Tarihte bugün:'Ermenistan Fatihi'nin 59.vefat yıldönümü
Büyük komutan Ermenistan Fatihi Kâzım Karabekir Paşa Millî Mücadeleye Atatürk'ün tam zor anında katılmış ve Millî Mücadelenin kazılmasına en büyük katkıları sağlamıştır.
1882 yılında İstanbul'da doğmuştur. Babası Mehmet Emin Paşa'dır. 1905'te kurmay subay olarak orduya girmiş. 31 Mart isyanını bastırmaya katılmıştır. Çeşitli cephelerde bulunduktan sonra Millî Mücadele'de Şark Orduları Komutanı oldu. Kurtuluştan sonra Edirne Milletvekili olarak Meclis'e girdi. 1924'te generallikle Ordu Müfettişliğ'inden çekildi. "Terakkiperver Fırka"nın Meclis'te başkanlığını yaptı. 1927'de emekli oldu. 26 Oca 1948'de öldü.
Karabekir Paşa'nın en büyük özelliği şudur. Mustafa Kemal Osmanlı Ordusu'ndan çıkarılmış ve Padişah tarafından gıyaben mahkum edilmiş olarak Erzurum'a gelmişti. Hatta rütbesizliğinden dolayı yaveri bile kendisini terketmişti. İşte o sırada Karabekir Paşa kolordusuyla onun emrine girmiştir. O, Mustafa Kemal'in davasına inanıyordu ve Doğu cephesinden emin olmasını istiyordu. Bunu temin de etti ve başarılı harekatından dolayı Ermenistan Fatihi unvanını kazandı. Ancak savaş ilerledikçe işlerin Ankara'dan yönetilmesi Kazım Karabekir'i terkedildiği, bir kenara itildiği hissine sürükledi. Devamlı şekilde şifrelerle durumu soruşturuyordu.
Kendisinin fikrine başvurulmadığı halde, düşüncelerini Ankara'ya bildiriyor, hükümet yönetimine müdahale ediyordu. Hatta bir aralık, Erzurum milletvekili ve Adliye Vekili Cemalettin Arif Bey'e uyarak "Bağımsız Eyalat-ı Şarkiyye" hükümeti kurma fikrine kapıldığı şüphesini bile uyandırmıştı. Kâzım Karabekir Paşa çok temiz, dürüst, mert ve saf bir askerdi. İyi niyetinden hiç kimse şüphe edemezdi. Bu sebeple, yerli yersiz müdahaleleri dikkate alınmayınca güceniyordu da. Kendi başına da olsa, müspet işler gördüğü muhakkaktır. Karabekir Paşa, Ermenilerin öldürdükleri ailelerden toplanan altı bin yetimi okutmak üzere Darüleytamlar kurmuştu. Bu çocukları giydirip okutma görevini üstlenmişti.
Şüphesiz, komutan olarak Kâzım Karabekir Paşa, savaş alanında ve harekat sırasında, Ermenistan Fatihi unvanını hak edecek derecede başarılıydı. Ancak siyaset hayatında aynı başarıyı gösterememiş olması, bir takım haksızlıklara uğradığına inandırarak kendisini küstürmüştü. Milletvekilliği sırasındaki tutumu, ciddi çalışmalar yerine politika oyunlarına katılması, Mustafa Kemal'in sağlığında daha ileri mevkilere geçmesini önlemiştir.
Ancak Atatürk'ün ölümünden sonra, İstanbul'dan milletvekili seçilerek Meclis'e girdi ve Meclis Başkanlığı'na getirildi. Karabekir, orta boylu, tıknaz, hareketleri yumuşak, konuşması ağır, sesi güzel ve güzel sanatlara kabiliyeti olan bir insandı. Ahlâkı itibarıyla daima emrindekilere örnek olmuştu. Eğitim alanında da kabiliyetini, yaptıklarıyla ispatlamıştı. Ordudan ayrıldığı halde askerlik ruhunu hiçbir zaman kaybetmemişti. Kendisinden beklenmeyecek bir gurur sahibiydi. Kurtuluş Savaşı sıralarındaki fedakârlık ve çabalarının, başarılarının unutulduğu, hatta Mustafa Kemal tarafından unutturulmak istendiği zannına kapılmıştı.
Meclis'ten ayrıldıktan sonra Erenköy'de, tren yolu üzerindeki köşküne kapanmış, uzun bir zaman adeta sürgün hayatı yaşamıştı. Bu arada, Atatürk'ün Nutuk adlı eserine benzer tarzda hatıralarını kaleme almış, adını da İstiklal Harbimiz koymuştu.
Türk Kurtuluş Savaşı'nı bütün ayrıntılarıyla anlatan bu hatıralar, 1960 yılında Kâzım Karabekir'in kızları tarafından bastırıldı.
Büyük komutan Ermenistan Fatihi Kâzım Karabekir Paşa Millî Mücadeleye Atatürk'ün tam zor anında katılmış ve Millî Mücadelenin kazılmasına en büyük katkıları sağlamıştır. Özellikle Doğu cephesi komutanlığında Ermenilerin Türklere karşı yapmış olduğu katliamı yaşamıştır. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun.
Bakmadan Geçme