1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Temizlik işçileri anlatıyor: "Elimden gelse üç maske takacağım"
Temizlik işçileri anlatıyor: "Elimden gelse üç maske takacağım"

Temizlik işçileri anlatıyor: "Elimden gelse üç maske takacağım"

Dünyayı etkisi altına alan pandemi, tüm meslek kollarında çalışanların hayatını derinden etkiledi. Temizlik işçileri de salgından en çok etkilenen ve bulaş riski yüksek olan meslek gruplarından biri.

A+A-

Ülkenin dört bir tarafından temizlik işçileri salgın döneminde yaşadıklarını, geleceğe dair umutlarını hurriyet.com.tr için anlattılar.

"HADİ ARTIK GEL" DİYECEKLERİ GÜNÜ BEKLİYORUM

Pandemi benim hayatıma büyük bir darbe vurdu diyebilirim. Ben geçimimi evlere temizliğe giderek sağlıyorum. Pandemi öncesinde haftanın 4-5 günü çalışıyordum, bazı haftalar 7 gün çalıştığım bile oluyordu. 2 çocuğumun ve kendimin her ihtiyacını karşılayabiliyordum.

Pandemi ile birlikte insanlar evine kimseyi sokmak istemediği için temizliğe gittiğim yerler “Artık gelme” dediler. Önce geçici bir süre olduğu için idare ederim dedim ama süreç bu zamana kadar uzadı. Herhangi bir sosyal güvencem olmadığı için çok zorluk yaşıyorum. 

Şimdilerde bazı apartmanların merdivenlerini yıkayarak en azından yiyecek paramızı çıkarıyorum, "Buna da şükür" diyorum. Çalıştığım ailelerin "Hadi artık gel" diyecekleri günü bekliyorum.

SOKAKLAR TERTEMİZ OLUNCA HUZUR BULUYORUM

Belediyede temizlik işçisi olan Kadir Yanık için sokakların tertemiz olması en büyük mutluluk kaynağı. Pandemi döneminde de mesleğini aşkla yapmaya devam ediyor:

"Ben 15 yıldır belediyede temizlik işçisi olarak çalışıyorum. Pandemi döneminde vatandaşlarımız sokağa pek çıkmadığı için eskisinden daha az çöp oluyor. Maske takmaya başladığımız ilk zamanlarda maskeleri yerlere atanlar oluyordu maalesef. Biz yılmadan, usanmadan ilçemizi temiz tutmaya çalıştık. Kimse yerde maske ve çöp görmediği için artık yerlere maske atan da kalmadı. Sokaklarımız temiz olduğunda ben çok huzurlu oluyorum. Sağlıklı bir yaşam için bu salgın döneminde birbirimize olan hassasiyetlerimizin en üst seviyede olması lazım. Umarın en kısa sürede bu hastalıktan kurtuluruz ve maskesiz günlerimize geri döneriz."

MECBUR KALMADIKÇA KAPININ ÖNÜNDEN BİLE GEÇMİYORLAR

Emekliyim ek gelir olsun diye bu işi yapıyorum. Sabit maaşım yok, müşterilerin bıraktığı tuvalet ücreti ile geçiniyorum. Özellikle yazları çok güzel para kazanıyorum ve ailemin geçimine katkı sağlıyorum. Pandemi nedeniyle umumi tuvaletlere gelen kişi sayısı o kadar azaldı ki mecbur kalmadıkça kimse kapısının önünden bile geçmiyor. Geçen de eline kolonya dökmek için duruyor.

Sağ olsun duyarlı halkımız onun için bile para bırakıyor benim durumumu bildikleri için. Ben şanslıyım küçük yerde yaşıyorum ve yardımcı olan komşularımız var. Büyük şehirlerde bu durumda olmak çok daha zor. Bu yüzden yine de halime şükrediyorum. İnşallah bir an önce bu hastalık defolup gider hayatımızdan ve eski günlerimizi geri döneriz.

İNSANLAR ÖZENLİ DEĞİL

Pandemi ilk çıktığı dönem ilk üç ay bütün işlerim iptal oldu. Hiçbir şekilde çalışamadım. Ardından tam işler biraz düzeliyor derken oğlum pozitif çıktı ve bize de bulaştı. Altı gün evde tedavi gördük, iyileşemeyince hastaneye kaldırdılar eşim ile beni. Yedi gün de hastanede tedavi gördük. Sonrası çok daha ağır geçti. Bir ay boyunca elimi kolumu kıpırdatamadan yattım. Çalışmayı geçtim, bir bardak su içmeye dahi mecalimiz yoktu. O dönem gerçekten çok zordu.

Koronavirüs atlattığım ve etkileri hala devam ettiği için evlere temizliğe gidemiyorum. Sağlığım bu ağır işi yapmama izin vermiyor. Şu anda apartman silerek idare etmeye çalışıyorum. Üç katlı bir apartmanın merdivenleri sildiğimde 1-2 saat dinlenmeden kendime gelemiyorum. Koronavirüs işte bu kadar tehlikeli bir hastalık. Kimse evden çıkmasa "Neden çıkmıyorsunuz?" demem. Yeter ki bu hastalığı kimse kapmasın. Ben hastalığı atlatalı 5 ay oldu ama son bir aydır kendimi iyi hissediyorum.

Bu işi yaparken kendimi hiç güvende hissetmiyorum. Hastalığı geçirmiş biri olarak, yeniden yakalanmaktan ve aynı şeyleri yaşamaktan çok korkuyorum. İnsanlar da çok özenli değil. Mesela çöpleri atacağım, bakıyorum maskelerini çöplerin üzerine bırakmışlar. Bu ihmaller bizi tehlikeye atıyor.

Elimden gelse üç maske takıp öyle çalışacağım. Ama yapamıyorum, nefes nefese kalıyorum. Maskemi merdiven silerken hiç indirmiyorum. Eldiven kullanmadan temizlik yapmıyorum.

BİRİ HASTALANACAK DİYE ÖDÜM KOPUYOR

Devlet okulunda hizmetli olarak çalışıyorum. Çalışırken hasta olmaktan korkmuyorum ama evde hastam olduğu için ona virüs taşırım endişesi yaşıyorum. Sık sık ellerimi yıkayarak tüm gün maske takarak kendimi koruyorum.

Ben yaptığım işi çok seviyorum ve pandemi döneminde de ekstra bir sıkıntı yaşamadım. Her şeyi kendim temizlediğim için içim çok rahat. Bu dönemde çoğu meslektaşım işsiz kaldı, geçim sıkıntısı yaşıyorlar. Bu ise hala işimi yapabildiğim için her gün şükrediyorum.

Burası benim ikinci evim gibi, öğretmenlerimiz ve çocuklar temizlik ve hijyen kurallarına uyuyorlar, maskelerini hiç çıkarmıyorlar. Onlardan biri hasta olacak diye ödüm kopuyor. Her zamankinden daha dikkatli ve özenli çalışıyorum. 

HABERE YORUM KAT