Türk futbolunun kara lekesi: Diyarbakırspor-Konyaspor maçı
Konyaspor'un 25 Mart 2001 yılında Diyarbakırspor ile deplasmanda oynadığı ve 5-1 kaybettiği maç Türk futbol tarihine bir kara leke olarak geçmişti. İşte o maçın perde arkası...
Maçın hakemi Mutlu Çelik yeşil beyazlıları adeta lime lime doğramış, 4 Konyasporlu oyuncuyu oyundan atmıştı. Bununla da yetinmeyen Mutlu Çelik maçın tatil edilmesi için gereken bir kırmızı kartı daha göstermemiş, hatta Konyasporlu oyunculara 4 kırmızı karttan sonra “Ne yaparsanız yapın sizi oyundan atmayacağım” dediğini o dönem futbol oynayan oyunculardan öğrenmiştik. Aradan yıllar geçmesine rağmen Türk futboluna bir kara leke olarak geçen bu olayı Sabah gazetesi yazarı Erman Toroğlu, Mahsun Kırmızıgül boyutuyla bir kez daha gündeme getirdi. Biz de o dönemde Konyaspor yönetiminde bulunan ve basın sözcülüğü yapan İlker Özkan ve teknik direktör Mustafa Çapanoğlu ile o maçı konuştuk.
İLKER BEY, KONYASPOR’DA YÖNETİCİLİK YAPTIĞINIZ DÖNEMLERDEN BAHSEDER MİSİNİZ?
Benim yönetimde görev aldığım dönemler genelde Konyaspor’un en sıkıntılı zamanlarıydı. Zordu ama en keyifli zamanlar da o zamanlardı. Taraftar daha samimi ve coşkulu, deplasmanlara onlarca otobüsle gidilirdi. Konyaspor’da hem yöneticilik hem de basın sözcülüğü yaptığım dönemlerde deplasmandaki tüm maçlara gittim. Kimse gelmediyse kendi aracımla gittim. Birçok sivil toplum kuruluşunda da çalışmama rağmen Konyaspor yönetimindeki keyfi hiç birinden almadım. Uzun dönemdir yöneticilik yapmıyorum ancak gelip halimi hatırımı soruyorlar.
OLAYLI DİYARBAKIRSPOR-KONYASPOR MAÇININ ÖNCESİNDE NELER YAŞANDI?
2001 yılında yaşanan olaylardan önceki sene yine biz Diyarbakır deplasmanında sıkıntılar yaşamıştık. Ben yine böyle sorunların yaşanabileceğini düşünerek tüm siyasi partilere faks çektim. “Hafta sonu Konyaspor’un Diyarbakırspor ile maçı var. Çok sıkıntılı bir maç. Geçen sene de bir sıkıntımız olmuştu” dedim. Her partiden bir kişinin gelmesini istedik. Orada bize sahip çıkın dedik. Her partiden bir kişi gelse orada 4-5 koltuğumuz olur dedik. Milletvekilleri gelirse ayrı bir güvenliğimiz olur dedik. Maalesef kimse gelmedi. Bir tek Hüseyin Arı geldi. Oraya gidince bize bir koltuk gösterip, yeriniz burası ister biriniz oturun, ister hepiniz oturun, isterseniz de çekin gidin dediler. 2. Lig’de o yılın en önemli maçı olmasına rağmen, TRT maçın yayını son anda iptal etti. Maç öncesinde çok gergindik. Kimse oralara gitmek istemiyordu. Mutlaka orada bir sıkıntı olur diye insanlar tedirgin oluyordu. Futbolculara bir yönetici olarak biz profesyoneliz bize bir şey olmaz desek de içten içe biz de tedirgindik. Tribünlerin dolduğu yerde futbolcular ister istemez etkileniyor. Biz daha da fazla etkileniyorduk. Maçtan bir gün önce şehre gittiğinizde de o gerginliği hissediyorsunuz. Maçtan bir iki saat önce Mahsun Kırmızıgül boynunda Diyarbakıspor atkısı ile sahaya çıktı. En az yarım saat 45 dakika stadyumu turladı. Tribünleri tahrik edecek hareketlerde bulundu. Futbolcularımız maçtan hemen önce ısınma hareketleri yapmaları gerekirken, Mahsun Kırmızıgül’ün provokasyonuyla 10 dakika ısınamadılar. 25 bin kişi hep bir ağızdan kötü tezahüratta bulundular. Sporcular dayanamadı ve tekrar soyunma odalarına döndüler. Çıkış tüneline mazot sürmüşler. Futbolcular çıkış tünelinde kokudan duramıyor, sahaya çıksa küfür yiyordu.
MAÇ SIRASINDA NELER YAŞANDI?
Maç gergin başladı ve maç başlar başlamaz hemen bir gol yedik. Arkasından hemen bir sarı kart. Mutlu Çelik aleyhimize olur olmaz fauller verdi. Bizi maçı başında ofsaytlar ve faullerle sindirdiler. Devre arasında oyuncularımızdan duyduğumuza göre de hakem oyuncularımıza “Sizinle görüşeceğiz, sizinle işimiz daha bitmedi” gibi kelimeler sarf etmiş. Bunun üzerine sporcular da tedirgin oldu. 4. dakikada bize gol attılar 9. dakikada biz karşılık vermişiz. Devamında 16. dakikada Mutlu Çelik Konyaspor’a ilk kırmızı kartı göstererek kıyıma başladı. Bir pozisyon dahi olmadan oyuncumuz Emre kırmızı kart gördü. 33. dakikada takımımızdan Birol atıldı. 40. dakikada hakem Bülent Bölükbaşı’nı atmış. 46. dakikada Yusuf Çevirici ile devam etti.
HAKEM ISRARLA 5.KARTI GÖSTERMEDİ
Diyarbakırsporlu Kemalettin belli bir süreden sonra “Ben böyle bir maçta oynamam” diyerek pazubandını atarak oyundan çıktı. Cahit Paşa isminde Bulgaristan’dan gelen bir sporcumuz vardı. Köşe de sakatlanmış bekliyor. Hakem yanına gidip de kaldırmaya tenezzül etmiyor. Beşinci kırmızı kartı görüp maçı tatil ettirmek ve hakkımızı savunmak istedik ancak buna da müsaade edilmedi. Alt yapıdan oyuncuyu oyuna aldık, topu hakemin yüzüne atmasına rağmen oyundan atılmadı.
5. GOLDEN SONRA KALEMİZE GELMEDİLER
Hakemin oyunculara inatla, “Ne yaparsanız yapın sizi atmayacağım” dediğini sonradan oyuncuların kendi ağzından öğrendik. 56. dakikada maç 5-1’e geldi. Bu dakikalardan sonra maçın hiçbir anlamı kalmadı. Bu dakikadan sonra Diyarbakırspor kalemize de gelmedi. Top çevirmeye başladılar. Mutlu Çelik, Kemalettin ve birkaç futbolcuya 5’den fazla gol atarsanız sizleri de oyundan atarım demiş. Konya’da 5-3 yendiğimiz için herhalde onun bir karşılığı olarak 5 gol belirlemişler. Eğer Diyarbakırsporlu oyuncular isteselerdi maç çok daha farklı bir skorla tamamlanabilirdi. Maç sonu raporlarda, Mutlu Çelik kendisine verilen görevi fazlasıyla yapmış, maçın tatil edilmesinin önüne geçmiştir denildi.

YENİ HABER GAZETESİ - CANLI YAYIN DERGİSİ
SOYUNMA ODASINDA VE OYUNCULAR ÜZERİNDE NASIL BİR PSİKOLOJİ HAKİMDİ?
O zaman kaptan yanılmıyorsam Birol Demirhan’dı. Biz tabi şampiyonluğa oynadığımız için üzerimizde bir gerginlik vardı. Final maçları oynadığımızdan, futbolcularımız, teknik heyetimizin ve yönetim kurulumuzun üzerinde gözle görünür bir tedirginlik vardı. Bunlara rağmen biz oraya kazanmak için gitmiştik. Bir önceki maçta onları 5-3 yenmiştik. O maçta da Diyarbakırspor taraftarı Konya’da olaylar çıkarmak istemişti. O maçların da bir intikamını almak istiyorlardı.
MAÇ SONUNDA NASIL BİR HAVA HAKİMDİ VE MAÇTAN SONRA NELER YAŞANDI?
Hepimiz perişan bir durumdaydık. Şok olmuştuk. Orası sözün bittiği yerdi. Kimsenin ağzını bıçak açmıyordu. Bir an önce toparlanıp stattan ayrıldık. O gün televizyon ve radyolardan Konyaspor’un bu durumunu öğrenenler ciddi tepki gösterdiler. Biz maçın ertesi günü soluğu TBMM’de aldık. Bütün milletvekillerini sırayla dolaştık. En son olarak da o dönemin Bakanı Mehmet Keçeciler’in yanına gittik. Bize böyle böyle yaptılar dedik. Devletin Bakanı kaseti istedi ancak Erman Toroğlu’nun köşe yazısında dediği gibi şurasını keselim, şurası lazım derken kaset bambaşka bir hale dönüştürülmüş. Zaten TRT’ye o şeklide gitmiş. Hakem kırmızı kart gösteriyor ancak kırmızı kartın hangi hareketten dolayı olmuş pozisyon yok. Gol atılmış ama nasıl atılmış pozisyonu yok. Ama goller, kırmızı kartlar, sarı kartlar var. Mehmet Keçeciler, Bakanlara, Başbakana Konyaspor’a çok büyük haksızlık yapıldı dese de bir sonuç elde edilemedi. O dönemin Maliye Bakanı Sümer Oral, Konyaspor’a büyük haksızlıklar yapıldığını söyledi. Bu tür şeylerin uygun olmadığını eğer Diyarbakırspor şampiyon yapılmak isteniyorsa daha uygun şeylerin bulunabileceğini belirtti. O dönemki milletvekillerimiz hep birlikte Ankara’da TSYD’yi ziyaret ettiler. Basın toplantısı düzenleyerek Konyaspor’un haksızlığa uğradığını, sporcuların hatta şehrin emeklerinin çalındığını anlattılar. Hatta resmi kayıtlarda olduğu için söylüyorum, vekillerimiz “Diyarbakırspor’u ille şampiyon yapacaksanız Ankaragücü’ne yapıldığı gibi bir kararname çıkartarak direkt 1. Lige alalım” dediler. Dönemin Spor Bakanı Fikret Ünlü Diyarbakırspor- Konyaspor maçı ile ilgili sorulan sorulara yuvarlak cümlelerle cevap vererek geçiştirmişti. Yani bu olay Türk futboluna bir kara leke olarak geçti.
“BİZE BÜYÜK BİR TEZGÂH KURULDU”
Olaylı Diyarbakırspor-Konyaspor maçının en önemli tanıklarından biri de Mustafa Çapanoğlu. O maçta yeşil beyazlı takımın başında bulunan Çapanoğlu kendilerine büyük bir tezgâhın kurulduğunu söyleyerek, “Dünyada böyle bir maç oynanmamıştır. Bundan sonra da oynanmaz’’ dedi.
Mustafa Hocam, Diyarbakırspor-Konyaspor maçında Türk futbol tarihine kara bir leke olarak geçecek olaylar yaşandı. Siz olaylara bizzat tanık olmuş biri olarak yaşananları bize aktarabilir misiniz?
Diyarbakırspor’un şampiyon olması için o zamanki hükümetin de büyük bir çabası vardı. Maçın bitmesinde 35 dakika kala 5-1 gerideydik ve 4 oyuncumuz oyundan atılmıştı. 1 kişi daha eksik kalsak maç tatil olacaktı. Bir sonraki hafta da içerde Altay ile çok önemli bir maçımız vardı. Diyarbakır maçından önce sarı kart sınırında 3 oyuncumuz bulunuyordu. Oyuncularımın bir kırmızı kart görmeleri için talimat verdim. Oyuncum 25 metreden gitti topu tuttu hakemin göğsüne vurdu. Fakat Mutlu Çelik kırmızı kartını inatla çıkarmadığı gibi bana da ağza alınmayacak sözler sarf etmiş. Daha sonra da ortada hiçbir şey yokken kulübedeki herkesi tribüne gönderdi. Mutlu Çelik bu iş için tezgâhlanmış. O hafta ligde en önemli maç Diyarbakırspor- Kombassan Konyaspor maçı. Televizyonlar yayınlamıyor. O maçta açıkçası hepimizi alenen iptal ettiler. O sene şampiyon olabilseydik hem kendi adıma hem de takımım adına çok daha güzel şeyler olacaktı. O kadar iyi takımımız olmasına rağmen şampiyon olmamızı illegal yollarla engellediler. Maç sonunda da bir ay ceza aldım. O gün, o maçta inanılmaz şeyler oldu. O hafta Bülent Bölükbaşı’nın hafif bir sakatlığı vardı bir sonraki hafta oynayacağımız Altay maçını da düşünerek onu yedek soyundurmuştum. Daha 2. dakikada Serkan koşarak kulübeye geldi ve “Hocam hakem beni oyundan atacak, beni değiştir” dedi. Biz daha maçın başında oyuncu değişikliği yapmak zorunda kaldık.
Antrenörlük hayatınızda böyle bir maç gördünüz mü?
Bırakın benim antrenörlük hayatımı dünyada böyle bir maç görülmemiştir. Spor camiasında böyle bir maç oynanmaz zaten. Orada bulunanların kendileri bile yaşananlara razı olmamıştır. 35 dakika var maçın bitmesine ve maç 5-1. Maçın çok daha farklı olması gerekirken, Mutlu Çelik “5’den fazla gol atarsanız sizi de oyundan atarım” demiş. Sakatlanan oyuncumuz oyundan çıksa maç tatil olacak ama hakem gelip oyundan çıkarsan raporuma şunları yazarım diye tehdit ediyor. O şekilde üstümüzde büyük bir oynandı.
Hakem sizi hiçbir gerekçe göstermeden mi yedek kulübesinden attı?
Atıldığım zaman hatırladığım kadarıyla maçın tamamlanmasına 25 dakika falan vardı. Maç esnasında bir düdük çaldı. Ne olduğunu anlayamadan yönetici dâhil tüm yedek kulübesini attı. Kulübeyi olduğu gibi boşalttı.
Maç sonu oyuncular ne söylediler?
Diyecek bir şey kalmamıştı. Zaten hepsi oynanan tiyatroyu gördü. Diyarbakırspor’un o zamanki kaptanı da dayanamadı kaptanlık pazubandını yere atıp oyundan çıktı. Kendi oyuncuları bile bu kadar büyük bir haksızlığın olabileceğini tahmin edemedi.
Erman Toroğlu’nun yazısından..
O tarihte; Diyarbakır-Konyaspor maçı çok konuşulmuştu...
Çünkü o zamanki adıyla Türkiye Birinci Ligi’ne çıkacak takımı tayin edecek bir karşılaşmaydı ve göstere göstere Konyaspor’dan alınıp Diyarbakırspor’a verilmişti. Bazı sebeplerden dolayı da TRT’de yayınlanmamıştı. O zaman ANAP dönemi.
Başbakan Mesut Yılmaz, yardımcısı Konya Milletvekili Mehmet Keçeciler. Maçtaki olaylar fazla olunca Mehmet Keçeciler, TRT’ye telefon açıyor ve “Çekilen ham kaseti görmek istiyorum mutlaka bana getirin” diyor. Maçı anlatmaya giden de TRT spikeri Tansu Polatkan...
Polatkan maçı anlattıktan sonra kaseti alıp TRT bürosuna gidiyor. Büroda otururken türkücü Mahsun Kırmızıgül, maçın hakemi Mutlu Çelik, Diyarbakır Kulüp Başkanı Adnan Ötüken içeri giriyorlar ve diyorlar ki, “Ankara’ya gidecek özet görüntüleri Mutlu Çelik izleyecek ve bazı görüntüler Ankara’ya geçilmeyecek.” Tansu Polatkan bakıyor durum vahim, “Beyler, görüntüleri izleyin. İstediğiniz görüntüleri Ankara’ya gönderin ama ben kaseti olduğu gibi Ankara Merkez’e ulaştırmak zorundayım” diyor. O sırada Mutlu Çelik, kasetin başına oturup, 'bu kalsın, onu çıkarın' gibi emirler veriyor…
YENİ HABER GAZETESİ CANLI YAYIN DERGİSİ - 3. SAYI
Bakmadan Geçme