'Teröre net duruş sergilemeyenler kendilerini inkar edenlerdir'
Başbakan Yardımcısı Yılmaz, 'Teröre, şiddete net bir şekilde duruş sergilemeyenler aslında kendilerini, sivil siyaseti inkar edenlerdir' dedi.
Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Başbakan Yardımcısı Yılmaz, "Teröre, şiddete net bir şekilde duruş sergilemeyenler aslında kendilerini, sivil siyaseti inkar edenlerdir" dedi.
Başbakan Yardımcılığından yapılan açıklamaya göre, Yılmaz, bazı yerel kanallardan ortak yayınlanan "Anadolu Soruyor" programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ankara'daki terör saldırısında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar dileyen Yılmaz, terörün Türkiye'nin istikrarını hedef aldığını ifade etti. Yılmaz, söz konusu saldırıya yönelik çalışmaların devam ettiğine dikkati çekerek, "Bu saldırı hepimize, ülkemizin istikrarına ve demokrasiye yapılmış bir saldırı. Türkiye'nin gücünü kırmaya, birliğini, beraberliğini tahrip etmeye yönelik bir saldırı. Bir canlı bomba hadisesi var ama mutlaka bunu organize edenler, bir şebeke vardır. Onların bir an önce yargı önünde hesap vermesi en büyük temennimiz" değerlendirmesinde bulundu.
Teröre karşı verilecek en güzel cevabın, toplumun bütün kesimlerince ortak bir tavır gösterilmesi olduğunun altını çizen Yılmaz, "Bu toplumu oluşturan kim varsa hep birlikte amasız, fakatsız, siyaset yapmadan, terör hadiselerini siyasi ranta dönüştürmeye çalışmadan, oturup teröre tavrımızı net bir şekilde koyduğumuz anda inanın Türkiye’de her şey değişir. Teröre, şiddete net bir şekilde duruş sergilemeyenler aslında kendilerini, sivil siyaseti inkar edenlerdir" ifadelerini kullandı.
"1 Kasım'a daha iyi hazırlandık"
Yılmaz, 7 Haziran seçimlerinde AK Parti'nin seçmene politikalarını istenilen düzeyde anlatamadığını belirterek, öz eleştiri yaparak 1 Kasım seçimlerine daha iyi hazırlandıklarına dikkati çekti.
AK Parti'nin anketlerde 7 Haziran’a göre bir yükseliş trendi yakaladığına dikkati çeken Yılmaz, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
"Tek başına iktidar imkanı gözüküyor. Tabii bunu seçim olmadan hiçbir zaman kesin konuşamayız. Ama giderek tek başına iktidar perspektifi güçleniyor. Zaten son olaylara ben baktığımda da bunu görüyorum. Birileri tek başına iktidar olmasın diye de büyük bir gayret içine girmiş durumda. 1 Kasım seçimlerinin huzur içinde geçmesini temenni ediyorum. Hepimiz de bu demokratik ilkelere bağlı kalalım. İnşallah ben inanıyorum ki 1 Kasım’dan istikrar çıkacak. 1 Kasım’dan daha itibarlı, daha güçlü bir Türkiye talebi çıkacak. Ve inşallah bunun gereğini de biz siyasetçiler olarak yapacağız."