'Tarım biterse, coğrafya biter'
Konya ovasının çok geniş ve verimli topraklara sahip olmasına rağmen sulama sorunun olduğunu söyleyen Konya Ticaret Borsası Başkanı Hüseyin Çevik, 'Sorunları çözemezsek tarım biter, bu bölgede tarım biterse burada nüfus da kalmaz.' dedi.
Konya’nın Türkiye’nin tarımında çok önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen Konya Ticaret Borsası Başkanı Hüseyin Çevik, “Nüfusunun yüzde 63,2'sinin tarım ve tarıma dayalı sanayi sektöründe istihdam edilen Konya'daki tarım işletmeleri Türkiye toplam tarım işletmelerinin yaklaşık yüzde 5’ini oluşturmaktadır. Gerek sağlanan katma değer açısından gerekse sağladığı istihdam bakımından tarım sektörü, Konya ekonomisi için hayati bir öneme sahiptir. Konya, 2 milyon ha tarım arazisi ile Türkiye tarım arazisi varlığının % 8’ine, 3,2 milyar m3 kullanılabilir su varlığı ile Türkiye kullanılabilir su varlığının %3’üne sahiptir. Bölge tarım alanının ancak %30’u sulanabilmekte, %70’inde kuru tarım yapılmaktadır. Konya 6,5 milyar TL ile Türkiye bitkisel üretim değerinin % 5,4’ünü, 5,5 Milyar TL’lik hayvansal üretimiyle de Türkiye hayvansal üretim değerinin % 4,4’ünü toplam 11 Milyar TL ile Türkiye tarımsal hasılasının yaklaşık % 5’ini karşılamaktadır. Konya, Türkiye tohum üretiminin de % 38’ini tek başına karşılamaktadır. Konya, Türkiye ekmeklik buğday üretiminin yaklaşık %11’ini, makarnalık buğday üretiminin %20’sini, arpa üretiminin %14’ünü, şeker pancarı üretiminin %35’ini, bakliyat üretiminin % 10’unu, mısır üretiminin %10’unu, yağlık ayçiçeği üretiminin %20’sini karşılamaktadır.” dedi.
“KONYA SANAYİSİNİN TEMEL TARIMA DAYANIR”
Konya’nın sanayisinde tarımın önemli bir yer tuttuğunu ifade eden Çevik, “Konya’da otomotiv sanayi de etkili ancak Konya sanayisinin temeli tarım makinelerine dayalıdır. Konya’nın bugün 1,5 milyar dolar ihracatı görünüyor. Bunun 480 milyar dolarını makine kapsıyor. Bu makinelerin yüzde 80’i de un değirmenleri ev tarım makinalarıdır. Bu sorun çözülmez de bu bölgede tarım biterse burada nüfus da kalmaz. Dinin direği namazsa, Türkiye’nin direği de Orta Anadolu’dur. Buraları yıkarsanız coğrafya yıkılır. Biz de Konya’da bulunan pazarı geleneksel anlayıştan modern anlayışa dönüştürmek için çalışıyoruz. Normalde Borsaya ürün gelsin, bu ürünü esnafla buluşturalım ve açık arttırma satalım. Açık artırma olunca da sen bana bırak, ben sana bırakayım derken köylünün borsaya güveni sarsılıyordu. Bu nedenle biz 2011 yılında elektronik sisteme geçtik. Bu sayede bize gösterilen teveccüh arttı. 180 ile 220 bin ton arasında işlem yapan satış salonumuz bugün 1 milyon tonlara kadar çıktı. Bu ayağı oturtmayı başardık. Bunun ikinci ayağı da ürün ihtisas Borsasının alt yapısı olarak lisans depoları kurulup bunun elektronik ürün senedi üzerinden İslami bir enstrüman olması ile alakalı çalışmalardı.” şeklinde konuştu.
“KONYA KOP İLE POTANSİYELİNİ KULLANABİLECEK”
Konya Ovası Projesi’nin Konya için büyük önem arz ettiğinin altını çizen Çevik, “Konya Ovası’na su transferi yüz yıl önce Cennet Mekan Sultan Abdülhamit döneminde düşünülmüş. Ova’nın bu hayali ise Hükümetimiz tarafından hayata geçirilmiştir. Bu açıdan Cumhurbaşkanımıza ve Başbakanımıza sonsuz teşekkür ediyoruz. Ova için çok önemli bir adım olan proje ile Göksu nehrinden yılda 414 milyon metreküp su kazanılacak. Fakat bu suyun 150 milyon metreküpü içme ve sanayi su ihtiyacı için kullanılacak olması nedeniyle, çok önemli bir adım olmasına rağmen tarıma istenilen katkıyı sağlamayacaktır. Mavi Tünel ile sulanacak arazi 70 bin hektar kadar olacaktır. Konya; kurak iklimine bağlı olarak büyük potansiyeline rağmen çoğu yerde 2 yılda 1 ürün alabilmektedir. Türkiye’de nadasa bırakılan alanların yüzde 16’sı Konya Ovası’nda olup, bunun ekonomiye kazandırılması gerekir. Konya’nın kuzey ve doğu bölgelerinde uygun ve çok büyük tarım arazileri olmasına rağmen sulanamayışından dolayı büyük potansiyeline rağmen çoğu yerde iki yılda bir ürün alınabilmektedir. Bölgemizin tarım potansiyelinin önündeki en büyük engel, bu potansiyelin kullanılamıyor olmasıdır. Bunun en büyük nedeni ise ‘Su’dur. Tarımın iklim şartlarına bağımlılığı azaltılması gerekir. Bu amaçla Konya kapalı havzasının sulama suyu ihtiyacını karşılamak için KOP Bölgesi’ne havza dışı su transferi yapılması zorunluluktur. Bunun bir ‘Devlet Projesi’ olarak ele alınması gıda güvenliğimiz açıdan çok önemlidir. Havza dışından petrol gelebiliyorsa su da gelmelidir. Bu proje ile birlikte Konya’nın tarımı, ticareti ve sanayisi gelişecek, gayrisafi hasılaya olan katkısı artacaktır. Konya Ovası topraklarının suyla buluşturulmasının ‘Devlet Projesi’ olarak ele alınmasıyla birlikte KOP Bölgesi, GAP Bölgesiyle birlikte, yakın coğrafyanın gıda üssü olacaktır. Artan üretimle birlikte gelişecek olan gıda sanayisinin ihracatı cari açığımızın kapanmasına çok daha büyük katkı yapacaktır. Ülkemiz stratejik önemi daha da pekişecek, 2023, 2053 ve2071 nihai hedeflerimize ulaşmamızda önemli katkı yapacaktır. Artacak tarımsal gücümüzle birlikte, vicdanı da güçlü Ülkemiz, mazlumlara yardımını arttıracaktır.” dedi.
“HUBUBATTA KALİTEYİ ARTTIRACAĞIZ”
Konya Ticaret Borsası olarak, hububatta kaliteli üretim konusunda ciddi projeler hazırladıklarını da sözlerine ekleyen Çevik, “İnşallah birkaç sene içinde, ülke genelinde kaliteli tarımsal ürün bilincini geliştirerek; özellikle hububat üreticimizle kalitede artışlar sağlayacağız. Amacımız tüccar ve sanayicimizi ülke dışı havzalara muhtaç etmemek ve kaynaklarımızı kendi çiftçimize aktarmaktır. Türk sanayicisi ve tüccarı ihtiyaç duyduğu kaliteli buğdayı yurtiçinden karşılamak istemektedir. Bu konuda en büyük görev üreticilerimize düşmektedir. Kaliteli ürünün piyasada çok daha fazla para ettiği bilindiği halde ne yazık ki üreticimiz bu konuda istenilen gayreti pek göstermiyor. Örneğin aynı yörenin, aynı çeşit buğdaylarından kalitesiz olanı 750 TL kaliteli olanı 1.050 TL’ye satılmaktadır. Burada tarlasıyla ilgilenen çiftçimiz daha çok kazanmaktadır. Bu açıdan üreticilerimizin kendi gelirlerini artırmaları için kaliteli üretime dikkat etmeleri gerekmektedir.” ifadelerini kullandı.
“LİSANSLI DEPOLARA TALEP YOĞUN”
2005'de Türkiye'de lisanslı depoculuğun yasası çıktığını ve bu depolara yoğun bir rağbetin olduğunu ifade eden Çevik, “Tarımsal üretimimize değer katıp tarımsal ticarette de önde gelen bir ülke olmak istiyorsak, borsalarımızın dünyada başarılı örnekleri olan borsaların kurumsal ve işlevsel özellikleri incelenerek yeniden şekillendirilmesi önemli bir adım olacaktır. Bunun en önemli ilk basamağı olan Lisanslı Depoculuk Sistemi ile ilgili yürütülen projemiz artık hayata geçirilmiştir. 100 bin tonluk kapasitesiyle tek bir alanda Türkiye’nin en büyük lisanslı depolarımızı 2014 yılı harman sezonunda tarımın ve tarımsal ticaretin hizmetine sunduk. Tarımsal ürünlerin ticaretinin önemli bir hale geldiği günümüzde, ASLİDAŞ Lisanslı Depoculuk Anonim Şirketi çatısı altında lisanslı depoculuk ile önemli bir değişimi yaşamaktayız. Bu değişimle birlikte üreticimiz, tüccarımız, sanayicimiz ve devletimiz büyük kolaylıklar ve kazanımlar sağlamıştır. Hükümetimizin tüccarlarımıza KDV, gelir ve kurumlar vergisi desteğini vermesinin yanı sıra, ürününü lisanslı depoya teslim eden çiftçilerimize ton başına 3 TL destek, %2 stopaj muafiyeti vermeye başlaması üreticilerin özendirilmesi ve istenilen seviyeye ulaşması açısından önemli bir adım olmuştur. Üreticimiz mal arzının çok olduğu harman sezonu ihtiyacı kadarını spot piyasada satıp, geri kalanının lisanslı depoya koyarak malın değerli olduğu bir zaman satabilecektir. Şu anda depolarımıza rağbet oldukça fazladır. Bu açıdan Hükümetimize, bakanlık bürokratlarımıza ve emeği geçenlere bir kez daha teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.
İSMAİL KOÇ / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme