Rus uçaklarının bombardımanı altında Türkmen Dağı’na girerek Sultan Abdülhamid Han Tugayı’yla birlikte Gumam Operasyonu’na katıldık. Savaş tam zaferle sonuçlanacakken Rus uçakları muhaliflere ağır zayiat verdirdi. 10 kişi geldiğimiz pikapla 5 kişi eksilmiş halde geri döndük
Rusya'nın ağır bombardımanı altındaki Türkmen Dağı'nda savaş hız kesmeksizin sürüyor. Rusya'nın bombaladığı bölge Türkiye sınırına çok yakın. Angajman kuralı nedeniyle Suriye uçakları bölgeye giremiyor ancak Rus uçakları muhaliflerin elindeki bölgelere bomba yağdırıyor. 2011 Mart'ında başlayan Suriye İç Savaşı ile birlikte Bayır-Bucak bölgesini korumak için Türkmen gençler tarafından kurulan 'Sultan Abdülhamid Han Tugayı'na dahil olduk. Burada özgürlük mücadelesi veren gruplardan biri olan Tugay'ın 320 askeri var. Ama içlerinde sadece 6-7 kişinin mesleği 'askerlik'. Diğer tüm savaşçılar çiftçi, tamirci, manav ve bakkallardan oluşuyor. Ama yıllardır süren iç savaş, onları birer 'profesyonel savaşçı' yapmış.
LAZKİYE YOLUNDA GUMAM
Az sonra Lazkiye'nin Bayır-Bucak'a açılan kapısı olan Gumam bölgesine Türkmen gruplar ortak saldırı başlatacak. Köyün yarısı muhaliflerde diğer yarısı ise Esed güçlerinin elinde. Bir gece önce binlerce havan topu ve füzenin düştüğü mevziler onarılırken Rusya'nın Suriye'de askeri operasyonlara başlamasının savaşın şiddetini katbekat artırdığı konuşuluyor. Muhalifler, savaş boyunca birçok bölgeyi rejim güçlerine kaptırdı ancak Türkmenler Gumam'ı almak için ısrarlı. Çünkü bölge, Esed'in kalesi olan Lazkiye'ye 20 km uzaklıkta. Sahil geçişleri de bu noktadan sağlanıyor.
ESED DEĞİL RUSYA VAR
Her tugay, iyi yetişmiş 10-12 kişilik özel timlerini öğleden sonra bölgeye sevk ediyor. Biz de komuta kademesiyle birlikte savaşı cephe gerisinden takip ediyoruz. Abdülhamid Tugayı'nın Komutanı Ömer Abdullah, telsiz vasıtasıyla cepheyle irtibat halinde. Kardeşi Zekeriya da Gumam'da çatışıyor. Bu nedenle telsizi daha bir can kulağıyla dinliyor. Bu sırada bize cepheyle ilgili bilgi veriyor:
“Rus askerleri, Hizbullah'ın Lübnan'dan getirdiği militanlar ve İranlı askeri yetkililer burada. Biz Lazkiye'de Esed'le savaşmıyoruz, zaten Esed'in gücü kalmadı. Rus uçakları bombardıman yapıyor, harekat merkezini de Rus kumandanlar yönetiyor. Çocuklar burada zor dayanıyor, Allah'ın gücü ve kendi sabırlarıyla düşmana karşı durmaya çalışıyorlar. Rus bomba ve füzelerinden yerin altına kazdığımız tünellerle korunmaya çalışıyoruz.”
MİSKET BOMBALARI ZAYİATI ARTTIRDI
Türkmenler küçük havan topu desteğiyle 50'si Rus yaklaşık 500 kişilik rejim gücünün konuşlu olduğu Gumam'ın içine kadar girdi ancak savaş uçaklarının etkili bombardımanı muhaliflere ciddi zarar verdi. İsrail'in Gazze'de kullandığı 'yasak' misket bombası, fil bombaları, helikopterlerin attığı varil tipi bombalar ve etkili füzelerle muhalifler tuttukları mevzilerden geri çekilmek zorunda kalıyor. Sık ağaçların koruduğu bir mevzi 'acil ilkyardım merkezi' olarak hazırlanmış durumda. Akşamın zifiri karanlığında yaralıları taşıyan araçlar farlarını yakmadan buraya gelmeye çalışıyor. Sadece bir kişi, uçaklara fark edilmemek için elinde küçük bir ışıkla araçlara yol gösteriyor.
5 YILDIR AYNI MANZARA
Muhaliflerin elinde güdümlü füzeler veya uçakları düşürebilecek nitelikte roketler yok. Operasyon timlerinin elindeki mühimmat da tükenince köyün geri alınamayacağı anlaşılıyor. Yapılan durum değerlendirmesinde geride kimsenin bırakılmaması kararlaştırılıyor. Cephe gerisinden iki araç, cenazeleri ve son yaralıları almak için köye gönderiliyor. 1'i Abdulhamid Tugayı'ndan olmak üzere 10 muhalifin hayatını kaybettiği 25 muhalifin yaralandığı operasyon böylece sona erdi. Tugay'dan 4 de yaralı var. Esed güçlerinden ise en az 30 kişinin öldüğünü öğreniyoruz. Buraya 10 kişi geldiğimiz pikapla, 5 kişi eksilmiş halde geri dönüyoruz. Suriye işte bu kaderi yaklaşık beş yıldır her gün yaşıyor.
Yerliyiz haklıyız
'Abdülhamid Han' adlı Türkmen tugayının 'doçkacısı' olarak bilinen Beşar, rejim birliklerinin elinde bulunan ve Lazkiye yolunda stratejik öneme sahip Gumam Köyü bölgesine saldırı için -ki onlar buna 'iktiham' diyor- son hazırlıkları yapıyor. Doçkacı Beşar, bir Ortadoğu geleneği olan sabah kahvesini sobada pişirip küçük bardaklara koyarken, “Onların binlerce füzesi, uçakları, İran-Irak-Lübnan-Afganistan'dan getirdikleri binlerce taşıma askeri var ama biz yerliyiz ve haklıyız” diyor.
Burada IŞİD yok
Türkmen savaşçı Mustafa, Rusya'nın “IŞİD'i bombalıyoruz” şeklindeki açıklamasını komik buluyor. Mustafa, “Görüyorsunuz Türkmen Dağı'nda IŞİD'e ait tek bir nokta yok. Halep'te var, Deyr-ez Zor'da var, Rakka'da var ancak Bayır Bucak'ta yok. Biz buranın halkıyız ve topraklarımızı koruyoruz, ancak Rusya bize saldırıyor” ifadelerini kullanıyor. -Yenişafak
Bakmadan Geçme