Temel Liselerin açılmasıyla birlikte, devletin üstünden büyük bir yükün alındığını ifade eden eğitimci Cafer Uza, Eğitim kurumlarının çeşitlenmesiyle bir rekabet ortamının oluştuğunu, bu rekabetin de beraberinde başarıyı getireceğini söyledi.
Dershanelerin Özel okullara dönüştürülmesi sürecinde Temel Lise olmak için müracaatlarını yaptıklarını söyleyen Boğaziçi Eğitim Kurumları Kurucu Üyesi ve Özel Hatem Temel Lisesi Yönetim Kurulu Üyesi Cafer Uza, ‘’Temel Liseye geçtikten sonra daha kurumsal bir hale gelmek için Boğaziçi Eğitim Kurumları olarak ulusal bir firma ile çalışmak istedik. Bu noktada da Hatem Okulları ile bir anlaşma yaptık. Hatem Okulları da son dönemde yaygınlaşan eğitim kurumları arasında bulunuyor. Bunun haricinde de 32 ilde faaliyetleri var. Oldukça hızlı büyüyen bir kurum. Hedefleri arasında da 3 yıl içinde 100 okula ulaşmak bulunuyor. Bu noktada da biz de bu zincire katıldık. Devletimiz sağlıkta olduğu gibi eğitimde de özel sektörün payını artırarak insanlara tercih imkânı vermek istiyor. Bugün Kolejlerin ücretleri gerçekten yüksek meblağlar. Bunu karşılayabilecek insan sayısı da çok fazla değil. Temel Liselerin fiyatları 5 bin ile 10 bin arasında değiştiğinden, teşvik de çıktığı takdirde normal bir devlet memuru bile çocuğunu rahatlıkla bu okullara gönderebiliyor. 8 bin liraya kaydolmuş bir öğrenci kardeşimize 3.200 lira bir teşvik çıktığı takdirde geriye 4.800 lira gibi bir meblağ kalıyor. Neredeyse bir dershane fiyatına denk geliyor. Onu da zaten 10-12 takside bölünebiliyor.‘’ dedi.
TEMEL LİSELERE BÜYÜK RAĞBET VAR
Konya’nın önemli okullarından ciddi sayıda öğrenci Temel Liselere geçiş yaptığını aktaran Uza, ‘’Dershanelerin dönüşüm süreciyle birlikte şu anda Konya’da 13 tane Temel Lise var. Bunlar mevcut dershane kökenli liseler. Temel Liseleri insanlar sınavlara hazırlayan kurumlar olarak gördükleri için oldukça rağbet görüyoruz. Çünkü bu kurumlar sınavı, sistemi, öğrenciyi nasıl hazırlayacağını bilen kurumlar. Bu nedenle de Temel Liseler ilk yılında oldukça ilgi gördü. Devletimiz Temel Liselere ciddi kolaylıklar sağladı. Dershanelerin kapatılmasının ardından dönüşüm sürecinde bu kurumların ayakta kalabilmesi lazımdı. 4+4 sisteminin ardından Liselere bir yığılma meydana gelmişti. Temel Liseler bu anlamda bir boşluğu doldurdu. Geçen yıllarda Anadolu Liselerinin kontenjanları arttırılmak zorunda kalmıştı. Sınıf mevcutları da bu noktada her sene artıyordu. Bu da kaliteyi düşürüyordu. Temel Liselerin kurulmasıyla birlikte devlet okulları da rahatlamış oldu.‘’ ifadelerini kullandı.
REKABETİN OLDUĞU HER YERDE KALİTE VARDIR
Kolejlerden Temel Liselere çok sayıda geçiş olduğunu belirten Uza, ‘’Kolejler okul mantığıyla hareket ediyor. Temel Liseler ise sınav maratonuna yönelik bir hazırlık yaptığı için özellikle Kolejlerin son sınıflarından ciddi anlamda geçiş oldu. Bu da ciddi anlamda rekabeti getiriyor. Bir tarafta kolej, bir tarafta Temel Lise, bir tarafta da devlet okulu. Sonuçta üniversiteyi kazanan kişi sayısı değişmeyecek ama bir kalite ortaya çıkmış olacak. Son dönemde kalite anlamda bir sıkıntı vardı. 2019 yılının sonuna kadar dört yıllık bir dönüşüm söz konusu. Bu süre içinde müstakil bir binası olan, gerekli fiziki şartları taşıyan bir özel okula dönüşmemiz gerekiyor. Bütün Temel Liseler bu şartları yerine getirerek özel okullara dönüştüğünde Konya’da ve Türkiye’de özel okul sayısı birden 3-4 kat artmış olacak. Bu da eğitimdeki özel sektörün payını ciddi anlamda yükseltecek.’’ şeklinde konuştu.
MERDİVEN ALTI DERSHANECİLİĞE ÖNLEM ALINMALI
Temel Liselere geçiş sürecinde bir takım sorunlarla karşılaştıklarını da ifade eden Uza, ‘’Dönüşüm süreci çok hızlı ilerlediği için onayların ister istemez biraz geç gelmesi faaliyetlerin geç başlamasına sebep oldu. Bu durum açıkçası biraz zorladı. Dönüşüm sürecinde eğitimle hiç alakası olmayan bir grup, merdiven altı dershaneciliği dediğimiz, fırsattan faydalanan bir grup ortaya çıktı. Hiçbir resmiyeti olmayan bir ortamda 4-5 öğretmen arkadaş bulup, yasal olmayan yollarla bir nevi dershanecilik yapmaya başladılar. Farklı isimlerle bu işi sürmeye çalışanlar var. Hükümet de buna yönelik bir takım tedbirler alıyor ama adı üstünde merdiven altı olduğundan hepsinin tespiti mümkün olmuyor. ‘’dedi.
BİR ÖNCEKİ SINIFIN DERSLERİNİ DE VERİYORUZ
Bir önceki seneden öğrencilerin eksik olduğu noktalarının olabileceği düşüncesiyle ham kendi sınıflarının hem de bir önceki senenin derslerini verdiklerini sözlerine ekleyen Uza, ‘’10 ve 11. sınıf öğrencilerine geldikleri okulda eğitimlerini tam alamamış olabileceği düşüncesiyle hem okuduğu sınıfın programını hem de bir önceki senenin programını uygulayarak gittik. Sonuçta üniversite sınavı 4 yıllık bir birikimin sınavıdır. Hatta ilköğretimden başlayan bir birikimin sınavıdır. Bu nedenle böyle faaliyetimiz oldu. Önümüzdeki senenin kayıtları için 27 Şubat’ta 8, 9, 10 ve 11. sınıflara yönelik bir ödüllü deneme sınavı yapacağız. Bu sınavı Hatem Okulları düzenliyor ve Türkiye’deki tüm okullarında uyguluyor. Öğrenci burada hem il genelindeki başarısını hem de Türkiye genelindeki başarını görme imkânı bulacak. Öğrenciler sınavdaki derecesine göre bir sonraki sene bizi tercih ettiği takdirde bir takım indirimler kazanacak. Çok iyi bir dereceye sahipse ücretsiz okuyabilme imkânına sahip olacak. Bunu da İnşallah 27 Şubat’ta organize edeceğiz. ‘’ diyerek sözlerini tamamladı.
İSMAİL KOÇ / YENİ HABER GAZETESİ