1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. TDK Başkanı Gülsevin, "Yunus Emre ve Dünya Dili Türkçe" panelinde konuştu:
TDK Başkanı Gülsevin, "Yunus Emre ve Dünya Dili Türkçe" panelinde konuştu:

TDK Başkanı Gülsevin, "Yunus Emre ve Dünya Dili Türkçe" panelinde konuştu:

"Dil kimliğimizdir. Kimlik çok önemlidir. Dilimizi kaybedersek kimliğimizi kaybederiz"

A+A-

BURSA (AA) - Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Gürer Gülsevin, "Dil kimliğimizdir. Kimlik çok önemlidir. Dilimizi kaybedersek kimliğimizi kaybederiz." dedi.

TDK tarafından Bursa Uludağ Üniversitesinin (BUÜ) ev sahipliğinde Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Yunus Emre ve Dünya Dili Türkçe" paneline katılan Gülsevin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ocakta "Dünya Dili Türkçe" başlığıyla bir seferberlik başlattığını ve bu yılı da "Yunus Emre ve Dünya Dili Türkçe" yılı ilan ettiğini hatırlattı.

Bir devlet başkanının dile önem vermesinin ve onu gündeme getirerek bu yılı "Yunus Emre ve Dünya Dili Türkçe" ilan etmesinin çok önemli bir girişim olduğunu vurgulayan Gülsevin, "Türkçe üzerinde endişeleri var, yozlaşmak üzere. Dil kimliğimizdir. Kimlik çok önemlidir. Dilimizi kaybedersek kimliğimizi kaybederiz. O yüzden böyle bir yıl ilan etmesi, tarihte de gördüğümüz devlet adamı tavırlarındandır." değerlendirmesinde bulundu.

Gülsevin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Dilimiz Kimliğimizdir" başlığıyla 2017 yılını da "Türk Dili Yılı" ilan ettiğini anımsatarak, "'Dilimiz kimliğimiz midir?' diye hiç düşünmeyin. Gerçekten kimliğimizdir. Tarih boyunca yaşamış çok büyük medeniyetler, imparatorluklar var. Bir kısmı yok bugün. Mesela milattan önce 3500 yazıyı ilk kullandıkları için -bizim bildiğimiz, öyle biliyoruz- tarihi Sümer ile başlatıyorlar. Sümerler'den önce de medeniyet var. Sümerler zamanında da medeniyet var ama yazıyı Sümerler kullanmış. Bugün Sümerler var mı? Yok. Sümerler niye yok oldular? Çünkü dillerini kaybettiler. Bulundukları toplumda asimile oldular. O yüzden hakikaten dil kimliktir ve sahip çıkmak lazım." diye konuştu.

Türk dilinin tarihte bilinen en eski diller arasında yer aldığının altını çizen Gülsevin, Türkçe'nin bu konuda dünya dilleri arasında ilk 10'da yer aldığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Yaklaşık 250 milyon insan Türk dilini konuşuyor. Türkçe bugün yaklaşık 12 milyon metrekarelik bir alan içinde konuşuluyor. Her dile dünya dili diyemezsiniz. Dünya dili olmak için belirli ölçütler olması gerekir. Dil bilimciler, dünya üzerinde 6-7 bin dil olduğunu söylüyor ancak bunların hepsi konuşma dilidir. Konuşma dilinin bir üst statüsü, yazı dili, edebi dildir. Bunların ne kadarı yazı dili olmuştur? Türkçe, tarihin en eski dönemlerinden beri yazı dilidir. Edebi dilin bir üst seviyesi vardır; devlet dili. Bunlardan kaç tanesi devlet dilidir? Devlet dili çok yüksek bir statüdür. An itibarıyla Birleşmiş Milletler'e kayıtlı 193 ülke var. Yani taş çatlasa 6 bin dil içinde devlet dili statüsüne çıkmış 193 dil vardır ancak biliyorsunuz ki bu kadar devlet dili yok. Birçok ülke devlet dili olarak İngilizce, Almanca, Fransızca veya Rusça'yı kullanıyor. Devlet dilinin bir üst statüsü ise eğitim dilidir. Bazı devletler kendi dillerini devlet dili yapmışsa bile eğitimde başka dilleri kullanıyor. Bu dillerin olmadığı dönemlerde Türk dilinin yazılı metinleri vardır ve bugüne kadar gelmiştir."

TDK Bilim Kurulu Üyesi ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hayati Develi de konuşmasında Yunus Emre'nin yaşadığı dönem ve eserlerinden örnekler verdi.

BUÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hatice Şahin'in moderatörlüğünü üstlendiği panel, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, etkinliğin sonunda Gülsevin ve Develi'ye teşekkür belgesi takdim etti.


HABERE YORUM KAT