Türkiye çatışmasızlığı sağlamak için orada
Suriye'de yakın döneme kadar rejim karşıtı askeri gruplar ve muhalifler ile Beşşar Esed rejimi güçler arasında en şiddetli çatışmaların yaşandığı bölgelerden İdlib'de güvenliğin sağlanması için, Türkiye'nin aktif desteği artıyor.
Suriye iç savaşında en büyük şiddet dalgasının yaşandığı bölgelerden biri İdlib’te güvenliğin sağlanması için, Türkiye'nin aktif desteği artıyor.NEÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. M. Cüneyt Özşahin, Türkiye’nin gelişmeleri kontrol etmek amacıyla Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile beraber bir tampon bölge oluşturmaya çalıştığını söyledi.
Suriye'nin kuzeybatısında Türkiye sınırında yer alan İdlib ili, Türkiye, Rusya ve İran’ın Kazakistan’ın başkenti Astana’da vardığı anlaşma çerçevesinde, gerginliği azaltmak amacıyla çatışmasızlık bölgesi kapsamına alınmıştı. Muhaliflerin garantörü Türkiye ile rejimin garantörü Rusya arasındaki yoğun görüşmelerden sonra anlaşma, uygulama aşamasına geldi. İdlib, rejim karşıtı askeri gruplar ile bazı muhalif grupların kontrolünde bulunuyor.
TÜRK ASKERİ İDLİB’DE NE YAPACAK?
TSK unsurları İdlib için belirlenen gerilimi azaltma bölgesinin sınırları içerisinde yer alacak. Görevleri, rejim ve yerel askeri unsurlar arasında büyük ölçüde korunan ateşkesin daha kalıcı hale getirmek olacak. Bu amaçla TSK unsurları, kontrol ve gözlem noktaları oluşturacak.
TSK HAREKAT MI DÜZENLİYOR? KİME KARŞI?
Askeri ve diplomatik kaynaklar, TSK unsurlarının eyleminin harekat değil intikal olduğuna dikkati çekiyor. İntikal sırasında ve sonrasında yerel unsurlar veya Esed rejimiyle çatışma amaçlanmıyor. Ancak TSK hazırlıklarını, olası tüm güvenlik risklerini dikkate alarak yaptı.
İNTİKAL İÇİN NE BEKLENİYOR?
İntikalin sorunsuz gerçekleşmesi için yerel silahlı grupların durumu değerlendiriliyor. Yerel gruplar, bazı ÖSO gruplarının gelmesine karşı. İdlib’de çok sayıda silahlı rejim karşıtı grup ile muhalif grup bulunuyor. Rejim karşıtı gruplardan Heyet Tahrir Şam, son dönemde İdlib’de artan etkinliği ile ön plana çıkmıştı. Grup son aylarda çok sayıda bileşenin ayrılmasına karşın önemli bir silahlı güce sahip. Heyet Tahrir Şam, Türk askerinin bölgeye intikaline karşı çıkan doğrudan bir açıklama yapmadı. Diğer taraftan, söz konusu grup ile bazı muhalifler, Fırat Kalkanı Harekatı bölgesinden gelmeye hazırlanan çeşitli Özgür Suriye Ordusu gruplarının İdlib’e girmesine karşı çıkıyor. Heyet Tahrir Şam, bölgeye gelmesi beklenen grupların ABD’den destek almasını gerekçe gösteriyor. TSK da bölgedeki hassas durumu değerlendirerek intikal için en güvenli şartların sağlanmasını bekliyor.
İDLİB NEDEN ÖNEMLİ?
Suriye iç savaşında en büyük şiddet dalgasının yaşandığı bölgelerden biri İdlib oldu. İdlib’in rejimin kontrolünden çıkmasından ve Rusya’nın Ekim 2015’te iç savaşa dahil olmasından sonra bölgeye şiddetli hava saldırıları başladı. Diğer taraftan Suriye’nin iç bölgelerinden kaçan sivillerin de sığınmasıyla İdlib milyonlarca kişinin sıkıştığı bir alan haline geldi.Ateşkesin korunamaması durumunda Esed rejimi, İran destekli güçler ve Rusya’nın yakın dönemde İdlib’e yönelik büyük bir şiddet dalgası başlatmasına kesin gözüyle bakılıyor.Böylesi bir durumda milyonlarca kişinin Türkiye’ye girmek üzere sınıra yığılması bekleniyor. Sınıra sıfır sayılabilecek kuşakta halihazırda 1 milyondan fazla kişi kamplarda barınıyor. Yerel sivil idare kayıtlarına göre İdlib’de 2 milyon 400 bin civarında yerli nüfus, yaklaşık 1,3 milyon da iç göçle gelmiş vatandaş barınıyor. TSK’nın İdlib’de ateşkesin korunması amacıyla başlatacağı intikal, sivillerin güvenle barınmasını sağlayacağı için, olası göç dalgasının önüne geçmiş olacak. İdlib ilinin kuzeydoğu ucunda yer alan Halep’e bağlı Afrin ilçesi, 2011’den bu yana terör örgütü PKK/PYD’nin işgalinde. Örgüt, ülkenin kuzeyinde, Irak sınırından başlayarak Akdeniz’e çıkabileceği bir koridora kavuşmak için İdlib’in bir bölümünü ele geçirmek zorunda. Türkiye’nin Astana anlaşması çerçevesinde İdlib içerisinde oluşturacağı askeri hat, aynı zamanda Afrin’deki terör örgütünün İdlib’e yayılmasının önünde güvenlik duvarı halini alacak.
TÜRKİYE’NİN AKTİF ROL ALMASINI İSTEMİYORLAR
Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Cüneyt Özşahin, Türkiye’nin İdlib intikali ile ilgili açıklamalarda bulundu. Olayın güvenlik ve insani olarak iki boyutunun olduğunu ifade eden Özşahin, “Güvenlik boyutu PYD-YPG bölgesi arasındaki bağlantıyı kesmekle alakalı. Dolayısıyla bu bölge stratejik bir öneme sahip. İşin birde insani boyutu var. Türkiye, Halep’te yaşanan sürecin benzerinin İdlib’te yaşanmasını istemiyor. Dolayısıyla buna hareket demiyor intikal diyor. Gelişmeleri kontrol etmek amacıyla Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile beraber bir tampon bölge oluşturmaya çalışıyor. Çünkü bu insani kriz Türkiye’yi etkileyebilecek bir göç akınına yol açabilir. Burada ciddi sayıda sunni, İran ve Rusya müdahalesi sonucunda hayatını yitirebilir. Türkiye’de bunun olmasını istemediği için orada önlem alıyor” diye konuştu.
TÜRKİYE’NİN AMACI ÇATIŞMASIZLIĞI SAĞLAMAK
Türkiye’nin bölgede var olması ve süreci kontrol etmesi gerektiğinin altını çizen Özşahin, “Türkiye’nin ve ÖSO’nun bu süreçte aktif rol oynamasını istemeyen bir takım organizasyonlar var. Bunlar Türkiye’nin bu intikalini hassas hale getiriyor. Bölgede çok fazla aktör var. Bu aktörlerin kendilerine yönelik hedefleri var. Askeri güç kullanmaktan ve çatışmaya girmekten sakınmayacak aktörler var. Türkiye’nin burada var olması ve süreci kontrol etmesi gerekiyor. Çatışmacı bir unsur olarak değil çatışmasızlığı sağlayacak bir unsur olarak yer alacak” şeklinde konuştu.
İSMAİL POÇAN / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme