''Türkiye istedi vermediler, sonra suçladılar''
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Suriye sınırında, Suriye rejimi, IŞİD ve PKK'yı görmek istemiyoruz, açıklamasında bulundu. Davutoğlu, kamuoyunu tatmin etmek için sadece Kobani'ye yardıma yönelik bir stratejiyi kabul etmeyeceklerini söyledi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, BBC'ye verdiği söyleşide Kobani'deki gelişmeler, IŞİD ve Suriye konularındaki soruları yanıtladı. Davutoğlu, Türkiye'ye yöneltilen eleştirilere sert cevaplar verdi.
Kobani'nin Suriye'deki savaş açısından şüphesiz çok önemli olduğunu kaydeden Davutoğlu ancak Kobani'nin Suriye'deki daha geniş kapsamlı bir krizin sonucu olarak ortaya çıktığının unutulmaması gerektiğini vurguladı. "Bu nedenle Kobani'ye odaklanmak, Suriye'de teröre karşı, IŞİD'e karşı savaşla mücadelenin sembolü haline geldiği için önemli" diyen Davutoğlu, Kobani meselesinin birkaç ay önce başladığını, Suriye'deki iç savaşın ise üç buçuk yıl önce başladığını belirtti.
Davutoğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle:
'Türkiye askeri müdahalede bulunsa eleştirirler'
Ama Kobani'yi kurtarmak, Kobani'yi ve çevresini IŞİD'den geri almaksa o zaman bir askeri operasyon gerekli. Bu askeri operasyonu kim yapacak? Mesele bu. Uluslararası medyanın Türkiye'yi suçladığını ve Türkiye'den bir şey yapmasını beklediğini gördüğümde gerçekten çok şaşırdım ve şoke oldum. Türkiye'nin ne yapması gerektiğini tarif etmeliler. Eğer Türkiye Kobani'ye askeri müdahalede bulunursa, uluslararası tarafların çoğunun Türkiye'yi eleştireceğine eminim.
Diğer ülkeler Kobani'ye kara birliklerini göndermek istemedikleri için kente yardım etmenin tek yolu barış amaçlı ya da ılımlı güçler göndermek. Peki bu güçler kim? Peşmerge. Şu an anayasal olarak Irak ordusunun parçası olan Peşmerge ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO). Türkiye, Irak Peşmerge güçlerine ve bizim için Suriye halkının gerçek temsilcisi ve sahadaki ılımlı güçler olan ÖSO'ya yardım etmeye hazır olduğunu ve Türkiye üzerinden Kobani'ye geçebileceklerini beyan etmişti.
PYD'nin geçen üç yılda rejimle işbirliği yaptığını ve rejimin Suriye halkına saldırmasına yardım ettiğini unutmamalıyız.
Suriyeli Kürtlerin kim olduğunu tanımlamak önemli. ÖSO'nun içinde de savaşan Kürtler var. Ayrıca yalnızca PYD'yi değil Barzani'nin partisi KDP'yi destekleyen Kürtler de var. Eğer PYD Suriyeli Kürtler olarak değerlendiriliyorsa, PYD'nin geçen üç yılda rejimle işbirliği yaptığını ve rejimin Suriye halkına saldırmasına yardım ettiğini unutmamalıyız. Ayrıca PYD, son bir senedir IŞİD'le yan yana yaşıyor, Suriye içindeki diğer Kürt gruplara baskı uyguluyordu. Şimdi bu yardımı kimin almaya hazır olduğunu tanımlamamız gerekiyor. PYD, cepheye çok sayıda Peşmerge gelmesini istemiyor ve ÖSO'yla işbirliğine yanaşmıyor. Peki bizden ne bekliyorlar?
Türkiye'den Kobani'ye yardım talepleri geldiğinden bu yana, onlara bizden ne istendiğini soruyoruz. Türk ordusunu göndermiyoruz - ki ne PYD, ne başka birinin bunu istediğini düşünüyorum. Kimse Suriye'de kara birlikleri, Peşmerge ya da ÖSO güçlerini görmek istemiyor. Ve PYD'den Kobani'ye güç göndermesini istedik, ama gitmek istemiyorlar. 300 kişiden sadece 60'ı Kobani'ye dönmek istedi. Diğerlerine, Amerikalılara dilerseler kara birlikleri gönderebileceklerini söylüyoruz. Sadece Peşmerge ve ÖSO, Kobani'ye birlik göndermek için bizle temasa geçtiler.
'İsim verin dedik vermediler'
Biz asla sınırımızdan yabancı savaşçıların Suriye'ye geçişine izin vermedik. İstihbarat servislerinin iddialarından bahsediyorsunuz. Böyle bir şey ileri süremezler. Türkiye'nin bu gruplarla işbirliği yaptığına ya da bağı olduğuna dair hiç bir kanıt yok. Onlar sınırımızda Türkiye için bir tehdittir. Türkiye Ekim 2013'te IŞİD'i terör örgütü olarak ilan etti. Diğer ülkeler aylarca bunu yapmadılar. Türkiye Aralık 2013'te IŞİD mevzilerini bombaladı. Türkiye sınırına yaklaşan yüzlerce IŞİD'li öldürüldü.
İki yıl önce muhataplarımızla, İngiltere gibi ülkelerden gelen yabancı savaşçıları nasıl durduracağımızı konuştuk. Onlardan Türkiye'ye gelmelerine engel olmalarını istedik. Bize, 'Hayır, biz demokratik bir ülkeyiz' dediler. Biz de 'O zaman isimlerini verin biz durduralım' dedik. Cevap olarak suç işlemeyen birinin ismini veremeyeceklerini söylediler.
Bunun üzerine biz de yılda 35 milyon turist ağırlayan Türkiye'nin bu kişileri durdurmasını nasıl beklediklerini sorduk. Bunu nasıl denetleyebilirsiniz? Bu ortak çaba gerektirir. Kimse kimsenin tek tek isimleri kontrol edip geçişe mani olmasını bekleyemez. Tıpkı Amerika-Meksika sınırı gibi. Üstelik ABD'nin muhatabı olarak karşıda işleyen bir Meksika devleti var. Oysa bizim karşı üzerinde hiçbir denetimimiz yok.
bbc türkçe