• Haberler
  • Türkiye
  • Türkiye-İran arasında bakan yardımcıları düzeyinde ziyaret planlanıyor

Türkiye-İran arasında bakan yardımcıları düzeyinde ziyaret planlanıyor

Türkiye-İran arasında bakan yardımcıları düzeyinde ziyaret planlanıyor
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Türkiye ile İran arasında yakın zamanda bakan yardımcıları düzeyinde ziyaret gerçekleşebileceği bildirildi.

Üst düzey bir yetkili, İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif'in geçen ağustos ayında Ankara'ya yapacağı ziyaretin ertelenmesiyle ilgili "İki komşu ülke arasında dışişleri bakanları düzeyinde ziyaret olmasını bekleyebiliriz. Bakan yardımcısı düzeyinde çok yakın dönemde bir ziyaret öngörüyoruz. Orada da bazı konular ayrıntılı şekilde ele alınacaktır. Zarif'in ziyareti de bu temasta netleştirilebilir" yanıtını verdi.

Tahran'a Türkiye'den üst düzey ziyaretin son olarak geçen nisan ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapıldığını hatırlatan yetkili, Türkiye'deki seçim süreci ve gündem nedeniyle İran ile üst düzey temas trafiğinin duraklama evresine girdiğini, yeni hükümetin kurulmasıyla önümüzdeki birkaç ay içinde üst düzey ziyaretlerin tekrar başlayacağını söyledi.

Türkiye ile İran arasında özellikle ekonomik ilişkilerin daha ileri noktaya taşınacağını vurgulayan yetkili, Suudi Arabistan ile İran arasındaki gerilime ilişkin Türkiye tarafından yapılan açıklamaların İran'da nasıl yankı bulduğu ve iki ülke ilişkilerini ne şekilde etkilediğinin sorulması üzerine, "İranlılar kriz dönemlerinde daha kontrollü davranabiliyorlar. Açıklamalara ciddi anlamda olumsuz bir tepki gelmedi. İran şu anda enerjisini Suudi Arabistan'a çok güçlü destek olan ülkelere yöneltmiş durumda. Resmi makamlardan rahatsızlık verecek bir açıklama olmadı. Tabii basında asılsız şeyler yazılıp çiziliyor" ifadesini kullandı. 

Üst düzey yetkili, Ortadoğu'da Şii-Sünni kutuplaşması yaşandığı, karşılıklı çıkarların İran ile Türkiye'yi karşı karşıya getirdiği yorumlarına ilişkin olarak da "Türkiye-İran ilişkilerinin yakın tarihinde benzer sorunlar yaşanmıştır. Türkiye ve İran'ın yakın menfaatleri uyuşmuyor gibi görünüyor fakat Türkiye kendine güvenen bir ülke olduğu için İran'da ve bölgede istikrar istiyor. İran ise nüfuz alanları kurmaya çalışıyor. Bir takım meşru endişeleri var. Müslüman dünyasında bir azınlık. İranlılar bunu kendi açılarından tehdit olarak görüyor. Bu politika, birbirini tırmandıran bir şey. Şiiler ve Sünniler arasındaki güvensizliği tırmandıran bir durum. Sadece Suriye'de değil bölgesel konularda İran'ın mezhep kartına başvurması ilişkilerimizde rahatsızlık unsurudur" değerlendirmesini yaptı.

- "TÜSİAD yakın zamanda İran'ı ziyaret edecek" 

Batı'nın İran'da Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile başlayan ılımlı dönemi güçlendirilmeye çalıştığına belirten yetkili, "stratejik sabır" kavramına işaret ederek, "İran'dan çok kısa sürede çok fazla şey beklemeyelim. Obama yönetiminin yaklaşımı da bu. On yıl sonrasını hedeflemek gerekiyor" diye konuştu. 

Yetkili, İran basının tamamen devletin kontrolünde olduğu değerlendirmesine tam olarak katılmadığını ifade ederek, "İran bir demokrasi değil. Basın özgürlüğünden söz etmek mümkün değil. Ama basının tamamen devlet güdümünde olduğunu söylemenin de doğru olduğuna inanmıyorum. İran'da bilinen anlamda hiyerarşik bir devlet düzeni yok. Basına elbette sansür uygulanıyor ama bu sansürden hükümet de payını alıyor" dedi. Yetkili, buna örnek olarak İran Dışişleri Bakanı Zarif'in bir röportajının iki hafta önce, doğrudan dini lider Hamaney'e bağlı olan devlet televizyonu IRİB'te yayınlanmamasını örnek gösterdi.

İran'da Türkiye ile ilişkilerin gelişmesini istemeyen bir takım çevrelerin olduğunu dile getiren yetkili, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ve ailesini hedef alan "asılsız ve yalan-yanlış" haberlerin bu odaklar tarafından üretildiğini söyledi. 

Yetkili, İran ile ekonomik alanda ziyaretlerin gündemde olup olmadığıyla ilgili soruya, "Şu anda planlanmış bir ziyaret yok. Çok kısa dönemde bu alanda da gelişmeler olacaktır. Önceki hükümet döneminde, İran ile ekonomik ilişkilerden sorumlu olarak Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz görevlendirilmişti. Karma Ekonomik Komisyon (KEK) eş başkanları henüz belirlenmedi. İran tarafı da bu tip ziyaretlerin olmasını istiyor. Zaten ticari şirket ziyaretleri oldukça sık şekilde yapılıyor. Belki bakan düzeyinde ziyaret olmadı ama TÜSİAD'ın da ziyareti söz konusu" yanıtını verdi.  

Suudi Arabistan-İran arasındaki gerilimde Türkiye'nin ayrıca rol üstlenip üstlenmeyeceğinin sorulması üzerine yetkili, Suudi Arabistan ile yakın ilişkilere sahip olunduğunu, İran'ın da komşu ülke olduğunu hatırlatarak, "Farklı bir girişim yok. Olay daha çok sıcak. Böyle bir dönemde, bizden özel olarak istenmedikçe bizim devreye girmemiz gündemde değil" ifadesini kullandı.

Yetkili, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın (İİT) İstanbul'da yapılacak toplantısına İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin katılıp katılmayacağı sorusuna, "Sadece İran için değil, diğer ülkeler için de hangi düzeyde katılım olacağını bilmiyoruz" şeklinde cevap verdi.

- "Türkiye'nin politikası geleneksel olarak mezhepçi değil" 

Yetkili, Suudi Arabistan liderliğinde "Teröre Karşı İslam İttifakı" adıyla oluşturulan koalisyonla ilgili, "Algılar, bazen gerçeklerin önüne geçebiliyor. Türkiye'nin politikası geleneksel olarak mezhepçi değildir. Türkiye mezhepçilik gütmez, güdenlere de karşı çıkar. Son dönemde Irak'ta, Suriye'de yaşananlar mezhepçi yaklaşımların sonucu oldu. Türkiye bunu Şii muhataplarına da söyledi hep. Suudilerin öncülük ettiği koalisyonun ne olduğunu tam olarak bilen yok. Daha hala evrilmemiş bir girişim. Koalisyon içinde olduğu açıklanan ülkelerden bile farklı tepkiler gelmişti" değerlendirmesinde bulundu.

- "Nükleer anlaşma bugün yürürlüğe girebilir"

İran ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 5 daimi üyesi ve Almanya (P5+1 ülkeleri) arasında geçen temmuzda imzalanan nükleer anlaşmanın, muhtemelen bugün yürürlüğe girebileceğini ifade eden yetkili, “Anlaşmadan sonra İran'a ilgi oldukça arttı. İran, Batı'dan özellikle ticaret alanında üst düzey heyetlerin akınına uğruyor" dedi.

Nükleer anlaşmanın yürürlüğe girmesinden sonra İran'ın bölgesel politikalarına nasıl şekilleneceğinin önemli olduğunu belirten yetkili, "Nükleer anlaşmanın getirdiği özgüvenle Batı'da kendisine artan ilgiden ve Suriye'de kendi açısından başarı kazandığını düşünerek, İran, 'Demek ki doğru yapıyorum. Devam edeyim' diyebilir" ifadesini kullandı.

Suudi Arabistan'ın, Şii din adamı Şeyh Nemr Bakır en-Nemr'i idam etmesinin hemen ertesi gün Tahran ve Meşed'de Suudi misyonları basılınca İran'ın zor durumda kaldığına dikkati çeken yetkili, "Bazı ülkelerle ilişkilerin düzeyinin düşürülmesi İran'ı rahatsız etti. Tam da uluslararası topluma entegre olmaya çalıştığı bir dönemde bölgesel anlamda mini bir tecrit olması İran'ı mutlu etmedi. İran dış politikasında ılımlılarla aşırı muhafazakarlar arasındaki çekişmeler etkili oluyor. Devrim Muhafızları Ordusu yetkilileri bile bunun yanlış olduğunu söyledi" yorumunu yaptı.

Bakmadan Geçme