Tarihçilerin Kutbu: Halil İnalcık

Birçok öğrenciye ışık tutan, Prof. Dr. Halil İnalcık, yaptığı çalışmalarla öne çıkarak birçok üniversiteden fahri doktora payeleri aldı. İki kez emekli olan hocaların hocası Prof. Dr. İnalcık, yazdığı eserlerle Osmanlı Türk tarihini dünyaya tanıttı.

Babası Kırım göçmenlerinden Seyit Osman Nuri Bey ve annesi Ayşe Bahriye Hanım Tarihçilerin Kutbu Halil İnalcık Hoca 7 Eylül 1916 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Fuad Köprülü Hoca’nın tedrisatından geçmiş Halil İnalcık, bir asırlık hayatında İstanbul’un işgalinden, Cumhuriyet dönemine, İkinci Dünya Savaşı’ndan, Çok Partili döneme, Türkiye tarihindeki birçok olaya tanıklık etti. İnalcık, orta tahsilini Ankara'da Gazi Muallim Mektebi, liseyi ise Balıkesir Necati Bey Muallim Mektebi'nde tamamlayarak, yüksek tahsiline 1935'te Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'nde (AÜDTCF) başladı.

OSMANLI’YI BATIYA KABUL ETTİRDİ

Bir tarihçi olarak hiçbir zaman masa başında çalışmayan, her zaman aktif ve milli şuuru diri bir şahsiyet olan İnalcık Hoca, olayları ve mekânları yerinde inceledi ve her zaman doğru bildiği yoldan gitti. İnalcık Hoca Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi tarafından 1949'da gönderildiği İngiltere’de British Museum'da Türkçe yazmalar üzerinde çalıştı ve Osmanlı tarihine üzerine çığır açacak kayıtlar topladı. Burada Bernard Lewis başta olmak üzere birçok ünlü tarihçi ile tanıştı. Ardından 1950'de Paris'te toplanan Milletlerarası Tarihi İlimler Kongresi'ne katılarak, École des Annales okulunun kurucularından Fernand Braudel ile tanıştı ve onun 1949'da yayınlanan "II. Felipe Döneminde Akdeniz ve Akdeniz Dünyası" adlı eserinden etkilenerek, Türkiye'de bu eseri tanıtan bir yazı yazdı. Tarihçinin her zaman üreten ve çalışan insan olması gerektiğini söyleyen Hoca, yakılmak üzereyken bir işçinin evinde bulduğu Bursa kadı defterlerini buldu. İşte üretmek burada devreye girdi. Bu kadı defterleriyle o dönemin yaşantısına dair her şeyi aydınlattı. İnalcık hoca bu tozlu belgeleri çözmekle Türk tarih arşivine büyük katkı sağlamış oldu. Belgelerin ışığında makaleler yazarak Fatih dönemiyle ilgili karanlık alanlara ışık tuttu. Osmanlı tarihi konusunda hem Türkiye’de hem de diğer ülkelerde bir duayen olarak kabul edilen Halil İnalcık, Osmanlı Devleti’nin hoşgörüsünü bütün dünyaya ispat etti.

8-2-2.jpeg

100 YILLIK ÖMRE 25 KİTAP 300’Ü AŞKIN MAKALE

Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nin kurucu öğrencisi olan İnalcık Hoca, Osmanlı tarihinin hemen hemen bütün dönemleri üzerine araştırmalar yaptı. 100 yıllık ömrüne 25 kitap 300’ü aşkın makale olmak üzere 1200’den fazla eser sığdırdı. Balkanlı ve batılı tarihçilerin hürmet ettikleri ve çekindikleri bir hocaydı. Balkan tarihini baştan sona değiştirdi. İlber Ortaylı’ya onunla ilgili şöyle der; “Halil İnalcık’ı dünyanın en büyük tarihçisi yapan yegâne şey tarih bilimine olan aşkı ve heyecanıydı. 99 yaşında bir insanın hala ilk gün ki heyecanla yazmasını başka bir şeyle anlatamayız. Halil Hoca bir müessesedir, bir kurumdur. Bu ülkenin yetiştirdiği, iftihar edeceği bir münevverdir, bir tarihçidir. Talebeleri onun talebesi olmakla her zaman iftihar ederler ve edeceklerdir. Hatta talebesinin talebesi olmakla iftihar edeceklerdir.”

Gülşen YILMAZ / YENİ HABER

Bakmadan Geçme