TCMB'nin PPK gündemine ilişkin açıklaması

TCMB'nin PPK gündemine ilişkin açıklaması
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Dolar/TL Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) açıklaması ve beklentileri karşılamayan ABD perakende satış verilerinin ardından 2,67'nin altına geriledi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 22 Nisan'da yapılacak Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında, döviz depo piyasası faiz oranlarında ölçülü bir indirimin ve Türk Lirası zorunlu karşılık oranlarına ödenen kısmi faiz oranlarında ölçülü bir artışın gündeme alınacağını bildirdi. Ayrıca duyuruda, toplantıda gerekli görülmesi halinde finansal piyasalardaki istikrarı destekleyici yönde ilave tedbirlerin de ele alınabileceği ifade edildi.

Analistler, TCMB'nin açıklamasının bankaları likidite ve net karlılık bakımından bir miktar rahatlatacağını belirterek, rezerv opsiyon mekanizmasından döviz çıkışına neden olarak döviz piyasasında bir miktar TL lehinde hareketlere neden olabileceğini dile getiriyor.

Bugün güne 2,6682'den başlayan dolar/TL, doların küresel piyasalarda güçlü seyrini sürdürmesinin etkisiyle tarihi zirve seviyesini 2,6873'e taşımıştı. TCMB'nin açıklamaları ve ABD mart ayı perakende satış verilerinin piyasa beklentilerinin altında gelmesiyle dolar/TL, 2,6812 seviyesinden 2,6677'ye kadar geriledi. Dolar/TL şu dakikalarda 2,6660 seviyelerinde işlem görürken, gün içinde 2,7625'e yükselen döviz sepeti ise 2,7530 seviyesinde hareket ediyor.

 

- "TL'nin sepet bazında 2,75 seviyesinin üzerinde daha hızlı değer kaybetmesi tercih edilmedi"

 

AA muhabirine TCMB'nin açıklamaları hakkında değerlendirmelerde bulunan Ziraat Yatırım Ekonomisti Bora Tamer Yılmaz, Merkez Bankası'nın kur oynaklığına kayıtsız kalmadığını ifade etti

Yılmaz, şunları kaydetti:

"1 ay ve 3 ay vadeli kur oynaklığının sırayla 14,78 ve 15,17 seviyelerine yükselmesiyle birlikte fiyat istikrarı açısından TL'nin sepet bazında 2,75 seviyesinin üzerinde daha hızlı değer kaybetmesinin tercih edilmediği söylenebilir. Zira olası avro/dolar paritesi oynaklığında dolar karşısında TL'nin avroya göre daha şiddetli değer kaybına maruz kalabileceği ve Türkiye’nin ağırlıklı ithalat faturası dolardan oluştuğu için kur geçirgenliği nedeniyle mümkün olduğunca kur konusunda hassasiyet gösterildiği anlaşılmakta.

Bu seviyelerin Çin yuanındaki olası değer kayıplarını da absorbe edebileceğini düşünüyoruz. TCMB de piyasa ile daha önce çeşitli durumlarda gerçekleştirdiği gibi iletişime geçerek döviz likiditesini artırmaya yönelik önlemler alabileceğini ve gerekli görülürse finansal koşulların da sıkılaştırılabileceği mesajını vermekte. Zorunlu karşılıklara telafi faizi konusundaki uygulamanın Rezerv Opsiyon Mekanizması (ROM) katsayılarında indirime benzer etki yapması beklenebilir."

İş Yatırım Ekonomisti Muammer Kömürcüoğlu ise, Merkez Bankası’nın yapacağı değişiklik miktarlarını görmeden piyasa üzerindeki etkiyi anlamanın mümkün olamayacağını belirterek, "Şimdilik bugünkü açıklama TCMB’nin daha çok kurdaki bozulmaya karşı hareket ettiğini göstermeye yönelik sinyal vermesi olarak adlandırılabilir" dedi.

 

-  "Politika faiz oranının artırılmasını beklemiyoruz"

 

Capital Economics'in Gelişmekte olan Piyasalar Kıdemli Ekonomisti William Jackson ise TCMB'nin bu ay gerçekleştireceği para politikası toplantısından önce olağan dışı karar alarak, parasal koşulları sıkılaştırmanın ve Türk Lirası'nı (TL) desteklemenin yollarını aradığını söyledi.

Döviz depo piyasası faiz oranlarındaki ölçülü bir indirimin, bankaların TCMB'den döviz cinsi borçlanma maliyetlerini azaltacağını belirten Jackson, TL zorunlu karşılık oranlarına ödenen kısmi faiz oranlarındaki artırımın ise yerel parasal koşulları sıkılaştıracağını dile getirdi.

Jackson, TCMB'nin bu sabah dolar karşısında rekor düşük seviyelere gerileyen TL'deki çöküşü engellemeye çalıştığını aktararak, şunları kaydetti:

"TCMB, özellikle seçim öncesi dönemde politika faizini artırmada istekli görünmüyor. Alınacak önlemlere ilişkin verilen sinyaller, işe yarayabilir. Bu önlemler gerçekleştirildiği zaman, parasal koşulların beklenenden daha sıkı olacağı görüşündeyiz. Türkiye'de yüksek enflasyon ve geniş cari açık olmak üzere derinliğe sahip olan temel nedenler, yalnızca düşük petrol fiyatlarıyla çözülmez. Biz bu nedenlerle politika faiz oranının artırılmasını beklemiyoruz."

Bakmadan Geçme