Tarihi fırsatı ıskala­mamalıyız

'Yeni Demokratik Anayasa Temelli Başkanlık Sistemi' konulu panelin sonuç bildirgesi açıklandı.

Tarihi fırsatı ıskala­mamalıyız
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Yeni anayasa ile Türkiye’nin Başkanlık sistemine geçiş yapması masaya yatırıldı.  Yedi Renk Tek Yürek Platformu’nun öncülüğünde, Rize Dernekler Federasyonu, Güneysu Sosyal Dayanışma ve Kültür Derneği ile Güneysu İlim Öğrenenlere Yardım Vakfı’nın ev sahipliğinde Güneysu-Rize’de gerçekleştirilen “Yeni Demokratik Anayasa Temelli Başkanlık Sistemi” panelinin sonuç bildirgesi açıklandı.

Türkiye artık önüne bakmalı

Parlamenter sistemle ilgili hayati uyarıların yer aldığı bildirgede; “mevcut sistem ile yasama ve yürütme tıkanma noktasına geliyor. Türkiye, tarihî tecrübesine uygun, geleneksel değerlerini koruyan bir anayasa yapmalı, kendine özgü siyasal sistemi kurmalı ve önüne bakmalıdır”  denilerek Türkiye’nin kendi yapısına uygun bir başkanlık sistemi geliştirmesi önerisinde bulunuldu.

Anayasa ve Başkanlık entegre

Sonuç bildirgesinde Başkanlık sistemi ve yeni anayasanın, birbirine entegre bir süreçle işletilmesi gerektiğinin altı çizilerek şu tespitlerde bulunuldu: “Dışarıdan tercüme edilen veya uyarlanan sistemlerle, ilkelerle değil de kişiler üzerinden yürütülen tartışmalarla ülkemizin dinamiklerini açığa çıkaramaz, boşa kürek çekeriz. Bu nedenle düşüş dönemlerinde kendini kurtarmak için başkanlık sistemini telâffuz edenleri samimî bulmuyoruz. Millet olarak anayasasını kendi yapan, devletinin yapısına ve idare şekline kendi karar veren bir ülke olmanın tarihî eşiğindeyiz. Yeni anayasayı ve başkanlık sistemini bu zaviyeden değerlendirmeli ve bu tarihî fırsatı ıskalamamalıyız.”

Sistem topluma iyi anlatılma

“21 Ekim 2007’de Cumhurbaşkanı’nın halk tarafından seçilmesiyle ilgili anayasa değişikliği referandumu, 12 Eylül 2010’da anayasanın bazı maddelerinde değişiklik yapılmasıyla ilgili referandum ve nihayet 10 Ağustos 2014’te yapılan Cumhurbaşkanı seçimi sürecinde oluşan sistem değişikliği taleplerinin yaygınlaşmasına ve toplumun tabanında karşılık bulmasına katkıda bulunmuştur. Yedi Renk Tek Yürek Platformu gibi sivil toplum organizasyonları, ülkemizin geleceğini kuracak sistem değişikliği taleplerinin doğru zeminde ve sağlıklı şekillenebilmesi için toplumun tabanına yönelik bilgilendirme etkinliklerini hızlandırmalıdır.”

Sistem değişikliği kaçınılmaz

Türkiye’de Cumhurbaşkanı seçmekte, hükümetin kurulmasında zorlanıldığını ve demokrasinin kesintiye uğradığı dönemlerin olduğu hatırlatılan bildirgede, “Bu dönemlerde ülkemiz, yüksek maddî-manevî maliyeti olan krizlerle karşı karşıya kaldı; ağır bedeller ödedi, derin yaralara rağmen buradan çıkmayı başardı. Siyasî istikrar arayışlarının yaşandığı ülkelerde sistem arayışlarının yaşanması kaçınılmazdır. Ülkemizde de özellikle son çeyrek yüzyılda yaşanan siyasî istikrarsızlık ve kaoslar sebebiyle başkanlık sistemi tartışmaları giderek belirginlik kazanmaya başlamıştır” denildi.

Mevcut sistem tıkandı

Türkiye’deki hükümetlerin programlarını uygularken çoğu zaman bürokratik direnişle karşılaştıklarının altını çizen sonuç bildirgesinde, “özellikle koalisyon dönemlerinde karar mekanizmalarında atanmış bürokratların, seçilmiş siyasetçilerden daha etkin olduğu inkâr edilemez. Ayrıca Cumhurbaşkanı ile hükümetin farklı görüşlerden olduğu durumlarda yasama ve yürütme organları tıkanma aşamasına gelmiştir” açıklamasına yer verildi.

Çok partili sistem  zarar veriyor

Bildirgede çok partili siyasi yapıya da değinerek şu açıklamaya yer verildi:  “Ülkemizde çok partili siyasî yapının her bir unsuru kendi varlığını koruyabilmesi için diğerleriyle yok edici mücadelelere girdiği, hizmet ve politikaların ülke yararından çok kendi varlıklarını güçlendirmek yönünde üretildiği; ötekileştiren, ayrıştıran ve inkârcı zihniyetlerin istikrarsızlığı ve çatışma ortamlarını körüklediği gerçeği göz ardı edilemez. Bu temel gerekçeler ve dile getirilen diğer gerekçelerle ülkemizde sistem arayışları sürmüş, bu bağlamda başkanlık sistemi tartışmaları gün geçtikçe yoğunlaşmıştır.”

Dünya devleti olmak halka kulak vermekten geçer

Toplumun tüm kesimlerinin tartışmadığı, sistemlerin kısa soluklu olduğunun altını çizen bildirgede, “bu çerçevede yeni sistem arayışları ve başkanlık sistemi tartışmalarının tabana yayılması, geleceği inşa edecek sistemlerin millet iradesiyle şekillenmesi; halkın ihtiyaç, talep ve beklentilerinin hesaba katılması, Türkiye’nin dünya devleti olarak gelecek hedeflerinin belirlenmesi hayatî önem arz etmektedir.”

TÜRKİYE’YE ÖZGÜN BAŞKANLIK SİSTEMİNE GEÇİLMELİ

Her ülkenin kendi yapısına göre yönetim şeklinin değiştiğine değiniler sonuç bildirisinde “Demokrasilerde başkanlık sistemi ve parlamenter hükümet sistemi, toplumun istikrarı ve refahı için etkili bir araçtır. Ülkeler, bu sistemleri kendi gerçeklerine göre uygular. Sistemler, her ülkeye göre farklı içerik kazanır. Bu sebeple Amerika’daki başkanlık sistemi, Fransız yarı başkanlık sistemi ve İngiliz parlamenter hükümet sistemi, bu ülkelerin kendi şartlarının ürünüdür. Böyle olduğu içindir ki bu ülkelerde siyasal sistemler oturmuş, gelişen şartlara göre yeni güncellemeler yaparak toplumun istikrarı ve refahı için etkili bir araç ve güvence olmaya devam etmektedir. Bu bağlamda Türkiye, tarihî tecrübesine uygun ve geleneksel değerlerini koruyan bir anayasa yapmalı, kendine özgü siyasal sistemi kurmalı ve önüne bakmalıdır” denildi.

4 BAŞLIKTA ‘NEDEN YENİ ANAYASA VE BAŞKANLIK’ SORUSUNA YANIT

Rize’de gerçekleştirilen “Yeni Demokratik Anayasa Temelli Başkanlık Sistemi” panelinde konuşan İşadamı Ethem Sancak, Türkiye’nin önünü her anlamda açacak Yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi’nin önemini anlatırken 4 başlığı öne çıkardı:

-  Parlamenter sistem tıkandı. Yeni Anayasa hazırlanıp, Başkanlık sistemine geçilmezse Türkiye bölünecek!

-  Türkiye, Yeni Anayasa ile Başkanlık sistemine geçmezse 30 yıl geriye gidecek.  

-  Son 12 yılda büyüyen Türkiye ekonomisi Başkanlık sistemine geçişle lig atlayacak. 

-  Yeni Anayasa ve Başkanlık ile tamamen halkın egemen olduğu sistem hayata geçecek.

Bakmadan Geçme