Tüm dünyayı umutlandıran gelişme

Birkaç ay önce Küba'da geliştirilen akciğer kanseri aşısı tüm dünya için umut oldu. Aşıyı bulan Kübalı doktor 'Aşı ömrü uzatıyor' derken Türk hekimler konuyla ilgili tereddütlü.

Türk Akciğer Kanseri Derneği (TAKD) ve Türk Göğüs Cerrahisi Derneği (TGCD)'nin birlikte düzenlediği 'VI. Ulusal Akciğer Kanseri Kongresi'nde "Akciğer kanseri aşısı" da masaya yatırıldı. Basın mensuplarının sorduğu, "Küba'da araştırmalarla çıkan bir kanser aşısı var. Bir diğeri de Amerika'da çıkan bir aşı var öncelikle bunlar doğru mu?" sorusuna uzmanlardan yanıtlar geldi.

Türk Akciğer Kanseri Derneği Başkanı ve Kongre Eşbaşkanı Doç. Dr. Ufuk Yılmaz, "Küba'da ki araştırmalarda bulunan ve Küba tarafından lisans verilen dünyada iki adet aşı var. Bunlar henüz faz 3 çalışmaları devam eden ilaçlardır. Faz 3 çalışmalarının devam etmesi standart olabilecek mi? Olamayacak mı? Karar verilemediğine işaret eder. Aynı durum Küba'nın aşıları içinde söz konusudur. Buldukları iki ilaç içinde faz 3 çalışmaları devam ediyor. Birinin faz 3 çalışması İngiltere'de devam ediyor. İkinci buldukları ilacın faz 3 çalışması ise Latin Amerika ve Asya ülkelerinde klinik araştırma kurallarına uygun olarak başladı. Sonuçlarının ise 2015 yılından önce alınması mümkün görülmüyor. Yani standart tedavinin yerini alabilir mi? Ya da standart tedavinin yanına eklenebilir mi? Eklenmeli midir sorusu için bu aşılar için bekleme süreci içerisindeyiz. Ama henüz rutin kullanıma, raftan, eczaneden alıp kullanma durumuna gelmemiştir. Klinik araştırmalara dahil olabilecek, gönüllüler üzerinde uygulanabilecek durumda olduğunu söyleyebiliriz" dedi.

Prof. Dr. Yılmaz, akciğer kanseri aşısının bir verem ya da çiçek aşısı gibi düşünmemek gerektiğini ifade ederek, "Bu koruyucu bir şey değil. Aşı ismi kullanılabilir ama bunun esas tedavi edici özelliği nedeniyle bu immünoterapi dediğimiz, bağışıklık sistemini güçlendirici ilaçlar grubunda algılamamız lazım. Ama kolaya geldiği için aşı diye tabir ediliyor. Ama yanlış anlaşılmaya sebep olabilecek biri tanımlama olabilir" şeklinde konuştu.

KORUYUCULUKTAN ÇOK İDAME TEDAVİSİ

Türk Akciğer Kanseri Derneği Marmara Bölge Temsilcisi ve Kongre Bilimsel Program Kurul Başkanı Prof. Dr. Nil Molinas Mandel de, "Şimdi aşı deyince çocuklara yaptığımız polyo, difteri, suçiçeği gibi aşı değil bunlar. Bunlar aslında vücudun bağışıklık sistemini güçlendirip kendi savaşçılarını devreye koymasını teşvik eden ilaçlardır. Onun için aşı olarak bunlar hem maliyeti çok yüksek ve yüksek teknoloji gerektiren ilaçlardır. Hem de koruyuculuktan çok şu anda idame tedavisi için öneriliyor Küba'dan geleni. Diğeri ise her şeyi yapılmış hastalarda tekrarlamayı engellemek ve ya hastalığın kontrol altında tutulmasını sağlamak amacıyla verilen bir takım ilaçlardır. Onun için aşı lafına takılıp rahim ağzı kanseri aşısı gibi algılamayın" diye konuştu.

ÖMRÜ UZATIYOR

Küba'da aşıyı geliştiren Prof. Dr. Maria Del Carmen Barroso Alverez aşının var olan tedavilere ek olarak geliştirildiğini ve ömrü 2 ay uzattığını söyledi. Prof. Alverez, aşının diğer tedavilere alternatif olmadığını, var olan tedaviye ek olarak geliştirildiğini ifade etti. İleri derecedeki vakalarda aşının ömrü uzattığını belirten Alverez, kemoterapi ve radyoterapinin aşı olsa da devam edeceğini söyledi. Küba'da aşının 176 hastada denendiğini ifade eden Prof. Alvarez, aşının ömrü 2 ay uzattığını, ilk iki hafta aralıklar ile 5 doz uygulanıp daha sonra ayda bir olarak devam ettiğini belirtti.

Alverez, aşının hiçbir yan etkisinin olmadığını da sözlerine ekledi.

Bakmadan Geçme