Türk Edebiyatı Dergisi'nde nöbet değişimi
Türk Edebiyatı Dergisi'nin 500'üncü sayısının ardından, derginin Genel Yayın Yönetmeni Beşir Ayvazoğlu görevini Bahtiyar Aslan'a devretti.
Derginin 43 yıllık serüvenini AA muhabirine değerlendiren yeni Genel Yayın Yönetmeni Bahtiyar Aslan, derginin ilk günden bugüne Türk edebiyatına, kültürüne ve düşüncesine hizmet ettiğine dikkati çekti.
Aslan, yayın hayatının başlarında maddi imkansızlıklardan dolayı 2 yıl yayınına ara verilen derginin, bunun dışında aralıksız çıkmaya devam ettiğini dile getirdi.
Bu ay yayınlanan 500'üncü sayının ardından dergiye 10 yıldır genel yayın yönetmeni olarak hizmet eden Beşir Ayvazoğlu'nun görevini bıraktığını aktaran Aslan, "Ayvazoğlu'na hizmetlerinden ve ayrıca şahsıma yaptığı katkılarından ötürü çok teşekkür ediyorum" dedi.
Aslan, derginin bugünlere gelmesinde, merhum Ahmet Kabaklı'nın yanı sıra çok sayıda insanın büyük katkıları olduğunun altını çizerek, derginin eski kadrosuyla ilgili şunları aktardı:
"Hepsini tek tek anmak mümkün değil ama Kabaklı'dan sonra genel yayın yönetmenliğini sürdüren İsa Kocakaplan'ı, dergide yazı işleri müdürlüğü yapan Belkıs İbrahimhakkıoğlu'nu, Sevinç Çokum'u, Ahmet Taşgetiren'i anmak isterim. Bunların dışında hakka yürümüş olan Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu, Ömer Lütfi Mete, ve Olcay Yazıcı gibi isimler var. Onları da rahmetle anıyorum."
- Aslan: "500 sayı, Türkiye'nin edebi, siyasi ve kültürel değişimine tanıklık etti"
Beş yüz sayının Türkiye'nin edebi, siyasi ve kültürel değişimine tanıklık ettiğini söyleyen Aslan, derginin ilk yıllarına ilişkin şöyle konuştu:
"Değişimin ışık hızıyla yaşandığı, iktidarların hızla değiştiği, sanat ve edebiyat anlayışının tüm dünyada yenilendiği yıllardır. Derginin bu sürate ayak uydurması, bir yandan da kendi geleneksel kökenleriyle bağını koparmaması kolay değildir. Güncele yenilmeden, güncel kalmak gibi bir işlevi vardır dergilerin. Türk Edebiyatı 43 yıldır bunu yapmaya çalışıyor. 500'üncü sayı, hayli hacimli bir sayı oldu. Bir bakıma 43 yılın özeti gibi. Derginin geçmişiyle ilgili birkaç yazı var. Bütün bu 43 yılı özetler nitelikte. Bunun dışında birkaç önemli dosya da dergide yer alıyor."
Aslan, derginin Ayvazoğlu ile bir değişim yaşadığını ve bu anlayışı birden bire değiştirmek niyetinde olmadığını belirterek, "Bu bir bayrak yarışıdır. Öyle algılıyorum. Benden öncekiler, bu noktaya kadar hakkıyla taşıdılar bayrağı. Ben de elimden gelen en iyi şekilde bir sonraki koşucuya ulaştırmayı hedefliyorum" ifadelerini kullandı.
- "Yeni isimler katılacak dergiye"
Yazı kadrosunda küçük değişiklikler yapmayı düşündüğünü dile getiren Aslan, şunları kaydetti:
"Yeni isimler katılacak dergiye. Daha çok, genç isimler bunlar. Bunu, derginin geleceğini düşünerek yapmaya çalışacağım. Ayvazoğlu'nun genç olarak dergiye kattığı isimler bizdik. Artık çok da genç sayılmayız. Hikaye ve şiire daha çok yer vermeyi düşünüyorum. Dergide genç kuşak yazarların ilk tecrübelerini değerlendirecek sayfalar açacağız. Adını 'Genç Kalemler' koymayı düşündüğümüz bu sayfalarda, usta kalemler gençlerin ürünlerini değerlendirecek, onlara yol gösterecek. Belki geleceğin yazarlarını buralardan bulup çıkaracağız. Yayın kurulunu da gençleştirdik. Daha aktif, sık sık bir araya gelebilecek bir arkadaş grubu oluşturuyoruz."
Ayvazoğlu'ndan sonra bu yükü sırtlanmanın ve taşımanın kolay olmayacağını ifade eden Aslan, "Derginin temel prensiplerinden taviz vermeden, radikal olmayan küçük değişikliklerle yolumuza devam etmeye gayret edeceğiz" dedi.
- Ayvazoğlu: "Son sayıda zengin bir birikim ortaya kondu"
Eski Genel Yayın Yönetmeni Beşir Ayvazoğlu ise 500 sayılık koleksiyon tarandığı zaman, binlerce ismin geçtiğinin görebileceğini söyleyerek, son sayıda oldukça zengin bir birikimin ortaya konulduğuna işaret etti.
Türk Edebiyatı Dergisi'nin edebiyattaki gelişmeleri takip eden, duruma göre kendini yenileyebilen, tazeleyebilen, kadrosuna sürekli yeni şairler, yazarlar ve hikayeciler katan bir dergi olduğunu ifade eden Ayvazoğlu, "Dergiyi, 117 sayıdır ben yönetiyorum. Mümkün mertebe kültür ve edebiyat hayatımızı kuşatmaya çalışan bir yaklaşımı benimsedim" diye konuştu.
Beşir Ayvazoğlu, derginin kapağından, iç düzenine kadar, görünüşünü ve baskı kalitesini gözden geçirdiklerini ve yeni bir soluk kazanması için mümkün olduğunca genç şair ve yazarlara yer verdiklerini dile getirerek, şu bilgileri aktardı:
"Kaliteli yazılarla desteklemeye, her sayıda mutlaka gündemle ilişkisi olan bir röportaj yayınlamaya çalıştık. Mümkün mertebe Türk kültür coğrafyasıyla irtibatımızı devam ettirdik. Nitekim, söz konusu derginin hususiyetlerinden birisi de Türk kültür coğrafyasına gösterdiği yakın ilgidir. Mesela Bahtiyar Vahapzade, adını ilk defa Türkiye'de Türk Edebiyatı Dergisi ile duyurmuştur. Cengiz Aytmatov'un vefatında, kapsamlı bir özel sayı yayınlamıştık. Türk coğrafyasında, -buna Balkanlar'ı da dahil edebilirsiniz- edebiyatın kültürünü yansıtmaya çalışan yazılara ve tercümelere yer verdik".
Ayvazoğlu, derginin bir bakıma Türk kültürünün ve Türk-İslam coğrafyasının yansıtıldığı bir edebiyat dergisi olarak değerlendirilebileceğini söyledi.