Türk iş adamları, AB ülkelerindeki ekonomik toparlanmanın yavaş gerçekleşmesi ve çevre ülkelerde yaşanan siyasi belirsizliklerin ardından rotayı Asya pazarına çevirdi.
AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulunun (DEİK) 100'ü aşkın üyesi, 28 Temmuz-1 Ağustos arasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Çin ve Endonezya temaslarına eşlik edecek. Ziyaretin, küresel ekonominin yeni büyüme ve çekim merkezi haline gelen Asya-Pasifik bölgesine açılıma büyük katkı sağlaması beklenirken, söz konusu ülkelerle dış ticaretin de artırılması amaçlanıyor.
Ziyaret kapsamında 30 Temmuz Perşembe günü Pekin'de düzenlenmesi planlanan Çin-Türkiye İş Forumu, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Çin Ticaret Bakanı Gao Hucheng'un katılımıyla gerçekleştirilecek. Foruma, Türkiye ve Çin özel sektörlerinden 400 civarında iş adamı katılması planlanıyor.
Endonezya'da ise 1 Ağustos Cumartesi günü Endonezya-Türkiye İş Forumu yapılacak. Forum kapsamında DEİK ve Endonezya Ticaret ve Sanayi Odası arasında işbirliğinin geliştirilmesi ve kurumsallaştırılmasına yönelik mutabakat zaptı imzalanacak.
İş dünyasının, Türkiye'nin 2023 hedefleri doğrultusunda Asya-Pasifik bölgesindeki varlığını güçlendirmesi gerektiğine vurgu yapılırken, ziyaret kapsamında bölge ülkeleriyle ticaretin karşılıklı yatırım merkezli kalıcı bir ilişki modeline dönüştürülmesi hedefleniyor.
- Çin ile dış ticarette "büyük açık"
Çin ile dış ticaret hacmi yıllar itibarıyla artsa da dış ticaret dengesi Türkiye aleyhine işliyor. Bu yılın mayıs sonu itibarıyla Türkiye'nin bu ülkeye ihracatı 926,7 milyon dolar oldu, bu ülkeden yapılan ithalat tutarı ise 10,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu trend son 5 yılda da benzer seyretti. Bu kapsamda Türkiye'nin son 5 yılda Çin'e yaptığı ihracat tutarı 15 milyar dolar seviyesine ulaştı, söz konusu dönemde bu ülkeden yapılan ithalatın tutarı ise 110 milyar dolar olarak hesaplandı.
Türkiye'nin Çin'e yaptığı ihracat içerisinde en büyük kalem mermer, traverten, su mermeri, kireçli taşlar oldu, bu ülkeden yapılan ithalatın ilk sırasında ise telefonlar, ses, görüntü, haberleşme cihazları yer alıyor.
2010'da 6 trilyon dolar, geçen yılın sonu itibarıyla 10,4 trilyon dolara yükselen Çin ekonomisinin büyüklüğünün, bu yılın sonunda 11,2 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Ülkedeki işsizlik uzun yıllardır yüzde 4'ler civarında seyrederken, tasarruf oranları ülke GSYH'sinin yüzde 50'ler seviyesinde bulunuyor.
- Endonezya ile ticarette de açık veriliyor
Türkiye ile Endonezya arasındaki dış ticaret son yıllarda artarak devam ediyor. Bu yılın ilk 5 ayı itibarıyla Türkiye'nin Endonezya'ya ihracatı 73,2 milyon dolar oldu, bu ülkeden yapılan ithalat ise 775,6 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Son 5 yılda bu ülkeye yapılan ihracat tutarı 1,3 milyar dolar, gerçekleştirilen ithalat tutarı ise 9,2 milyar dolar oldu.
Bu ülkeden yapılan ithalatta hayvansal, bitkisel ve sıvı yağlar ilk sıralarda yer aldı. Türkiye'nin Endonezya'ya ihracatında ise tütün ve tütün ürünleri ile makina ve kazanlar önemli yer tuttu.
Endonezya, 250 milyonluk nüfusu ve 900 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğü ile dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer alıyor, ülkedeki işsizlik oranı yüzde 6'lar seviyesinde bulunuyor.
- "İhracatın sürdürülebilirliği Türkiye için çok önemli"
Konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Ekonomi Uzmanı Prof. Dr. Erdal Tanas Karagöl, Türkiye ekonomisi için ihracatın hayati derecede önem taşıdığını belirterek, bu noktada pazar geliştirme çabalarının aralıksız sürdürüldüğünü söyledi.
AB ülkelerinin krizden çıkmada yeterince hızlı olamadığını, komşu ülkelerde yaşanan sıkıntıların devam ettiğine dikkati çeken Karagöl, "Türkiye'nin pazarları şartlara göre değişiklik gösterebiliyor. Son konjonktürde çevre pazarlar ve AB'de sıkıntılar yaşanıyor. Alternatif pazar arayışlarında bir ara Güney Amerika ön plana çıktı. Son dönemde Asya-Pasifik ülkeleri ile ilişkilerin geliştirilmesi noktasında da çabalar var. Türkiye'nin buralara açılması gerekiyor. İhracatın sürdürülebilirliği noktasında alternatif pazarlar çok önemli" ifadelerini kullandı.
Karagöl, ABD ile AB arasında yürütülen Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) çalışmalarına da atıfta bulunarak, Türkiye'nin bu ortaklık içerisinde yer alamaması halinde alternatif ticaret bölgelerinin daha önemli olacağına işaret etti.