Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Duyarlı Üniversite Çalıştayı
Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Duyarlı Üniversite Çalıştayı
- "Cinsiyete dayalı ayrımcılık, başta kadın olmak üzere tüm fertlerin toplumsal hayata katılımına, sağlık ve eğitime erişimine, ekonomik ve sosyal kültürel faaliyetlerle siyasette etkin rol almalarına engel olmakta"
- "2015-2020 yıllarını kapsayacak şekilde güncellenen 'Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ulusal Eylem Planı'nda kadın ve eğitim, kadın ve sağlık, kadın ve ekonomi, kadın ve yoksulluk, kadın ve medya gibi sekiz farklı konu başlığının hazırlanması öngörülüyor"
ANKARA (AA) - Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, cinsiyete dayalı ayrımcılığın, başta kadın olmak üzere tüm fertlerin toplumsal hayata katılımına, sağlık ve eğitime erişimine, ekonomik ve sosyal kültürel faaliyetlerle siyasette etkin rol almalarına engel olduğunu söyledi.
YÖK Başkanlığınca düzenlenen "Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Duyarlı Üniversite Çalıştayı"nda konuşan İslam, kadının insan haklarının korunması, kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda üniversitelerin duyarlılığının artırılması, kadın erkek fırsat eşitliğinin sağlanması açısından bu çalıştayın kendileri için çok önemli olduğunu belirtti.
İslam, cinsiyete dayalı ayrımcılığın, başta kadın olmak üzere tüm fertlerin toplumsal hayata katılımına, sağlık ve eğitime erişimine, ekonomik ve sosyal kültürel faaliyetlerle siyasette etkin rol almalarına engel olduğunu ifade etti.
Ağır bir insan hakkı ihlali kadına yönelik şiddetin, ciddi bir toplumsal sorun olarak kültürel ve coğrafi sınır tanımaksızın tüm dünyada varlığını sürdürdüğünü vurgulayan İslam, kadına yönelik şiddetin kadının fiziksel, psikolojik, ekonomik yada cinsel yönden zarar görmesiyle sonuçlandığını anlattı.
Kadına yönelik şiddetin, bir insan hakkı ihlali ve halk sağlığı sorunu olduğunun altını çizen İslam, kadınların kendilerini değerli hissetme, eğitim, iş ve sosyal hayata katılma gibi haklarını elinden alan bir olgu olduğuna işaret etti. İslam, şöyle devam etti:
"Birleşmiş Milletler Kadın Birimi tarafından derlenen verilere göre, kadınlar daha çok yakın ilişki kurduğu erkekler tarafından şiddet görüyor. 28 AB üyesi ülkede 2014 yılında gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarına göre, her 3 kadından biri 15 yaşından itibaren fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalıyor. Kadınlara yönelik istismar vakalarının çok azının kayıtlara geçiyor, her beş kadından biri şimdiki veya eski eşinden veya hayat arkadaşından psikolojik şiddet görüyor. Kadınların yüzde 42'si hamileyken de şiddet görmeye devam ediyor."
-En güvenilir veriler
Bakan İslam, Türkiye'de kadına yönelik şiddetle ilgili en güvenilir verilerin 2008 ve 2014 yıllarında Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü tarafından yaptırılan "Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması" olduğunu söyledi.
Her iki araştırmaya ilişkin rakamları paylaşan İslam, şunları kaydetti:
"Ülke genelinde hayatının her hangi bir döneminde eşi veya eski eşi tarafından fiziksel şiddete maruz bırakılan kadınların oranı 2008'de yüzde 39, 2014'te yüzde 36'dır. Kentte fiziksel şiddet oranı, 2008'de yüzde 38, 2014'te yüzde 35'tir. Kırda ise fiziksel şiddet oranı 2008'de yüzde 43, 2014’te yüzde 38'dir. En az bir kez fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalmış kadınlarda eğitim olmayanların oranı 2008'de yüzde 56, 2014'te yüzde 43'tür. Lise veya üzeri eğitim düzeyinde ise oran 2008'de yüzde 27, 2014'te yüzde 21'dir."
Alınan önlemler nedeniyle bu şiddet türlerinde 6 yıl içinde nispi azalma meydana geldiğini vurgulayan Ayşenur İslam, bu araştırmaların, şiddetle mücadele konusunda bir zihniyet değişimine ihtiyaç olduğunu gösterdiğini aktardı.
İslam, araştırmaların ayrıca faillerin odağa alındığı çalışmalara ihtiyaç duyulduğu ve toplumsal şiddet araştırmalarının yapılması gerektiğini ortaya koyduğunu kaydetti.
Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Eylem Planı'nın üçüncüsünün hazırlıklarına 2014 yılının son çeyreğinde başladıklarını belirten İslam, eylem planı kapsamında, kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda 6287 sayılı kanun başta olmak üzere tüm mevzuatın etki analizini ve yasal mevzuatın iyileştirilmelerini yapacaklarını ifade etti.
İslam, ikinci mevzuatı tamamlayarak uygulamadaki aksaklıkları ortadan kaldırılacaklarını bildirdi.
- "Ortak bir veri tabanı oluşturulacak"
Şiddete uğrayan kadına ve çocuklara yönelik hizmet sunumunu gerçekleştirmek üzere kurum, kuruluş ve ilgili sektörler arasında işbirliğini güçlendireceklerini anlatan İslam, Adalet ve İçişleri bakanlıkları arasında imzalanan protokol çerçevesinde ısrarlı takip ve şiddet mağdurlarını korumak amacıyla elektronik takip sistemini uygulayacaklarını aktardı.
Şiddet uygulayan ve uygulama ihtimali olan kişiye yönelik başta öfke kontrolü olmak üzere rehabilitasyonuna ilişkin tedbir kararlarının uygulanmasının zorunlu hale getireceklerini ifade eden İslam, kadına yönelik şiddet verilerinin toplanacağı ortak bir veri tabanı oluşturma çalışmalarına başladıklarını kaydetti.
"Kadına Yönelik Şiddete Karşı Ulusal Eylem Planı 2016-2019"a değinen İslam, kadına yönelik şiddete karşı ulusal seferberlik kapsamında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve diğer bakanlıklar tarafından 8 Mart 2015'te planın uygulama tarihinden bir yıl önce uygulamaya geçildiğini söyledi.
Bu eylem planı çerçevesinde Bakanlıkları ve YÖK arasında imzalanan işbirliği protokolünün etkinliğinin artırıldığını belirten İslam, kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda duyarlılığın artırılması amacıyla öğrenci, öğretim elemanı ve halka yönelik eğitim seminer, konferans, panel gibi etkinliklerin düzenleneceğini dile getirdi.
İslam, lisans ve lisans üstü öğrencilerine, kadına ve çocuğa yönelik bilinç oluşturulması için ders programlarında gerekli düzenlemelerin yapılmasının ilk adımlardan biri olduğunu vurguladı.
Türkiye'de son 13 yılda kadınlara karşı ayrımcılığın ortadan kaldırılması, kadınların eşit hak ve fırsatlara sahip olması amacıyla için kurumsal mekanizmalar oluşturulduğunu anlatan İslam, bu süreçte kadınların hak ve fırsatlardan eşit şekilde yararlanmasına ilişkin ulusal mevzuatın hazırlanması, uygulamaların kalıcılığının sağlanması amacıyla politika belgeleri oluşturulduğunu kaydetti.
- "Planda sekiz farklı konu başlığı hazırlanacak"
Politika belgelerinden birinin de 2008 yılında hazırlanan 2015-2020 yıllarına kapsayacak şekilde güncellenen "Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ulusal Eylem Planı" olduğunu söyleyen İslam, güncelleme çalışmaları kapsamında, eylem planında kadın ve eğitim, kadın ve sağlık, kadın ve ekonomi, kadın ve yoksulluk, kadın ve medya gibi sekiz farklı konu başlığının hazırlanacağının öngörüldüğünü dile getirdi.
Bu eylem planının hazırlık çalışmalarına katılım sağlayan YÖK'ün sorumlu kurum olduğu ya da diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliğini öngören bir çok faaliyeti bulunduğunu belirten İslam, plandaki maddelere ilişkin şu bilgileri verdi:
"Üniversitelerde oluşturulan kadın sorunları araştırma ve uygulama merkezlerinin katılımıyla periyodik çalıştaylar düzenlenmesi, Adalet ve Meslek Yüksekokullarının eğitim programlarına toplumsal cinsiyet dersinin eklenmesi, MEB ve YÖK merkez teşkilat personelinin toplumsal cinsiyete duyarlılığının geliştirilmesine yönelik eğitimler seminerler düzenlenmesi, eğitimde toplumsal cinsiyet eşitliğinin izlenmesine yönelik göstergeler geliştirerek bu göstergeler üzerinden veri toplama sistemlerinin güçlendirilmesi, eğitim fakültelerinin lisans ve lisansüstü programlarında toplumsal cinsiyet eşitliği dersi ve kadına yönelik şiddetle mücadele konularına yer verilmesi, pedagojik formasyon eğitiminin toplumsal cinsiyete duyarlı şekilde hazırlanması, ilgili fakülte ve yüksekokullarda görev yapan akademisyenlerin, cinsel saldırı, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadına yönelik şiddet konularında bilinçlendirilmesi için seminerler, konferans ve eğitimlerin düzenlenmesi, üniversite öğrenci konseylerinde kadın temsilcilerin artırılması, iletişim fakültelerinde görevli tüm akademisyenlere yönelik toplumsal cinsiyet eşitliği farkındalık çalışmaları yürütülmesi, Adalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı işbirliğiyle aile içi şiddet mağdurlarına danışmanlık hizmeti verilmesi gibi maddeler yer alıyor."
Bakan İslam, bu kapsamda çalıştayların düzenlendiğini, toplantılar kapsamında edinilen bilgilerle taslak eylem planı hazırlandığını dile getirerek, planın Mart ayında ilgili kurum ve kuruluşlara gönderildiğini, gerekli değişiklikler yapılarak, sürecin tamamlanmasının ardından eylem planının uygulamaya geçeceğini sözlerine ekledi.
Bakmadan Geçme