Toplumda ön yargı engeli kalkıyor!

Özel öğrenciler, aldıkları eğitimlerle birlikte artık toplumda görünür kılınmaya başladı. Son zamanlarda toplumda engellilere karşı bir bilinç oluştuğunu ifade eden Ali Ünal, 'Eminim ki birkaç yıl sonra toplumun özel öğrencilerimize olan bakış açısı çok daha iyi olacak. Bilinçleniyoruz, ön yargılarımızı kırıyoruz' dedi.

Toplumda ön yargı engeli kalkıyor!
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Özel öğrenciler, toplumda eğitimle var oluyor. Kendisinin de geçmişte özel öğretim öğrencisi olduğunu söyleyen ve öğrencileri ve veliler tarafından şirin baba diye anılan Özel Eğitim Öğretmeni Ali Ünal, “Bu işi bu kadar çok severek yapmamın tercih etmemin nedeni benim de geçmişte özel eğitime muhtaç bir kişi olmamdır. Ben önceden kekemeydim ve 18 yaşıma kadar hiç konuşamadım. Kendi bulduğum yöntemlerle ve aldığım eğitimle birlikte bu engelimi aştım ve sonra da bu mesleği seçmeyi çok istedim. Bu eğitimi almam benim buna çözüm oluşturma istediğimi arttırdı. Daha sonra bu mesleği yapmak nasip oldu ve şimdi ben geçmişte eğitim aldığım yerlerde kendim eğitim veriyorum. Bu da benim için manevi olarak çok güzel bir şey” dedi.

toplumda-on-yargi-engeli-kalkiyor-1.png

‘6 AYLIKTAN 60 YAŞINA KADAR ÖZEL ÖĞRENCİMİZ VAR’

Her yaş grubundan öğrencilerinin olduğuna değinen Şirin Baba lakaplı Ali Ünalkonuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Özel Eğitim;  fiziksel engelli grubu, zihinsel engelli grubu,dil ve konuşma engel grubu, otizm grubu, özel öğrenim güçlüğü grubu, görme engelliler grubu veişitme engelliler grubundan oluşuyor. Daha önce bir ebeveynler çocuğunda bir hastalık, bir engel olduğu zaman bunu daha çok gizleme ve hiç kimseye söylememe taraftarıydılar. Ama son zamanlarda aileler başta olmak üzere toplumun zinciri kırıldı. Bunda devletimizin ve hükümetimizin verdiği maddi ve manevi desteğin çok büyük payı var. Artık aileler, çocuklarında gelişimsel bir sorun olduğu zaman direkt doktora başvurmaya başladılar. Bu da bir nevi erken teşhis ve erken müdahaleyi ortaya koydu. Özel öğrencilerimiz 6 aylıkken bile eğitim almaya başlayabiliyorlar ve ömrünün sonuna kadar da eğitim alabiliyorlar. 6 aylıktan başlayıp 60 yaşına kadar eğitim gören özel öğrencilerimiz var.”

toplumda-on-yargi-engeli-kalkiyor-2.png

‘PANDEMİ ÖZEL ÖĞRENCİLERDE BÜYÜK ETKİ YARATIYOR’

Özel öğrenci gruplarının pandemi dönemindendaha çok etkilediğine dikkat çeken Ali Ünal, “Gelişimsel düzeyi normal olan öğrenciler bile online eğitime adaptasyon konusunda zorluk yaşarken özel eğitime muhtaç olan öğrenciler bu dönemde çok zorlandı. Hem öğrenciler hem aileler hem de biz adapte olamadık ve ilk başlarda biraz sıkıntı yaşadık. Bakanlığımızın özel eğitimi kapatmamaya yönelik girişimleri oldu. Daha sonra özel eğitim öğrencileri ve biz öğretmenler sokağa çıkma yasaklarından muaf tutulduk. Özel eğitime muhtaç olan çocukların maske, mesafe ve temizlik üçgenine uyması çok zor oldu. Eğitimlerimiz bir şekilde devam etti ve şu anda da ilk açılan okullar arasında biz de varız. Diğer branşlara göre öğrencilerden en zor dönüt alan branş biziz. Özel öğrenci bir hafta bile derse gelmediği zaman çok büyük bir şekilde gerileme oluyor. Bu süreç 2-3 ay olduğu zaman çok daha büyük etki yaratıyor. Bu nedenle bir daha kapanmamasını temenni ediyoruz” şeklinde konuştu.

toplumda-on-yargi-engeli-kalkiyor3.png

‘BİLİNÇLENİYORUZ, ÖN YARGILARIMIZI KIRIYORUZ’

Özel öğrencilerin yavaş yavaş toplumun içine karışmaya başladığının altını çizen Ünal, “Pandemide sokağa çıkma yasağının olduğu dönemde  bir öğrencimi ve annesini gezdirmek için dışarıya çıkarmıştım. Polis durdurduğunda öğrencimin olduğunu söyledim ve polis memuru ‘özel öğrenci mi?’ diye sordu. Bu benim çok hoşuma gitti. Özürlü, sakat gibi çok kötü kelimeler var ve önceden bunları çok duyuyorduk. Onlara artık özel öğrenci demek bizim kapsayıcılığımızı gösteriyor. Bundan 5-6 yıl önce önyargılarımız vardı. Bu hala daha var ama günümüzde yavaş yavaş  aşılıyor. Eminim ki birkaç yıl sonra toplumun özel öğrencilerimize olan bakış açısı çok daha iyi olacak. Bilinçleniyoruz, ön yargılarımızı kırıyoruz. Önceden o çocuklara dışarıda baktığımız zaman kendi çocuklarımızı geri çekiyorduk şimdi bunu yapan kişi sayısı azaldı. Kesinlikle onları benimsemeye başladık. Onları kendi normal bireylerimiz gibi görüyoruz” diye aktardı.

‘BİR ERKEK OLARAK ANNELİK DUYGUSUNU YAŞADIM’

Ünal, kendi özel eğitim öğrencisiyle yaşadığı bir olayı şöyle anlattı: “Her defasında tebessüm ederek anlattığım öğrencimle yaşadığım bir hikayem var.  İsmi Ahmet olan 3 buçuk yaşında olan bir öğrencim vardı. Ahmet zihinsel engelliler grubunda yer alıyordu. Ahmet’in annesinin benden bir isteği vardı. O da Ahmet’in ona bir kere olsun ‘anne’ demesiydi. Gerçekten bunu çok istediğini başka okullara götürdüğünü ve bunun olmadığını söyledi. Ben de bir anneyi mutlu etmeyi çok istedim. Ahmet’le uzun bir çalışma sürecine girdik. Sonunda Ahmet’e ‘anne’ dedirtmeyi başarabildim. Ama şöyle oldu:Ahmet annesinin kucağında okula geldiğinde beni gördüğünde bana anne deyip sarılmaya başlamıştı. Ben bir erkek olmama rağmen Ahmet’te annelik duygusunu yaşadım. Ahmet anne kelimesini bana dese bile annesi gerçekten çok duygulandı çok ağladı. Ben bu eğitim sürecini devam ettirdim ve daha sonra ona baba demesini öğrettim. Şimdi ise Ahmet aldığı özel eğitimle normal bir birey gibi konuşabiliyor. Burada önemli olan tek şey sevgidir. Bir özel öğrenciye sevgiyle yaklaşıldığı zaman o öğrenci kat edebileceği noktanın en üst seviyesine gelir. Yani sevgi varsa engel yoktur.”

SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme