedir. Rejimin ortaya koyduğu kurallara göre bu seçimlerle, milyonlarca Suriyeli siyasi katılımdan mahrum kalacaktır. Tüm uluslararası toplumu bu yasa dışı seçimleri reddetmeye çağırıyoruz" denildi.

Sonuç bildirisinde ayrıca, oybirliğiyle, düzenli bir strateji yönünde hep birlikte daha fazla adım atmaya, ılımlı muhalefete ve ılımlı silahlı gruplara desteği artırmaya karar verildiği belirtildi. Bildiride, "Ayrıca, Esed rejimini kendi halkına karşı uyguladığı terörden sorumlu tutmayı sürdürmeye, Suriye'nin kimyasal silahlarının yok edilmesinin tamamlanmasına, insani yardım çabalarının artırılmasına karar verdik" ifadeleri kullanıldı.

Seçim yapılabileceğini iddia etmek bütün dünya ile alay etmektir

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu toplantının ardından Türkiye'nin Londra Büyükelçiliği'nde AA ve TRT'nin sorularını yanıtladı. 

Suriye'de son dönemde önemli gelişmelerin yaşandığını belirten Davutoğlu, "Ancak Ukrayna krizinin Suriye'deki gelişmeleri sanki gölgede bırakıyor gibi bir görüntü olması, rejimi daha da cesaretlendirdi, rejim daha fazla baskıya yöneldi" dedi. Suriye'de insanlığa karşı işlenen suçlarda büyük bir artış yaşandığını kaydeden Davutoğlu, bugün yapılan toplantı sonucu kısa ama çok kararlı bir metnin ortaya çıktığını belirtti.

Paris'te yapılan son çekirdek grubu toplantısının ardından birtakım olumsuzlukların yaşandığını söyleyen Davutoğlu, Cenevre-2 toplantısının başarısız olduğunu ve Birleşmiş Milletler (BM) ve Arap Birliği'nin Suriye Özel Temsilcisi El Ahdar el-İbrahimi'nin istifa ettiğini anımsatarak, şöyle konuştu:

"Rejim sadece Cenevre-2'yi akamete uğratmadı, aynı zamanda bir cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacağını ilan etti. Bu açık şekilde siyasi çözüm istememe yönünde bir tavırdır ve BM Güvenlik Konseyi kararlarıyla tescil edilen Cenevre-1 bildirgesine de aykırıdır. Cenevre-1 bildirgesi her iki tarafın üzerinde mutabık kaldığı bir geçiş hükümeti kurulması ve ondan sonra seçimlere gidilmesini öngören bir yaklaşım içeriyordu. Böyle bir geçiş hükümeti kurulmadan ve Suriye halkının neredeyse yarısından fazlası yerinden edilmişken, yerinde olanlar dahi güvenlik içinde sokağa çıkamazken bir seçim yapılabileceğini iddia etmek, bütün dünya ile alay etmek ve provokatif bir şekilde 'ben ne dersem o olur, istediğim kadar insanı öldürürüm, istediğim kadarını mülteci durumuna düşürürüm ve kimse de beni durduramaz' diye bir meydan okumadır."

Suriye'deki devlet başkanlığı seçiminin şimdiden geçersiz olduğunun bugünkü toplantı sonucuyla ilan edildiğini belirten Davutoğlu, toplantıda Suriye'ye insani yardım ulaştırma çabalarının artırılmasının vurgulandığını kaydetti. Davutoğlu, bugünkü toplantıda ayrıca, hür Suriye ordusunun ve ılımlı muhalefetin güçlendirilmesi konusunda kararlılık ortaya koyulduğunu dile getirdi. 

"Sorumlu Suriye rejimidir"

Davutoğlu, Türkiye sınırına yakın Suriye'de bugün gerçekleşen patlamanın sorulması üzerine, "Suriye içerisinde olan bir gelişme ama bu tehlikenin sınırımıza ne kadar yaklaşabileceğini de gösteren bir olgu. Bugün de Türkiye'nin bu konudaki kaygılarını ilettik. Bütün güvenlik birimlerimiz sınırda Türkiye'nin güvenliğine dönük olarak her türlü tedbiri alıyor ve almaya devam edecek. Bütün bunların sorumlusu, kendi halkına zulmederek büyük bir boşluğun doğmasına neden olan ve bu teröristleri alana salan Suriye rejimidir" yanıtını verdi. 

Soma'daki maden faciasıyla ilgili İngiltere, Fransa, Yunanistan, İsrail, ABD gibi birçok ülkenin yardım teklifinde bulunduklarını belirten Davutoğlu, alanda kurtarma faaliyetlerinde Türkiye'nin şu anda yeterli tecrübede ekibi bulunduğunu kaydetti. Ancak herhangi bir şekilde uluslararası yardıma ihtiyaç hissedilirse ülkelerden yardım talep edilebileceğini dile getiren Davutoğlu, "Yardım talebinde bulunan dost ülkelerin hepsine teşekkür ediyoruz" dedi. 

İsrail'in yardım önerisine ilişkin soruyu da Davutoğlu, "Böyle bir insani durum söz konusu olduğunda birçok görüş ayrılıkları, ihtilaflar unutuluyor, bu da doğaldır. Daha önce de oldu, İsrail'de bir yangına Türkiye'nin destek vermesi, ilişkilerin gergin olduğu dönemdeydi. Biz de yardım ekibi gönderdik, 1,5-2 sene önce. Bugünler siyasi ve diğer ihtilafların ikinci plana düştüğü, insanlık adına dayanışmanın öne çıktığı günler. Hangi ülkeden gelirse gelsin bu anlamda bu tür dayanışma mesajları her zaman bizim için takdirle karşılanır" diye yanıtladı. 

 "İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Japonya ziyareti sonrası Türkiye ile ilişkilerin normalleşeceğini açıklayacağı" yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine Davutoğlu, "Türkiye'nin şartları yerine geldiğinde, bu adımlar atılır. Özür şartından sonra şimdi tazminatla ilgili belli bir aşamaya gelindi. Kısıtlamaların kaldırılması ve Türkiye'nin insani yardımlarının önünün açılması konusunda bir anlayış birliği için müzakereler sürüyor. İnşallah bunlar belli bir aşamaya geldiğinde hem kamuoyu bilgilendirilir hem de gerekli adımlar atılır" diye konuştu. 

Bakan Davutoğlu bugün, Suriye'nin Dostları Çekirdek Grubu toplantısı başlamadan önce İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague'in, Soma'daki maden faciası nedeniyle bütün katılımcıları bir dakika saygı duruşuna çağırdığını söyledi.

İngiltere Dışişleri Bakanı Hague toplantı düzenledi

 İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun da aralarında bulunduğu 11 ülkenin dışişleri bakanları ile Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Koalisyonu (SMDK) yetkililerinin katıldığı toplantının sona ermesinin ardından İngiltere Dışişleri Bakanlığında basın toplantısı düzenledi.

Hague, "Londra 11" adlı toplantıda, düzenli bir strateji yoluyla daha fazla adım atılması, ılımlı muhalefete, Suriye Ulusal Koalisyonu'na ve Yüksek Askeri Konsey'e verilen desteğin arttırılmasına oybirliğiyle karar verdiklerini ifade ederek, "Suriye'deki ılımlı muhalefete verilen desteğin arttırılması da dahil, güçlü ve amacı olan bir toplantı yaptık" diye konuştu. Hague, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Rejim de dahil, Suriye'de hiçbir taraf için askeri bir kazanım olmayacak. Belki bazıları askeri zafer kazanacağına inanıyor olabilir ancak bu hiçbir taraf için olası değil. İşte bu yüzden, en sonunda siyasi bir çözüm gerekli. Ilımlı muhalefetin mevcut olduğundan ve faaliyette bulunduğundan emin olmak için çabalarımızı hızlandırmak zorundayız. Yoksa Suriyeliler, Esed rejimi ve aşırıcılar arasında seçim yapmakla karşı karşıya kalacak. Suriye'ye insani yardımın ulaşmasına geçit vermesi için rejimi zorlayacak, rejimin açlık ve teslim olma taktiklerini durduracak yeni bir Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi kararına güçlü destek vereceğiz."

Hague ayrıca, Birleşik Krallık'ın, Suriye'deki muhalefete yardımda bulunmak için ilaveten 30 milyon sterlin yardım göndereceğini kaydederek, ortaklıklarının sağlamlığının tanınması için Suriye Ulusal Koalisyonu'nun Londra'daki temsilcilik düzeyini, misyon statüsüne yükseltme kararı aldıklarını ifade etti.

Ülkesinin diğer ülkelerle, sınır ötesi yardım fonu da dahil, BM'nin Suriye'deki ulaşamadığı alanlara insani yardımlarını arttıracaklarını söyleyen Hague, "Birleşik Krallık, bu tür sınır ötesi operasyonları için 76 milyon sterlin ayırdı. Bu çalışmaları kuvvetlendireceğiz" dedi.

Basın toplantısında, Ukrayna'da bu ay yapılması beklenen devlet başkanlığı seçimlerine yönelik soruyu cevaplandıran Hague, daha fazla yaptırım kararının, Rusya'nın 25 Mayıs'taki seçimlere yönelik eylemlerine bağlı olacağını söyledi.

Hague, "Rusya'nın bu seçimlere yönelik tavrı ve davranışı, bizim daha geniş yaptırım uygulamaya ihtiyacımız olup olmadığını belirleyecek faktör olacaktır" dedi.

 

 

 

 

Bakmadan Geçme