1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Tarih verdiler: Salgında Türkiye'ye çok kritik uyarı
Tarih verdiler: Salgında Türkiye'ye çok kritik uyarı

Tarih verdiler: Salgında Türkiye'ye çok kritik uyarı

Osman Müftüoğlu, Türkiye için 'koronavirüste dip dalga' uyarılarına Hürriyet'teki köşesinde yorumladı. İşte o yazı...

A+A-

ÖNCE hepimiz şunu iyi bilelim: Rakamlar asla yalan söylemez. Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı açıklamalar ve hesaplara bakılırsa, ülkemizde şu anda en az 200 bin virüs taşıyıcısı var. Ayrıca yine Sağlık Bakanlığı verileri dikkate alınırsa, “test/vaka oranı”mız 2 aydır ısrarlı bir şekilde yüzde 2’lerin üzerinde seyrediyor. Bu rakamlara bakan her uzman da doğal olarak “2. dalga” değilse bile bir “dip dalga ihtimali”nin sancısını yüreğinde hissediyor. Konuştuğum uzmanların çoğu muhtemel bir dip dalga için de “ekim ayı”nı işaret ediyor. Peki nasıl önlenebilir o muhtemel dip dalga? Ne yapmamız lazım?

Bayram keyfinizi kaçırmak istemem ama yapmamız gereken ilk şeyin “toplu kutlamalar”dan kaçınmak, en azından kutlamaların dozunu ve süresini düşürmek olduğu kesindir.

Ve bu bayram da bir dip dalga hazırlayıcısı olma ihtimali nedeniyle bizim için son derece önemlidir. Yapacağımız şey net ve açık, bayramımızı coşkuyla kutlayacağız. Keyfini, neşesini, huzurunu yüreklerimizde hissedeceğiz. Ama yapabileceğimiz bazı basit yanlışların bile bir dip dalga tetikçisi olabileceğini unutmayacağız.

BANA GÖRE NEYİ YAPMALI NEYİ YAPMAMALI

YAPMAMIZ gereken şey son derece basit: Bilinen önlemleri bayramda da daima gündemde tutmak. Diğer önlemlerin en başında da “toplu etkinlikler”i sınırlama getirmek meselesi geliyor. Sağlık Bakanlığımızın verileri de zaten bu bilgiyi doğruluyor. Filyasyon çalışmalarına bakılırsa son 1 aydaki vakaların önemli bir kısmının düğünler, cenazeler, asker uğurlamaları, akşam eğlenceleri, yani “toplu etkinlik” oluşturuyor. Vaka sayıları hep bu toplu etkinlikler ile zıplamış. Yapmamız gereken içine düştüğümüz “boş vermişlik” ve “bıkkınlık” duygularından bir an önce sıyrılmak, önümüzdeki 4-5 haftayı yine tıpkı nisan-mayıs aylarında olduğu gibi güçlü bir uyum ve dikkat içinde tamamlamaktan ibarettir.

KURBAN ETİNDEN VİRÜS BULAŞIR MI?

Öncelikle böyle bir ihtimalin oldukça düşük olduğunun altını çizelim. Öksürme, hapşırma ya da el temasıyla kurban etine virüsün bulaşma ihtimali tabii ki mümkün. Ve tabii ki o virüsler etin üzerinde birkaç saat canlı kalabiliyorlar. Ancak kesim ve pişirme esnasında dikkatli davranılırsa ete virüs bulaşmış olsa bile, et usulünce pişirilerek yenildiği sürece virüsün hastalık yapma ihtimali sıfırlanır.

Siz yine de önlem olarak çiğ ete dokunduğunuz ellerinizi bol sabunlu suyla bir güzel yıkamadan ağız ve burnunuzla temas ettirmemeye özen gösterin. Ve bilin ki bu bayramda da virüsün bulaşma ihtimali kurban etinden ziyade “sarılmalar, el sıkmalar ve öpmeler, uzun süren görüşmeler yani dikkatsiz gerçekleşen bayram ziyaretleri” sebebiyle olacaktır.

HABERE YORUM KAT