Süt üreticisi nefes alacak

Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu, 8 Aralık'tan geçerli olmak üzere soğutulmuş çiğ süt tavsiye satış litre fiyatını 4 lira 70 kuruş olarak belirledi. Yeni fiyatın sürdürülebilir olması gerektiğini söyleyen Edip Yıldız, 'Yem fiyatlarında yeniden bir yükselme olursa, çiğ süt fiyatları da tekrar gözden geçirilmelidir' dedi.

Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu, 8 Aralık'tan geçerli olmak üzere soğutulmuş çiğ süt tavsiye satış litre fiyatını 4 lira 70 kuruş olarak belirledi. Yeni fiyatın sürdürülebilir olması gerektiğini söyleyen Edip Yıldız, “Yem fiyatlarında yeniden bir yükselme olursa, çiğ süt fiyatları da tekrar gözden geçirilmelidir” dedi. Süt Üreticisi Ömer Çataltepe ise “En azından başa baş üretim yapma noktasında bu fiyat şu an için üreticinin yüzünü güldürür. Ama bunun akabinde yem fiyatları zamlanırsa bu fiyatın böyle durması geçici bir memnuniyet sağlar” dedi.

Konya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği (DSYB) Başkanı Edip Yıldız ve Süt Üreticisi Ömer Çataltepe, Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu’nun çiğ süte yaptığı fiyat artışını değerlendirdi. Çiğ süt fiyat artışının sevindirici olması için girdi maliyetlerinin azaltılması gerektiğini vurgulayan Başkan Edip Yıldız, “Hayvansal üretimde en önemli girdi maliyetini oluşturan yem fiyatlarının acilen kontrol altına alınması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

‘SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR FİYAT ARTIŞI İSTİYORUZ’

Üreticiler olarak süt fiyatlarının sürdürülebilir bir şekilde artış göstermesi gerektiğine dikkat çeken Edip Yıldız, “Maalesef fiyat artışının dünya genelinde geçerliliğe sahip olan 1,3 yem süt paritesini yakalayamamıştır. Bu parite yakalanmadığı sürece hayvancılığın sürdürülebilir olması mümkün değildir. Ayrıca tüketicimizin de bu noktada düşünülmesi gerekmektedir. Üreticimiz daha çok kazanmak amacıyla fiyatların artmasını istememektedir. Sadece sürdürülebilir bir fiyatın oluşmasını talep etmektedir. Bu nedenle hayvansal üretimde en önemli girdi maliyetini oluşturan yem fiyatlarının acilen kontrol altına alınması gerekmektedir. Yem fiyatlarında yeniden bir yükselme olması durumunda çiğ süt fiyatları da yeniden gözden geçirilmelidir.” ifadelerine yer verdi.

edip-yildiz-008.jpg

‘ÜRETİCİNİN NEFES ALABİLECEĞİ 1-2 AY VAR’

Üreticiler olarak Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ süt fiyat artışından memnun olduklarını kaydeden Süt Üreticisi Ömer Çataltepe sözlerine şöyle devam etti: “ En azından başa baş üretim yapma noktasında bu fiyat şu an için üreticinin yüzünü güldürür. Ama bunun akabinde yem fiyatları zamlanırsa bu fiyatın böyle durması geçici bir memnuniyet sağlar. Bu artışla birlikte bugün itibarıyla yem fiyatlarına da 10 TL gibi bir zam geldi. Aslında üreticinin sadece nefes alabileceği 1-2 ay var. 2 ay sonra yapılan artışın da bir önemi kalmayacak. Dünya genelinde uygulanan bir harita var. Bir üretici 1-2 gram süt satarsa 1 buçuk kilogram yem alması gerekir. Yemin fiyatı ne olursa olsun süt fiyatı yem fiyatına bağlı olmalıdır. Kİ üretici kazanabilsin, süreklilik sağlayabilsin. Eğer bu böyle olursa üretici para kazanır. Para kazandığı gibi de bu sektöre yatırım yapar. Onun haricinde bu artış günübirlik kurtarma politikalarıdır.”

1f76f734-73ad-4dee-85c4-fbf27dfbd70c.jpg

‘EN BÜYÜK GİRDİ MALİYETİ YEMDİR’

En büyük girdi maliyetinin yem olduğunu ifade eden Ömer Çataltepe, “Süt üreticisi yaklaşık üç aydır süt paritesini  0.7’ye kadar indi. Yani 1 kilogram süt satıyordu 0.7 oranında yem alabiliyordu. Bu da yarı yarıya zarar demektir. İneklerin çoğu kesime gidiyordu. Kesime gittiği için piyasada arz talep meselesinden dolayı süt de azaldı. Süt fiyatlarının artmasında mecbur haline gelindi. Ancak pariteye baktığınız zaman yapılan artış yine yeterli değil. 1 kilo süt sattığınız zaman 1 kilo 28 gram yem alabilme durumunuz var. Bu şu an üreticiyi kurtarır ancak girdi maliyetleri artarsa bunun bir önemi yoktur. En büyük girdi maliyeti yemdir. Yemin yanında elektrik, su, mazot, işçilik giderlerini de eklediğiniz zaman kârlılık miktarı çok daha aza iner. Kazanamayan üretici de mecburen hayvanlarını kestiriyor. Dünya genelinde gıdada, tarımsal girdilerde problemler var. Buzağının inek olabilmesi ve süt verebilmesi için en az 24 aya ihtiyaç vardır. Bunu göz ardı edemeyiz. İstediğiniz kadar paranız olsun ha deyince inek bulamayabilirsiniz” diye konuştu.

sut-haberi-4.jpg

‘BU BİR MİLLİ MESELEDİR’

Çataltepe, et ve sütün enflasyonun gıda paketinde birinci sırada yer aldığını bu nedenle artan maliyetlere rağmen bu zamana kadar süte zam yapılmadığını belirtti. Çataltepe şunları da söyledi: “ Haliyle burada kıskaca alınan bir üretici var. Üreticinin de belli bir noktaya kadar dayanma gücü var. Şu anda dayanma gücünün bittiği yerdeyiz.  Eğer sütün fiyatı 4 lira olsaydı iki ay sonra 6-7 lira gibi bir fiyat söyleyeceklerdi. Çünkü süt yoktu hayvanların tamamı kesime gidecekti. Bu da içinden çıkılmaz bir hal alacaktı. Türkiye iki yıl daha kendi hayvanlarından kaybedecek yurt dışından hayvan almaya kalkacaktı. Yurt dışındaki hayvanların da şu anda düve fiyatları Euro bazlı olduğu için yaklaşık bir hayvanın fiyatı 40-45 bin lira olacaktı. Bu nedenle ithalata dayalı hayvancılıktan artık ihraç edilebilir, kendi kendine yetebilir bir hayvancılık politikasının gerçekleştirilmesi gerekir. Bu fiyat da bunun bir göstergesidir.  Bu iş üretmekten geçer. Üretirseniz güçlüsünüzdür. Bu aslında milli bir meseledir.”

SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme