Türkiye ekonomisi güven tazeledi!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamadan sonra Döviz kurunun sert bir şekilde düşmesini değerlendiren Prof. Dr. Fatih Mehmet Öcal, 'Artık ekonomiye güven arttı ve bu güven artışı da devam edecek. Vatandaşlarımızın büyük bir kesiminin ekonomiye güveni pekişti. Türkiye üretim ekonomisine uyarsa, çok küçük bir azınlığın algı operasyonuna gelmezse dolar da istikrara girer ve hatta daha da düşüş yaşanır' dedi.
Türkiye’nin üretim ekonomisiyle güçleneceğini vurgulayan Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) İktisat Politikası Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Mehmet Öcal, “Üretim ekonomisi uygulanırsa faiz düşer, yatırımlar artar. Yatırımlar artınca üretim artar üretim artınca istihdam artar, istihdam artınca gelir artar, gelir artınca talep artar talep artınca, gayri safi milli hasıla artar. Gayri safi mili hasıla artınca da ekonomi büyür. Bütün ekonomilerin istikrar içerisinde varlıklarını sürdürülebilmeleri için üretim tabanlı olması gerekmektedir. Omurgası üretim olan hiçbir ülke ciddi anlamda kriz yaşamaz. Artık Türkiye’nin kabuğunu kırma zamanı geldi. İnşallah bunda da başarılı olacak” ifadelerini kullandı.
‘DOLAR ARTIŞININ GERÇEKLİKLE BİR ALAKASI YOKTU’
Dolardaki yükselişin gerçeklikle bir alakasının olmadığını belirten Fatih Mehmet Öcal, “Dolar iki aylık bir süreç içerisinde 7 liradan 18 liraya kadar çıktı. Neredeyse yüzde 250 oranında arttı. Türkiye’nin ekonomik şartlarına baktığımız zaman doların 2,5 kat artmasını gerektirecek bir durum yok. Türkiye çok büyük bir krize mi girdi yoksa çok büyük siyasi krizler mi ortaya çıktı? Türkiye doğal afet mi yaşadı, ekonomik açıdan talep ve arz şoku mu ortaya çıktı? Bunların hiçbiri yok. Dolar artışının iktisadi gerçeklikle hiçbir alakası yok. Türkiye’nin yıkılmasını 15 Temmuz’da denediler ama başaramadılar. Muhalefeti güçlendirerek ve iktidarı itibarsızlaştırarak bunu başarmaya çalıştılar. Belli bir aşamada başarılı oldular gibi bir sonuç çıktı fakat bunda da büyük bir algı operasyonunun etkisi oldu. Çünkü dolar artışının iktisadi gerçeklikle bir alakası yok. Doların 8-9 lira olması gerekirken bunun üzerine köpük eklendi. Şimdi o köpük erimeye başlayınca gerçekler ortaya çıktı” şeklinde konuştu.
DOLARA NEDEN İLK BAŞTA MÜDAHALE YAPILMADI?
Fatih Mehmet Öcal, madem dolara müdahale yapılacaktı neden bu zamana kadar beklendi sorusunu şöyle cevapladı: “Merkez bankası iki üç hafta içerisinde kısa kısa müdahaleler yaptı. Fakat bu müdahaleler ölmek üzere olan bir hastaya ağrı kesici vermek gibi geçici bir şeydi. Bunlarla doların düşürülemeyeceği anlaşıldı. Dış güçler tarafından değersizleştirilmeye çalışılan Türk parasının yapılan büyük operasyonla birlikte artık 18 liralara hatta 30 liralara kadar çıkacağı söylendi. Bu duruma bir müdahale yapılması gerekiyordu. Ve yapılan müdahalenin de zamanlaması çok harika oldu. Zaten kabine toplantısı sonrası yapılan açıklamanın ardından kur düşmeye başladı. Bunun dış güçlerin etkisiyle olduğu ve Türkiye’nin içinde bulundu ekonomik realite ile doların çok kısa bir süre içerisinde 18 liradan 12 liralara kadar düştüğünü gördük. Doların yükselmesinin eğer bir gerçekliği olsaydı Cumhurbaşkanının konuşma yapmasının ardından 2 saat içerisinde yüzde 40 oranında düşüş göstermezdi. Bu da ülkemiz üzerinde oynanan oyunun büyük bir göstergesiydi. Eğer Türkiye Sisi-Mısır denklemindeki gibi olsaydı Dolar da Euro da altın da bu şekilde yükselmezdi zaten.”
‘HİÇBİR FİNANSAL ARAÇ SONSUZA KADAR YÜKSELMEZ’
Hiçbir finansal aracın sonsuza kadar yükselmeyeceğine dikkat çeken Öcal, şunları konuştu: “ 2008’de borsa krizi de bu şekilde oldu. Fiyatlar şiştikçe şişti ve bunun sonuna gelindiği anlaşıldığı zaman herkes elindeki dolarları sattı. O süreçte evlerin değerleri 10 katına çıkmıştı, Dolardaki güven kaybından sonra bu defa da evlerin değeri normal değerden 10’da 1’ine düştü. Bu da gösteriyor ki; hiçbir finansal araç sonsuza kadar yükselmez. Bu işin içerisine girenler de sonuçlarına katlanacak. Hazine ve Maliye Bakanlığı, yeni düzenlemenin ayrıntılarını açıkladı. Düzenleme çok yerinde ve zamanlaması güzel bir çalışma oldu. Öte yandan Doların daha çok düşmesi de olumlu bir durum değildir. O zaman da ihracat zorlaşacak ithalat kolaylaşacak, ihracatla ithalatın dengeli tutulması idealdir. Vatandaşın algı operasyonlarına boyun eğmeyip Türkiye’ye güvenmesi gerekir.”
‘EKONOMİ İSTİKRARA KAVUŞACAK’
Türkiye ekonomisinin istikrara kavuşacağını vurgulayan Öcal, “Dünyada hiçbir ekonomide herkes kazanmaz. Firmalar arasında ihracat minimum olur ama genel toplama baktığımız zaman hiçbir zaman herkesin kazandığı bir ekonomi yok. Yeni düzenlemede kur farkının devlet tarafından ödenmesi istikrarın sağlanması adınadır. Yani 2-3 kişinin çıkarı için yapılan özel bir şey değildir. Bu fark ödendiği zaman doların normalden fazla yükselmesinin önüne geçilecek ve ekonomi istikrara kavuşacak. Yani genel anlamda bir faydası olacak. Sağlanan istikrardan herkes faydalanacak. Yatırımcı ancak real ekonomiye yatırım yapmalıdır. Vatandaş hükümete, ülkeye, geleceğine, vatanına, milletine güvenirse Türkiye’ye bir şey olmaz, her zaman ayakta kalır” diyerek sözlerini noktaladı.
SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme