1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. ‘Türkiye korona salgınıyla mücadelede örnek ülkedir’
‘Türkiye korona salgınıyla mücadelede örnek ülkedir’

‘Türkiye korona salgınıyla mücadelede örnek ülkedir’

Koronavirüs salgınıyla mücadelede Türkiye’nin tüm dünyaya örnek olduğunu söyleyen Lokman Koyuncuoğlu, “Türkiye’nin Koronavirüs’le mücadelede sağlık ekipmanıyla, personeliyle dünyadaki en iyi ülkelerin başında geldiğini çok rahat söyleyebiliriz. Üstelik sağlık hizmetlerine erişim hem çok yüksek hem de ücretsiz. " dedi.

A+A-

Koronavirüs salgınıyla mücadelede Türkiye’nin tüm dünyaya örnek olacak başarı sağladığını ifade eden Yeni Haber Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Lokman Koyuncuoğlu, “Türkiye’nin Koronavirüs’le mücadelede sağlık ekipmanıyla, personeliyle dünyadaki en iyi ülkelerin başında geldiğini çok rahat söyleyebiliriz. Bunu hem sonuçlara bakarak söyleyebiliriz hem de sağlıkla ilgili bakanlığın yaptığı faaliyetlere bakarak söyleyebiliriz. Üstelik sağlık hizmetlerine erişim hem çok yüksek hem de ücretsiz. Dünyada bunu bu kadar sürdürebilen başka ülke yok” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de ilk vaka 10 Mart’ta görüldü. Koronavirüs yayılma sürecinde Türkiye’nin tutumu nasıldı?

Bugün itibarıyla 5 buçuk milyonu geçen bir vaka sayısı, 400 bine yaklaşan ölü sayısı ve 2 buçuk milyondan fazla da iyileşen insan sayısı mevcut. Yaklaşık 2 buçuk milyon insan hâlâ virüsle mücadele ediyor. 400 bine yakın kişi de maalesef virüsten hayatını kaybetti. Virüsün çıktığı tarih ve bize yansıyan kısmı Ocak ayının başıdır.Ama daha öncesi Kasım-Aralık ayında da Çin’in Wuhan kentinde virüsle alakalı ilk belirtilerin olduğu, bir süre gizlendiğiyle ilgili bilgiler var. 25 Ocak’tan sonra artık virüs yoğun bir şekilde dünyaya yayılmaya başladı. Özellikle hava yoluyla yayılmaya başladı ve dünyadaki yoğun transferi olan ülkelerin başta Avrupa olmak üzere hemen hepsinde görülmeye başladı. Tabi dünyayla ticaretiniz var, hayat devam ediyor, insanlar gelip gidiyorlar. Uçağın olduğu, transferin olduğu, yolcunun olduğu her yerde virüs olabilir. İlk vakanın görülmesini 10 Mart gibi görüldüğü Türkiye, virüsle en geç tanışan ülkelerden bir tanesidir. Çok uzun süre mücadele etti ve bu mücadelenin sonuçlarını da şuanda almaya başladı diye düşünüyorum. İlk vaka çıkar çıkmaz Çin, Güney Kore ve İran’la bağlantılarımızı hemen kestik. Yurtdışı ve sınır bağlantıları hemen kesildi. Oradaki uçak transferleri, yolculuklar kısıtlandı, hatta bitirildi. Seyahat ve kargo ulaşımı da tümüyle bitmiş oldu. Eğer biz de Fransa, İtalya, İspanya gibi hem turist seyahatine hem de kargo uçuşlarına izin vermeye devam etmiş olsaydık, şuanda içinde bulunduğumuz ortam çok daha kötü olabilirdi. Mart ayının hemen başında bu ülkelerle uçuşları engellemiş olmamız şuanda durumumuzun iyi olmasının temel sebeplerinden bir tanesidir. Türkiye, aldığı tedbirlerle virüsün bulaşmasını epey bir geciktirdi.

turkiye-korona-salginiyla-mucadelede-ornek-ulkedir-1.jpg

Koronavirüs sürecinde Türkiye’nin sağlık sistemi nasıldı? Diğer ülkelerle kıyaslayacak olursak bizim sergilediğimiz duruş yeterli miydi?

Türkiye’nin Koronavirüs’le mücadelede sağlık ekipmanıyla, personeliyle dünyadaki en iyi ülkelerin başında geldiğini çok rahat söyleyebiliriz. Bunu hem sonuçlara bakarak söyleyebiliriz hem de sağlıkla ilgili bakanlığın yaptığı faaliyetlere bakarak söyleyebiliriz. Sağlık Bakanlığının aldığı temel karar; 14 gün kuralıydı. Bu kural çok etkin uygulandı.

Yurt dışından gelenler, 14 gün karantinada kaldılar ve herhangi bir şekilde virüsün kuluçka süresi bittikten sonra olgunlaşma süresinde insanlara bulaşmasını, yayılmasını engellediler. Bu kural çok iyi işletildi ve insanlar kendilerini izole ettiler. Bu temel kural sokakta virüsün çok kişiye ulaşmasını da engelledi. Zaten Nisan ayının ortasında uçuşlar tamamen durdu. Tüm yolculuklar bitmiş oldu. Burada sağlıkla ilgili söyleyeceğimiz iki temel şey var: Birincisi Türkiye’deki sağlık çalışanlarının nitelikli hale gelmesidir. Özellikle 2000’li yıllarında sonra Türkiye’de üniversite sayısının artmış olması, Tıp Fakültesi sayısının artmış olması, başta nitelikli doktorlar yetişmesini sağladı. Türkiye’de belli aileler kendi kontrolleri dışında kimsenin doktor olmasını istemezlerdi, zaten doktor olmak da çok kolay değildi. Doktorlara ulaşım, doktordan tedavi almak oldukça pahalı ve lüks bir hizmetti. Anadolu gençlerinin doktor olması da çok zordu. Hem üniversite sayısı azdı hem de oraya gitmek, meslek liselerindeki kat sayı adaletsizliği de eklendiğinde Tıp Fakültesini kazanmak da neredeyse imkansızdı.

turkiye-korona-salginiyla-mucadelede-ornek-ulkedir-2.jpg

2000’Lİ YILLARDAN SONRA ARTIK HIZLI BİR ŞEKİLDE ÜNİVERSİTELEŞME SÜRECİ BAŞLADI

2000’li yıllardan sonra artık hızlı bir şekilde üniversiteleşme süreci başladı. Nitelikli Tıp Fakülteleri açıldı. Tıp okumak isteyen herkese fırsat tanındı ve onlar da çok rahat doktor oldular. Bunun altını çizmek lazım çünkü Türkiye’de eşitlik sağlandıktan sonra Anadolu’daki gençlerin de doktor olması sağlandı. Bunun yanında sağlıkla ilgili medikal, eczacılık, diş hekimliği ve sağlık yan personelin yetişmesi için de önemli atılımlar yapıldı. AK Parti döneminde hem sağlık hem üniversite yatırımları bu dönemin farkıdır. Bunun altını çizmek gerekir. İkincisi ise sağlık çalışanları ve hastanelerdir. Türkiye’de insanların rahat hizmet alabilmesi için sağlık sistemi sil baştan oluşturuldu ve sağlık hizmeti, ihtiyacı olan herkese ücretsiz bir şekilde verilmeye başladı. Bu, dünyada hiçbir örneği olmayan bir uygulamaydı. Fakir fukara, ihtiyacı olan herkes sağlık sisteminden faydalandı. Bununla birlikte korona tedavisi alan herkesin tüm ihtiyaçlarını, tüm masraflarını devlet karşılıyor. Bu da dünyada ilk olan bir uygulamadır.Batı ülkelerinde bir tedavi almak için binlerce dolar ödemek zorundasınız. Eğer hastalığa yakalanmışsanız 10-15 bin dolar harcamanız gerekiyor ki hastalıktan kurtulabilesiniz. Bunun için Türkiye’deki sağlık sistemi örnek bir sistem ve bu sistemle alakalı bizim ortaya koyduğumuz topyekun mücadelenin takdir edilmesi gerekiyor.

Yurt dışındaki vatandaşlarımızın getirilmesi konusu da önemli sanırım, bu da çok konuşulan konulardan birisi değimliydi?

Evet, Dünya’nın hiçbir ülkesi vatandaşlarının tümünü kendi devlet imkanlarıyla ülkesine getirme noktasında büyük bir çaba içinde olmadı. Bazı gelişmiş ülkeler elbette bunu sağladılar ama tümü sağladı diyemeyiz. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı, yaklaşık 120 ülkeden 70 bin civarında Türk vatandaşı getirdi. Karayip’lerden, Japonya’dan, Güney Kore’den, Güney Afrika’dan, İsveç’ten, Norveç’ten, Brezilya’dan, Kolombiya’dan vatandaşlarını getirdi. Bu çok hassas bir organizasyon ve çok ciddi bir işti. Ekonomik maliyeti de vardı ama Türkiye bunun altından kalktı ve talep eden vatandaşların hiçbirisini bulunduğu ülkede bırakmadı. Dahası bulunduğu ülkelerde Koronavirüs tedavisi almakta zorlanan ve hatta tedavi edilmediği söylenen vatandaşlarını da ambulans uçaklarla Türkiye’ye getirdi. Bunların hiçbirisinden de ücret talep etmedi. Bu durum da aslında Türkiye’nin kendi vatandaşlarına verdiği güveni ve sağlık sisteminin ne kadar güçlü olduğunu ve vatandaşlarına nasıl sahip çıktığını gösteriyor.

Koronavirüs vaka ve ölüm sayıları da her gün ilan ediliyor, dünyada bu konuda tam olarak neredeyiz. Durumumuz nasıl?

Bu konuda Türkiye, dünyada salgınla mücadelede örnek bir ülkedir. Türkiye sağlıkla ilgili Avrupa’da ve dünyada iki noktada çok öne çıktı. Herkes Türkiye’deki vaka sayısını ortaya koydu ama Türkiye’deki ölüm oranı nüfusa göre Avrupa’nın en düşüğüdür. Mesela Belçika’da 1 milyon kişiye 650-700 kişi düşerken, Türkiye’de bir milyon kişiye sadece 45 kişi düşüyor. Yani çok daha düşük bir oran var. Az olan ölüm sayısı ise Türkiye’deki sağlık sisteminin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Yetiştirdiğimiz sağlık personeli virüs bulaşan hastaları tedavi etmekte dünyanın en iyi üç ülkesinden bir tanesidir. Yani Türkiye, Güney Kore ve Japonya ile birlikte virüsü iyileştirmede en iyi ülkelerden bir tanesidir. Virüs bulaştırmakla alakalı da vaka sayısında 150 binleri aştık ama sonuçta bunların çok büyük bir oranını tedavi ediyoruz. İyileştiriyoruz. Dünyada özellikle Avrupa ülkeleri yaşlı insanlarını ölüme terk ettikleri, çok gündem oldu. Huzur evlerinde Koronavirüsten ölenlerin oranlarında; Kanada’da yüzde 71, İspanya’da yüzde 53’ü, Fransa’da yüzde 49’u, Türkiye’de ise sadece yüzde 4. Bu süreçte Türkiye ise insanlarının tümüne topyekun sahip çıkan bir ülkedir.
•SÜMEYRA KENESARI - YENİ HABER GAZETESİ

HABERE YORUM KAT