Türk insanı çok huzurlu

Çinli yazar Mo Yan, Türkiye'yi ve Türk halkını çok sevdiğini söyledi. Ayasofya'dan çok etkilendiğini, Mehter müziğini tanıdık bulduğunu söyleyen Yan, 'Türk halkı çok mutlu ve huzurlu' yorumunu yaptı.

Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Çinli Yazar Mo Yan, 'Türkiye çok huzurlu bir ülke' yorumunu yaptı. Pasifik Ülkeleri ile Sosyal ve İktisadi Dayanışma Derneği (PASİAD) ile Türk-Çin Sanayici İş Adamları Derneği'nin (TÜÇSİAD) organize ettiği 'Çin'den Türkiye'ye 100 Entellektüel' projesi kapsamında İstanbul'a gelen yazar Mo Yan, gazetecilerle biraraya geldi.

SOKAKLAR CIVIL CIVIL

Mo Yan, Türkiye'de çok büyük bir değişim olduğunu belirterek, halkın çok mutlu ve huzurlu olduğunu gördüğünü dile getirdi. İstanbul'a ilk kez geldiğini ifade eden Yan, şöyle konuştu:  «Türkiye çok huzurlu bir yer. Sokak ve dükkanlar cıvıl cıvıl. İnsanlar sokaklarda huzurlu bir şekilde yürüyor. Bir yandan Boğaz'da vapurlar dolaşıyor. Genel olarak atmosfer gerçekten çok büyüleyici. Balık tutan insanları görmek huzur veriyor.'

Türkiye ve Çin'e ait birçok sanat eserini İstanbul'da gördüğünü ifade eden Yan, iki ülke arasındaki etkileşimi canlı olarak görmenin sevincini yaşadığını vurguladı.

AYASOFYA ETKİLEDİ

İstanbul'daki ilk dört gününde İstanbul'un tarihi ve turistik mekanları gezdiğinden bahseden Yan, Sultanahmet Camisi, Ayasofya, Yerebatan Sarnıcı, Harbiye Askeri Müzesi'ni, Sultanahmet Meydanı'nı gördüğünü ve Kapalıçarşı'da alışveriş yaptığını söyledi. Yan, Ayasofya'dan çok etkilendiğini Mehter müziğinin ise çok tanıdık geldiğini sözlerine ekledi.

Mehter Takımı'nı ve Boğaz'ın inanılmaz manzarasını görmenin mutluluğunu yaşadığını dile getiren Yan, Türkiye'nin büyük bir tarihi derinliğe sahip olduğunu, gezisi süresince çok güzel anılara sahip olduğunu vurguladı.

Türk kültürün zenginliğine şahit olduğunu vurgulayan Yan, Türk yemeklerini ve tatlılarını çok beğendiğini belirtti. Yan şunları kaydetti: 'Türkiye'nin konumuna baktığımızda Batı, Doğu, Afrika ve Arap kültürünün harmonisini görebiliyoruz. Beni etkileyen konulardan biri Türk yemekleri oldu. Yemeklerde de Doğu ve Batı'nın bir harmonisi söz konusu. Beni en fazla etkileyen manzara da, köprünün altında bir yandan balık yerken bir yandan da Boğaz keyfi yapmak oldu. Bir Türk çayı içip bir yandan da manzarayı izlemek, hayatım boyunca en keyifli anlarımdan biri oldu.'

PAMUK'LA KONUŞTUK

Yazar Orhan Pamuk'u ziyaret ettiğini de hatırlatan Yan, 'Evine gittim ve çalışma odasında uzun uzun sohbet ettik. 2008 yılında Orhan Pamuk'u Çin'de misafir etmiştim.  Onun çalışma ortamı ve kitapları beni çok etkiledi, gerçekten güzel bir odası var. Doğrusunu söylemek gerekirse biraz da özendim. Kitaplarını tekrar okuduğumda artık onu daha iyi anlayabileceğimi düşündüm' diye konuştu.     

Türkiye'de kaldığı sürenin uzun olmadığını ancak izlenim ve kazanımlarının fazla olduğunu belirten Yan, 'İyi ki İstanbul'a gelmişim' dedi.

Sansüre karşıyım ama her yerde var

Edebiyat alanında sansür konusu ve sansürün Çin'de uygulanıp uygulanmadığına yönelik soru üzerine Yan, şu açıklamalarda bulundu: 

'Türkiye ve Çin gelişmekte olan ülkeler. Gelişmekte olmak demek, zaten sorunlarını çözerek ilerlemek demek. Bu süreçte en önemli bakmamız gereken nokta, dünden bugüne değişen nedir halkların yaşamında. Çin'deki bu değişimi dünyada herkes görüyor. Bir vatandaş olarak bu değişimi gördüm. Sansür meselesine gelince bu eski bir konu. Ben kesinlikle sansüre karşıyım ama sansür her yerde var. Sansür bazen toplumun bir ihtiyacıdır bazen de gerek olmayan bir konudur. Dolayısıyla bu konunun zamanla çözüleceğine inanıyorum.'

Bakmadan Geçme